Ana içeriğe geç
Sözlük

kendim ile cümle

kendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kendimden de nefret ediyorum.I hate myself as well.
Kendime bir ay verdim.I gave myself a month.
Kendimi genç hissediyorum.I feel young at heart.
Kendime yalan söyleyemem.I can't lie to myself.
Onun dans ettiğini gördüğümde, kendimi gülmekten alamıyorum.When I see him dance, I can't stop laughing.
Onu kendim kullandım.I've used it myself.
Kendime üzülüyorum.I'm upset at myself.
Kendimi çok moralsiz hissediyorum.I hit rock bottom.
Kendimi çok şanssız hissediyorum.I hit rock bottom.
Kendime saygı duyuyorum.I respect myself.
Kendimi her sabah hasta hissediyorum.I feel sick every morning.
Kendimi beğendirmede çok iyi değilim.I'm not very good at selling myself.
Kendimi tekrarlamayı düşünmüyorum.I do not intend to repeat myself.
Bunu kendimiz yapmalıyız.We should do it ourselves.
Kendimi her zamankinden daha özgür hissediyorum.I feel freer than ever
Kendimi şimdi biraz daha iyi hissediyorum.I feel a little better now.
Kendim için üzülemem.I can't feel sorry for myself.
Kendim için bir sürü hedefim var.I have a lot of goals for myself.
Su ısıtıcısından kaynar su ile kendimi haşladım.I scalded myself with boiling water from the kettle.
Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.I yelled at him by mistake and I felt really bad.
Onu okula kendim bıraktım.I dropped her myself at school.
Kendimi öyle bir şey yaparken hayal edemiyorum.I can't imagine myself doing something like that.
Bunu yaparak kendimi daha güçlü, daha başarılı ve daha cesur hissediyorum.By doing this, I'm feeling stronger, more accomplished and braver.
Kendimle gurur duyuyorum. Evet, gurur duyuyorum.I'm proud of myself. Yes, I'm proud.
Kendimi biraz hasta hissediyorum.I'm feeling a little sick.
Sadece kendi kendime oynarken çok eğlenebilirim.I can have so much fun just playing by myself.
Kendimizi fazla ciddiye almamamız gerektiğini öğrenmemiz gerekiyor.We need to learn not to take ourselves too seriously.
Bunu yaparken kendimi hayal edebiliyorum.I can just imagine myself doing that.
Kendimi hiç gelin olarak ummuyorum.I don't ever expect to be a bride myself.
Tom kendimizden pek farklı olamaz.Tom can't be much different from ourselves.
Asla bir erkek için tekrar ağlamayacağıma kendime söz verdim.I promised myself I'd never cry again for a man.
Kendimi iyi hissettim.I felt fine.
Kendimi güçsüz hissettim.I felt weak.
Kendimi sersemlemiş hissettim.I felt dizzy.
Kendimi bitkin hissettim.I felt tired.
Kendimi çok yaşlı hissediyorum.I feel very old.
Bu gece kendimi pek iyi hissetmiyorum.I'm not feeling very well tonight.
Artık Tom hakkında şikayet etmeyeceğime kendi kendime söz verdim.I promised myself I wouldn't complain about Tom anymore.
Kendime bir hediye vermek istedim.I wanted to give myself a gift.
Kendimi hiç o şekilde hissetmiyorum.I don't feel that way at all.
Kendimizi ihanete uğramış hissettik.We felt betrayed.
Ben kendime zarar verdim.I hurt myself.
Kendimize aşırı güvendiğimiz için maçı kaybettik.We lost the game because we were overconfident.
Tom bana kendimle ilgili çok şey hatırlatıyor.Tom reminds me a lot of myself.
Kendimi şu anda şarkı söyleyecek gibi hissetmiyorum.I don't feel like singing right now.
Burada kendimi güvende hissetmem.I wouldn't feel safe here by myself.
Biz kendimizi savunamayız.We aren't able to defend ourselves.
Karar hakkında kendimi oldukça iyi hissediyorum.I feel pretty good about the decision.
Sigarayı bırakacağıma dair kendime söz verdim.I promised myself that I'd quit smoking.
Artık içki içmeyeceğim diye kendi kendime söz vermiştim.I promised myself I wouldn't drink anymore.
Kendimi hiç yorgun hissetmiyorum.I don't feel tired at all.
Ben nadiren kendimden bahsederim.I seldom talk about myself.
Kendimi çaresiz hissettim.I felt helpless.
Kendimi dışlanmış hissettim.I felt excluded.
Kendimi gülümsemekten alamadım.I couldn't help smiling.
Kendimi güvensiz hissediyorum.I feel insecure.
Tom'a vurduğum için asla kendimi affetmeyeceğim.I'll never forgive myself for hitting Tom.
Tom hep kendim hakkımda konuştuğumu söylüyor.Tom says that I always talk about myself.
Onu kendim denemek isterim.I'd like to try that myself.
Yanlışlıkla kendimi ayaktan vurdum.I accidentally shot myself in the foot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod