Geceleyin dolaşırken kendimi güvensiz hissediyorum.I feel unsafe walking around at night.
Biz kendimizi aç hissediyoruz.We feel hungry.
Kendimi iyi hissetmediğim için pikniğe gitmiyorum.I am not going to the picnic, because I don't feel well.
Ben bu cümleyi sadece sahiplendim. Onu kendim yazmadım.I just adopted this sentence, I didn't write it myself.
Şu anda kendimi kimseyle konuşur gibi hissetmiyorum.I don't feel like talking to anyone right now.
Neredeyse kendimi onun için kötü hissettim.I almost felt bad for him.
Ben şaşırdım ve kendimi aptal hissettim.I was confused and I felt stupid.
Kendimizle ilgili birkaç sorunumuz var.We've got a few problems of our own.
Kendimizi korumak zorundayız.We've got to protect ourselves.
Kendimizin yapmadığı bir şeyi yapmanı istemiyoruz.We're not asking you to do anything we wouldn't do ourselves.
Kendimizi riske atmayacağız.We're not going to take any chances.
Kendimizi riske atmıyoruz.We're not taking any chances.
Biz kendimize ait bir yer bulacağız.We'll find a place of our own.
Bununla kendimiz ilgileneceğiz.We'll take care of this ourselves.
Tom'u kendimiz bulmak zorunda olacağız.We'll have to find Tom ourselves.
Bunu kendimiz yapmak zorunda olacağız.We'll have to do this ourselves.
Kendimizle ilgileneceğiz.We'll take care of ourselves.
Şimdi kendimize bakmak zorundayız.We have to look after ourselves now.
Kendimizi tanıtmalıyız.We should introduce ourselves.
Bunları kendimiz yaptık.We made these ourselves.
Kendime ait bir yer bulacağım.I'm going to find a place of my own.
Kendimizi niyetimizle başkalarını ise davranışlarıyla yargılarız.We judge ourselves by our intentions and others by their actions.
Kendimi nasıl savunacağımı bana öğretebilir misin?Can you teach me how to defend myself?
Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.I don't feel well at all.
Bana kendimi hatırlatıyorsun.You remind me of myself.
Kendimi özgür hissetmiyorum!I do not feel free!
Burada kendimizden geçmeyelim.Let's not get carried away here.
Burada kendimizi kaptırmayalım.Let's not get carried away here.
Kendimi enerjik ve mutlu hissediyorum.I feel energetic and happy.
Kendimi şaşkın hissediyorum ama nedenini bilmiyorum.I feel confused, but I don't know why.
Kendimi idare edebilirim.I can handle myself.
Tom'un gelmeyi planlamadığını sadece kendimiz öğrendik.We only just found out ourselves that Tom wasn't planning to come.
Onu asla tekrar yapmayacağıma kendime söz verdim.I promised myself that I would never do that again.
Tom'dan nefret ettiğim için kendimden nefret ediyorum.I hate myself for hating Tom.
Ben onun etrafında kendimi rahat hissediyorum.I feel at ease around him.
Onunla kendimi iyi hissediyorum.I feel good with him.
Yaptığın salaklık karşısında kendimi gülmekten alamıyorum.I can't help but laugh at how foolish you were.
Sana kendimi tanıtabilirim.I can introduce you myself.
Kendimi bir fantezi romanında gibi hissediyorum.I feel like I'm in a fantasy novel.
Kendimi esnemekten alamadım.I couldn't help yawning.
Kendimi durduramıyorum.I can't stop myself.
Seninle olduğum zaman kendimi çok mutlu hissediyorum.I feel so happy when I'm with you.
O, kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor.That does make me feel better.
Kendim için kahvaltı hazırladım.I prepared breakfast for myself.
Ebeveynlerine kendimi sevdirmeye çalışıyorum.I'm trying to get your parents to like me.
Bunu artık yapmayacağıma kendime söz verdim.I promised myself I wouldn't do that anymore.
Kendimden bahsetmek istemiyorum.I don't like to talk about myself.
Kendimizi aldatmayalım.Let us not deceive ourselves.
Tütünü bırakma sürecinde kendimle ilgili çok şey öğrendim.I learned a lot about myself in the process of giving up tobacco.
Şarkılarımı kendim yazdım.I wrote my songs myself.
Kendimi nasıl beğendirebilirim?How can I sell myself?
Yaşamımda kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.I've never felt so good in my life.
Ben kendimi rahatsız hissediyorum.I'm feeling uncomfortable.
Sana aşık olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help falling in love with you.
Kendimi dizginleyemedim.I couldn't restrain myself.
Kendime dinletemedim.I couldn't make myself heard.
Herhangi bir kadını kendime aşık edebilirim.I can make any woman fall in love with me.
Kendim sürebilirim.I can drive myself.
Kendimi düşünmek zorundayım.I have to think of myself.
Kendimi savunuyordum.I was defending myself.