Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerinin ile cümle

kendilerinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar, kendilerinin geleceğidir.他們的後裔現在仍然生活在那裡。
Atanmışlar ise seçilmişlere baskı yaparak kendilerinin kalıcılığını sağlarlar.由於會員喜愛惹事生非,故他們有「波台痴線佬」之稱。
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.對他們而言,這還是他們第一次不能全部達成共識,樂團一度瀕臨解散。
Meyvecilik ancak kendilerinin yiyeceği kadardır.만유(萬有)는 식에 의하여 현현(顯現)한 것에 불과한 것이다.
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.언제 처음으로 입궁하였는지는 알 수 없으며, 다만 처음에는 그 호를 경흥원주(景興院主)라고 하였다.
Panetta, bu söylenenlerin doğru olmadığını ve kendilerinin de bunu bildiğini sözlerine ekledi.그리고 이것은 곧 신(브라만)을 알지 못하는 상태와 동일한 것이며 또한 자신의 진정한 자아(아트만)가 무엇인지를 모르는 상태와 동일한 것이라고 본다.
En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler.마은은 그들이 입었던 군복들을 접수하고, 곧장 담주를 향해 진군하였다.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.그러나 그것은 그들 마음이다.
Atanmışlar ise seçilmişlere baskı yaparak kendilerinin kalıcılığını sağlarlar.상가(相加)는 고구려의 부족장인 대가(大加) 중에서 그들의 대표 자격으로 선출된 사람을 뜻한다.
Hazer Bey ona daha çok genç olduklarını, kendilerinin de uzun süre çocuk sahibi olamadıklarını anlatır.בשיחתו עם ראש העיר יורי מבין שהם לא מצפים ממנו יותר מדי.
Bundan da iyi bir yol ise, işi ekip üyelerinin kendilerinin yapmalarıdır.העבודה היא תהליך יצירתי בו העובד מממש את עצמו.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.במקום להודות הם טוענים שהאשכנזים הם גזענים.
Kasabadaki çoğu aile kendilerinin 300-400 yıl önce buraya geldiklerini anlatmaktadırlar.Предполага се, че селото е възникнало преди 300-400 години.
Çin'e göre bu durum, kendilerinin sırtından ABD'ye verilmiş bir tavizdi.В действителност, това означава създаване на протекторат над Куба от САЩ.
Bu etnik grup kendilerinin Kayıp On Kabile'den geldiklerine inanırlar.Buharski Židovi vjeruju da su porijeklom od deset izgubljenih plemena.
Haltercilerin ilgili daldaki en iyi kaldırışlarının toplamı kendilerinin final skorunu belirledi.Celkový počet bodov jazdcov pozostáva z jeho najlepších výsledkov.
Zaman geçtikçek iki nesnenin birbirlerini kendilerinin ne kadar uzağına ittikleri durumu elde ederiz.Eden med njimi (osnova) ima dvakrat več robov kot drugi.
Bazı yaşlı dişiler kendilerinin olmayan yavruların bakımını üstlenirler.Mačke skrbijo tudi za mladiče, ki niso njihovi.
Bundan da iyi bir yol ise, işi ekip üyelerinin kendilerinin yapmalarıdır.Eden izmed pomembnejših vidikov pri izbiri je tudi ta, kako učinkoviti so ti člani ekipe posamezno.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Enda sõnul leidsid vargad ka kokaiini.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Chcę by tworzyły te doświadczenia.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Chci, aby si tyto zážitky samy vytvářely.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.De hecho, quiero que ellos creen esas experiencias.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Ich möchte, dass sie ihre Erfahrungen selbst erschaffen.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Ik wil dat ze die ervaringen zelf maken.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Je veux en fait qu'ils créent eux-mêmes ces expériences.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.저는 사실 그들이 그 경험들을 창조하기 원합니다.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Quero que eles criem estas experiências.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Saya sebenarnya ingin mereka menciptakan pengalaman-pengalaman itu.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Tôi thực sự muốn chúng tạo ra những trải nghiệm này.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Voglio che siano loro a creare le esperienze.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Vreau să-şi poată crea aceste experienţe.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Θέλω να δημιουργήσουν αυτά τις εμπειρίες.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Всъщност аз искам те да създават тези изживявания.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Я хочу, чтобы именно они создавали эти миры.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Я хочу, щоб тільки вони створювали ці світи.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.אני רוצה שהם ייצרו את ההתנסויות האלו
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.انا اريدهم فعلا ان يخلقوا تلك التجارب
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.文字通り彼らの想像力を元に
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.C'est une valse racoleuse de systèmes venus d'ailleurs, que les élites elles-mêmes ne comprennent pas.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es ist ein trügerisches Gemenge von importierten Systemen welche die Eliten selbst nicht begreifen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es un fandango meretricio de sistemas importados, los cuales las élites mismas no entienden.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E un fandango de fațadă al unor sisteme importate, pe care nici elitele însăși nu-l înțeleg.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E' un miscuglio infelice di sistemi importati, che le stesse élites non capiscono.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Het is een bedrieglijke dans van geïmporteerde systemen, die de elites zelf niet begrijpen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Importált rendszerek összevissza kotyvaléka, amit még maga az elit sem ért rendesen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.이건 수입된 문물들이 난잡하게 널브러진 판입니다. 엘리트 자신들조차 뭔지 이해하지 못하죠.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Polega na wstecznym i bzdurnym imporcie systemów, których nie rozumieją nawet same elity.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Είναι ένα αλλοπρόσαλλο αλαλούμ από εισαγόμενα συστήματα, που ούτε οι ίδιες οι ελίτ δεν καταλαβαίνουν.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Той е безвкусното фанданго на вносните системи, които самият елит не разбира.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Это показной парад зарубежных идей, которые непонятны и самим элитам.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.הוא תערובת סבוכה ומכוערת של מערכות מיובאות, שהאליטות בעצמם אינם מבינים.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.فهو عبارة عن مجموعة من نظم المستوردة ، التي يجهل استعمالها حتى النخبة نفسها
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.エリートたちすら何も理解していないのです
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.그분들이 저를 지하에 있는 납골당 같은 곳으로 안내해 주시더군요.
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.שנתנו לי גישה למרתף שלהם, הנראה כמו אולם קבורה,
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.الذين أدخلوني الي بدرومهم الذي يشبه المدفن،
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.そこは戦時中に弾薬倉庫として使われていた場所で
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Asta e o metodă bazată pe o temă în care au autonomia tuturor deciziilor.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Deze methode is op taken gebaseerd. Ze hebben de autonomie om alle beslissingen zelf te nemen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod