Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.أخشى ما كان يخشاه هو انقسام الفرنسيين على أنفسهم.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.وما مصير هؤلاء في الآخرة.
En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler.عرض جثتيهما في الطريق على مرأى الناس متباهين بما فعلوه بأحد أبرز اللذين كانوا يخلقون لهم المتاعب .
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.يثبت الياء الزائدة في ( يوم يأت ) في سورة هود ( ما كنا نبغ ) سورة الكهف في حال الوصل .
Savaşçı olmayanlar kendilerinin yaratmadıkları bu koşullarda mağdur edilmemelidir.الجندي في منطقتنا لا يحارب فقط عندما يؤمر بذلك.
Yeni parti EKP'nin önceki yirmi parti kongresini kendilerininki gibi saymıştır.)O novo partido contava como próprios os vinte congressos anteriores.
Yazım şekline rağmen, Bulgar hükümdarlarının unvanı, kendilerinin Bizanslı karşılıklarınınki ile eşit oldu.Apesar da redação, o título dos monarcas búlgaros equalizava ao das contrapartes bizantinas.
Panetta, bu söylenenlerin doğru olmadığını ve kendilerinin de bunu bildiğini sözlerine ekledi.Porém, a Bíblia nada diz a esse respeito, mencionando o fato como uma prova de obediência a Deus.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Foi seu último lançamento com a Deram Records.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Dezen ranselden op hen in.
Lucie'yi de kendilerinin kaçırdığını ve ona işkence ettiklerini de itiraf eder.Misschien omdat Lot (zelf een immigrant) hen bediende verergerde hij daardoor alleen maar de verdachtmaking.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Het bleek hun laatste wapenfeit.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Oni sami są w nich szczęśliwi.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Dochodzą one do obszernej, szczelinowej salki z pochylonym dnem.
1929 - İtalya'da faşist yönetim, genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı.1929 – Włoscy faszyści zdobyli 99% głosów w jednopartyjnych wyborach parlamentarnych.
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.Teraz zrobi wszystko, aby zatrzymać Francuzkę tylko dla siebie.
Öte taraftan "Umman İbadileri" kendilerinin Haricîler'in bir dalı oldukları savını kabul etmemektedirler.Zważaj na to, co ludzie czynią, a nie tylko na ich słowa, bo czyny zdradzą kłamstwo.
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.Vilka de första invånarna (med det obegripliga språket) var, är inte utrett, liksom varifrån dessa kom.
Hem kendilerinin, hem de kadıların verdikleri hükümlerin infazında görevlidirler.De skall stöta ut de män och kvinnor som gör sig skyldiga till denna synd.
Kadınlar Tamino’ya onu kendilerinin kurtardığını söylerler.Tamino lovar att rädda henne.
Lombardlar şehri kendilerinin İtalyan Krallığına eklerler.Senare införlivas Lombardiet med Kungariket Italien.
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.Мередіт стверджував про свою невинність.
Panetta, bu söylenenlerin doğru olmadığını ve kendilerinin de bunu bildiğini sözlerine ekledi.Ten o nich prohlásil, že prý Palacha k činu naváděli, oni ale Palacha vůbec neznali.
Kadınlara, kendileri ile ilgili en doğru kararı yine kendilerinin alabilecekleri hatırlatılır.A ctnostné ženy jsou pokorně oddány a střeží skryté to, co Bůh nařídil střežit.
Nelson'ın dalkavuk arkadaşları teslim olarak kendilerinin sadece emirleri yerine getirdiklerini söylerler.Nabízí německému veliteli svůj život s vysvětlením, že ostatní pouze plnili jeho rozkazy.
Lucie'yi de kendilerinin kaçırdığını ve ona işkence ettiklerini de itiraf eder.To Lýdii rozzuří a zdemoluje mu byt.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Z nich vyroste lid jeho budoucího království.
Meyvecilik ancak kendilerinin yiyeceği kadardır.Ele nu pot fi obtinute decât din alimente proaspete, cum ar fi fructele.
