Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerinin ile cümle

kendilerinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu projeler kendi içlerinden kendilerinin çıkarılmasını sağlıyor.פרוייקטים כאלה מאפשרים להם לסייע לעצמם.
Bu projeler kendi içlerinden kendilerinin çıkarılmasını sağlıyor.عمل مشاريع مثل هذا تخرجهم من دائرة أنفسهم.
Bu projeler kendi içlerinden kendilerinin çıkarılmasını sağlıyor.もう一度繰り返しますが 彼らは社会の有意義な一員なのです
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Aceste virusuri se înmulțesc injectându-și ADN-ul în bacterii."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Ces virus font des copies d'eux-mêmes en introduisant leur ADN dans une bactérie."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Dessa virus gör kopior av sig själva genom att föra in sitt DNA i en bakterie."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Deze virussen maken kopieën van zichzelf door hun DNA in een bacterie te spuiten."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Diese Viren machen Kopien von sich selbst, indem sie ihre DNA in ein Bakterium schmuggeln."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""바이러스들은 DNA를 박테리아에 주입시켜 자신을 복제한다."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar."DNAを侵入させコピーを作る」 ところが教科書に載せられるとこうなります
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Estes vírus fazem cópias de si mesmos pondo o seu ADN nas bactérias."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Estos virus hacen copias de sí mismos infiltrando su ADN en una bacteria".
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Ezek a vírusok úgy csinálnak másolatokat magukból, hogy becsúsztatják saját DNS-üket a baktériumba."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Questi virus fanno copie di se stessi introducendo il loro DNA in un batterio".
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Te virusi izdelajo kopije samih sebe tako, da v bakterijo podtaknejo svoj DNK."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Te wirusy się kopiują umieszczając swoje DNA w bakterii".
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Tieto vírusy robia zo seba kópie tým, že vpašujú svoje DNA do baktérie."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Tyto viry vytvářejí kopie sebe samých vpravením své DNA do bakterie."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Virus ini berkembang biak dengan menyelipkan DNA mereka ke bakteri."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Αυτοί οι ιοί κάνουν αντίγραφα του εαυτού τους βάζοντας το DNA τους μέσα σε ένα άλλο βακτήριο."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Вирусите правят свои копия като вкарват ДНК-то си в бактерии"
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Таким чином, віруси поширюють себе, замінюючи ДНК бактерії своєю ДНК ".
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""Эти вирусы создают копии самих себя, помещая свою ДНК в бактерию".
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""נגיפים אלה יוצרים עותקים של עצמם בכך שהם מכניסים את הדנ"א שלהם לתוך חיידק."
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""إن هذه الفيروسات تعمل نسخاً من نفسها باسقاط الحمض النووي الخاص بهم داخل البكتريا."
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .Assim o vírus tem que de algum modo convencer a célula que é uma partícula não externa.
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .A wirus musi jakoś przekonać komórkę, że nie jest cząsteczką obcą.
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .따라서 바이러스는 세포를 속여 자신을 친숙한 존재로 믿게 만들어야 합니다
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .Tak virus má nějak přesvědčit buňku, že je to bez cizí částice.
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .Отже, вірус якось має переконати клітину, що він не чужерідна частинка.
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .فالخلية لا تريد الفيروسات لذلك فعلى الفيروس ان يقنع الخلية بانه
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .-外国の粒子。 ウイルスの動作上のビデオの数百を行うことがあり、
Çoktan başladılar bile. Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Oparta na zadaniach, sami podejmują wszystkie decyzje.
Çoktan başladılar bile. Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Вони вже починають його, і цей метод базується на завданні, де вони можуть самостійно приймати рішення.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.A ich propozycja wartości, jak zdali sobie sprawę później, była dość niejasna.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.가치제안 역시 매우 불분명했고요
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.Y su propuesta de valor, como incluso se dieron cuenta después, era poco clara.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.І їхня цінність пропозиції, як вони самі згодом і зрозуміли, була досить не чіткою.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.ومقترح القيمة لديهم لم يكن واضحًا، كما أدركوا ذلك لاحقًا.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.チャネルはWeb販売、展示会、直接販売と
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,A zis, vrând evident să se distanțeze de droguri, dar a zis:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Eles disseram, obviamente tentando dissociar a empresa das drogas:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,그들이 말하기를, 회사는 마약과는 별개가 되도록 분명히 노력해야 하지만,
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Natürlich versuchen sie, sich von Drogen zu distanzieren, sagten aber:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Oczywiście chciał się odciąć od narkotyków, ale powiedział:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Ovviamente, l'azienda ha cercato di dissociarsi dalle droghe ma ha detto:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Samozřejmě se snažil distancovat od drog, ale řekl:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Ze wilden zich duidelijk niet met drugs associëren:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Він пробував відмежувати Проктер енд Ґембл від наркотиків, але сказав:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Он пытался отгородиться от ситуации с наркотиками, но всё же сказал:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,הוא אמר, ברור שהם ניסו לנתק את עצמם מהסמים,
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,فقد قال، نائيا بالشركة عن المخدرات على ما يبدو
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,こう言ったのです 「ひとつ気づいたことがある
Düşüncelerimizi büyücülerin ortaya çıkardığını söylemiş olurlar, ve tahminen kendilerininkide aynı şekilde.Ce spun este doar că opiniile sunt generate de vrăjitori, şi probabil că şi ale lor sunt la fel.
Düşüncelerimizi büyücülerin ortaya çıkardığını söylemiş olurlar, ve tahminen kendilerininkide aynı şekilde.De siger, at vore holdninger er forårsaget af troldmænd og det er deres egne formentlig også.
Düşüncelerimizi büyücülerin ortaya çıkardığını söylemiş olurlar, ve tahminen kendilerininkide aynı şekilde.Están diciendo que nuestras opiniones están causadas por magos, y muy probablemente, también las de ellos.
Düşüncelerimizi büyücülerin ortaya çıkardığını söylemiş olurlar, ve tahminen kendilerininkide aynı şekilde.Họ nói rằng quan điểm của chúng ta được các thuật sĩ tạo ra, và có lẽ của họ cũng vậy.
Düşüncelerimizi büyücülerin ortaya çıkardığını söylemiş olurlar, ve tahminen kendilerininkide aynı şekilde.Ils disent que nos opinions sont causées par de la magie, ainsi que doivent être les leurs.
Düşüncelerimizi büyücülerin ortaya çıkardığını söylemiş olurlar, ve tahminen kendilerininkide aynı şekilde.Kiedy mówią że nasze opinie pochodzą od czarodziei przypuszczalnie ich również.
Düşüncelerimizi büyücülerin ortaya çıkardığını söylemiş olurlar, ve tahminen kendilerininkide aynı şekilde.그런 말은 우리의 의견을 마술쟁이가 만든다는 말이나 마찬가지며 아마 그들의 의견도 마술쟁이가 만든다는 말이겠지요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod