Saçımı kendim kestim.I cut my hair myself.
Tom'a asla kendim hakkında fazla söz etmedim.I never told Tom much about myself.
Bunu kendim için yapmıyorum.I'm not doing this for myself.
Ben kendimin patronuydum.I was my own boss.
Kendimi aptal hissettim.I felt foolish.
Kendimi inanılmaz hissettim.I felt amazing.
Kendimi hiç ümitleri suya düşmüş hissetmiyorum.I don't feel frustrated at all.
Kendimi zerre kadar üzgün hissetmiyorum.I don't feel the least bit sad.
Her şeyi kendim yapmak zorundayım.I have to do everything myself.
Kendimi geliştiriyorum.I'm improving.
Kendimi tamamen yalnız hissettim.I felt all alone.
Öğle yemeğinden sonra kendimi genellikle uykulu hissederim.I often feel drowsy after lunch.
Hepimiz kendimizi kötü hissettik.We all felt bad.
Ben kendimi suçladım.I blamed myself.
Kendimi hazırladım.I braced myself.
Ben kendimi tarttım.I weighed myself.
Tom kendimden emin göründüğümü söyledi.Tom said I looked confident.
Kendime geldim.I behaved myself.
Kendim geldim.I came by myself.
Kendimi yaraladım.I injured myself.
Kendime güvenim var.I have confidence.
Ben kendimi savundum.I defended myself.
Atıştırmalık bir şeyler hazırladım kendimize.I fixed us a snack.
Bunu kendim yapabilirdim, sanırım.I could've done it by myself, I think.
Kazara kendimi zehirledim.I accidentally poisoned myself.
Kendime bir uçurtma satın aldım.I bought myself a kite.
Kendimi ihbar ettim.I turned myself in.
Kendim gitmek zorundaydım.I had to go myself.
Kendim gitmek zorunda kalacağım.I'll have to go myself.
Kiliselerde kendimi iyi hissetmiyorum.I don't feel well in churches.
Kendim gitmek zorundayım.I have to go myself.
Kendim için oy verdim.I voted for myself.
Yakında kendimi göstereceğim.I'll make an appearance soon.
Kendimi ortalama görünümlü düşünüyorum.I consider myself average-looking.
Kendime bir sandviç yapıyorum. İstersen sana da bir tane yaparım.I'm making myself a sandwich. I'll make you one, too, if you want one.
Kendimi kesmeyi planladıkları ağaçlardan birine zincirledim.I chained myself to one of the trees they were planning to cut down.
Buzdolabına gittim ve kendime bir bira daha aldım.I went to the refrigerator and got myself another beer.
Ben sık sık kendimi istediğim kadar iyi ifade edemiyorum.I often don't express myself as well as I wish I could.
Onu biledikten hemen sonra kendimi bıçakla kestim.I cut myself with the knife right after I sharpened it.
Kendime bir bira daha getirmek için buzdolabına gittim.I went to the refrigerator to get myself another beer.
Tom'un bana verdiği havluyla kendimi kuruttum.I dried myself with the towel Tom handed me.
On üç yaşındayken kendime destek vermeye başlamak zorundaydım.I had to start supporting myself when I was thirteen.
Kendimi hiç böyle bir şey yaparken göremedim.I couldn't see myself ever doing something like that.
Bir sürü hata yaptığım için kendime kızmıştım.I was angry with myself for making so many mistakes.
Kendimi asla yapmayacağımı düşündüğüm şeyleri yaparken buldum.I found myself doing things I thought I never would.
Yemek hazırlarken kendimi bıçakla kestim.I cut myself with a knife while I was making dinner.
Kendime bir bardak portakal suyu doldurdum.I poured myself another glass of orange juice.
Kahvaltı için kendime birkaç yumurta kızarttım.I fried myself a couple of eggs for breakfast.
Kendimi odadaki herkese tanıttım.Tom thought he could get Mary to like him.
Kendime uzunca bir bardak elma suyu doldurdum.I poured myself a tall glass of apple juice.
Kendime çok pahalı bir spor araba aldım.I bought myself a very expensive sports car.
Düğün için kendime yeni bir takım elbise aldım.I bought myself a new suit for the wedding.
Kendimi şöminenin önünde ısıttım.I warmed myself in front of the fireplace.
Son birkaç haftadır kendim gibi davranmadım.I haven't been myself the last few weeks.
Onu yapmaya çalışarak neredeyse kendimi öldürüyordum.I almost killed myself trying to do that.
Üç ay önce kendimi öldürmeye çalıştım.I tried to kill myself three months ago.
Kendimi odaklanmış kalmaya zorlamaya çalıştım.I tried to force myself to stay focused.
Kendime bir fırt tekila daha doldurdum.I poured myself another shot of tequila.
Elimden geldiğince kendimi rahat ettirdim.I made myself as comfortable as I could.
Ben büyük bir banyo havlusu ile kendimi kuruladım.I dried myself with a large bath towel.