Romalılar fillerin kendilerinin dindar olduğuna inanır ve güneş ile yıldızlara taptıklarını düşünürlerdi.Romanii considerau că elefanții însuși erau religioși, și credeau că aceștia se închină la soare și la stele.
Kadınlara, kendileri ile ilgili en doğru kararı yine kendilerinin alabilecekleri hatırlatılır.Ei caută femelele numai toamna, în perioada de împerechere, când au loc între ei lupte pentru femele.
Kadınlar Tamino’ya onu kendilerinin kurtardığını söylerler.Papageno apare și îi spune că Tamino o va salva.
Bu teknik, araştırmacıların kendilerinin şarkı söylediği izlenimini vermektedir.Prin această tehnică se dă după senzația că cercetătorii cântă ei însăși.
Savaşçı olmayanlar kendilerinin yaratmadıkları bu koşullarda mağdur edilmemelidir.Az osztályok nem léteznek az őket alkotó dolgok nélkül.
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.Breivik közölte, hogy szerinte áldozatai nem voltak ártatlanok.
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.Meggyőződése volt továbbá, hogy franciaként kötelessége a szabadságeszmék terjesztése.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Feladták neki az utolsó kenetet.
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.Ο ίδιος διακήρυξε την αθωότητά του.
Bunlar Bruce Lee'nin değil kendilerinin konseptleridir.Οι παραπάνω κανόνες του Μπουρλότ δεν είναι αυστηρά αυτοί και μόνο αυτοί.
Sofrada bıçak kullanılır ancak konukların kendi bıçaklarını kendilerinin getirmesi beklenirdi.Gæster havde egen kniv med; kun højt ærede gæster fik en kniv af værten.
Hem kendilerinin, hem de kadıların verdikleri hükümlerin infazında görevlidirler.Det gjaldt både for enkeltindivider og for samer og kvener som folkegrupper (folk).
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Vigsleren skal deretter forklare at de er ektemaker.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Det siste bindet er signert med hennes eget navn.
Romalılar fillerin kendilerinin dindar olduğuna inanır ve güneş ile yıldızlara taptıklarını düşünürlerdi.Bangsa Romawi sendiri mengira gajah merupakan hewan yang menyembah matahari dan bintang.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Ia juga mengatakan bahwa para pelaku teror adalah pengecut.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Maka sampailah mereka di Hutan belantara yang kemudian hari menjadi Kampung Balegede.
37. paragrafta da "Yahudiler kendi masraflarıyla, Müslümanlarda kendilerininkiyle.Pasal 37 Bagi kaum Yahudi ada kewajiban biaya dan bagi kaum muslimin ada kewajiban biaya.
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.Cảnh cuối là cảnh họ trao gửi nhau những lời tiễn biệt cuối cùng.
Agender (cinsiyetsiz) kişiler kendilerinin cinsiyetsiz olduğunu hissetmektedirler.Vài người pansexual cho rằng họ là người mù giới tính.
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.またかるた部の部員達を「冴えない人」と思っている。
Onlar, kendilerinin geleceğidir.これはかれらの高慢のゆえであろうと思われる。
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.ホープリーは自身が無実であると信じていた。
Bütün G grupları aynı zamanda kendilerinin altgruplarıdır.他のS・Bメンバーは全て彼を父親としている。
Kendilerinin olduklarını iddia ettikleri kaleleri talep ettiler.それらは訪れた人々が願掛けで結んでいったものである。
Erin ve Shaunee kendilerinin "İkiz" olduklarını düşünürler.ウルザとミシュラが「双子」である点。
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.日道、日目の命により陸前宮野に妙円寺を創す。
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.諸將皆以為是挑戰者,欲擊之。
En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler.同時,他們的原生神話無庸置疑地肇造於他們所居住的崎嶇高原。
Meyvecilik ancak kendilerinin yiyeceği kadardır.一種果實有一種能力,一個人也只能吃一種果實。
Bütün G grupları aynı zamanda kendilerinin altgruplarıdır.而极大子群是群G自身。
En son kendilerinin imza pozlarını attılar.最終三個人都簽下自白。