Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerinin ile cümle

kendilerinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Lalki te zostaną podarowane bogom ogniska domowego w dzień ślubu dziewcząt.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Một ngày kia, búp bê sẽ được quyên tặng cho Vệ thần hộ mệnh gia đình vào ngày chị cưới.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Op de dag van de bruiloft worden deze poppen gewijd aan de huishoudgoden.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Um dia, estas bonecas serão dedicadas aos deuses do lar no dia do casamento delas.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Un día, estos muñecos serán ofrendadas a los dioses del hogar en el día de su boda.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Un jour, ces poupées seront consacrées pour les dieux du foyer le jour de leur mariage.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Настанет день, когда девочки выйдут замуж, и куклы будут принесены в дар домашним богам.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.יום אחד, הבובות האלה יהיו מוקדשות לאלי הבית ביום החתונה שלהן.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.神殿に供えられます 準備ができました
Kendilerinin idealize edilmiş bir versiyonuna ulaşmak için미국에서는 굶주리는 여자들을 보았는데
Kendilerinin idealize edilmiş bir versiyonuna ulaşmak içinראיתי ילדות שמרעיבות את עצמן למוות באמריקה
Kendilerinin idealize edilmiş bir versiyonuna ulaşmak içinو رأيت فتيات يتضورون جوعاً حتى الموت في أمريكا
Kendilerinin idealize edilmiş bir versiyonuna ulaşmak için自ら餓死寸前になる女の子たち
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Auto, jossa he istuivat itse oli täysin nielaisi lämmin Sun.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Avtomobil, v katerem bi sedeli sami bil popolnoma zajeli s toplo ne
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Az autó, amelyben ültek önmagukban volt teljesen elnyeli a meleg V
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Bilen, de sad for sig selv var helt opslugt af den varme Søn.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Bilen som de satt i sig var helt uppslukad av den varma Sön
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Chiếc xe mà họ đang ngồi tự hoàn toàn nhấn chìm bởi ấm áp CN
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Das Auto, in dem sie selbst saßen, war total von den warmen verschlungen so
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.De auto waarin ze zaten zelf werd volledig opgeslokt door het warme Zon
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.El coche en el que estaban sentados solos estaba totalmente envuelto por la cálida dom
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.그들은 스스로 앉아있는 차가 완전히 따뜻한으로 가득 채우고되었습니다 일
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.L'auto in cui si trovavano da soli è stato completamente inghiottito dal caldo dom.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.La voiture dans laquelle ils étaient assis par eux-mêmes a été totalement englouti par les chauds dim.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Maşina în care au fost şedinţe de către ei înşişi a fost înghiţit în totalitate de cald soare.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Mobil di mana mereka duduk sendiri benar-benar ditelan oleh hangat matahari.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.O carro em que estavam sentados por si só foi totalmente engolida pelo quentes dom
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Samochód w którym siedzieli sami był całkowicie pochłonięty przez ciepłe niedz
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Vozidlo, v ktorom sedeli sami bol úplne pohltený teplou nie.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Vůz, ve kterém seděli sami byl naprosto pohlcen teplou ne.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Το αυτοκίνητο στο οποίο κάθονται μόνοι τους ήταν εντελώς καταπιεί από τη θερμή Κυρ
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Колата, в които те седяха сами по себе си е напълно погълнат от топлото слънце.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Машина, в которой они сидели сами по себе был полностью охвачен теплой Вс
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.Машина, в якій вони сиділи самі по собі був повністю охоплений теплою НД
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.המכונית שבה ישבו בעצמם נבלע לחלוטין על ידי חם יום ראשון
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.وقد غمرت تماما السيارة التي كانوا يجلسون في حد ذاتها من قبل الدافئة أحد
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.日 その席で快適に戻って傾いて、彼らは将来についてお互いに話を聞いた
Kimse ABD parasal kurumlarının müşterilerinin veya kendilerinin ilişkilerini takip etmesini istemez.어느 누구도 미국 금융 당국이 자신과 고객 간의 관계를 확인하고 감시하는 것을 원하지 않았습니다.
Kimse ABD parasal kurumlarının müşterilerinin veya kendilerinin ilişkilerini takip etmesini istemez.Nikdo si nepřeje, aby američtí činitelé kontrolovali jejich vztahy, aby monitorovali jejich vztahy s klienty.
Kimse ABD parasal kurumlarının müşterilerinin veya kendilerinin ilişkilerini takip etmesini istemez.Nikto nechce aby monetárne úrady USA kontrolovali a monitorovali ich vzťah s klientami.
Kimse ABD parasal kurumlarının müşterilerinin veya kendilerinin ilişkilerini takip etmesini istemez.Personne ne veut que les autorités monétaires US regardent leurs relations avec leur clientèle.
Kimse ABD parasal kurumlarının müşterilerinin veya kendilerinin ilişkilerini takip etmesini istemez.אף אחד לא רוצה שהרשויות המוניטריות האמריקאיות יבדקו את מערכת היחסים, ינטרו את מערכת היחסים עם הלקוחות שלהם.
Kimse ABD parasal kurumlarının müşterilerinin veya kendilerinin ilişkilerini takip etmesini istemez.لا أحد يريد مراقبة من السلطات الأمريكية ليعرف علاقاتهم , ليراقب علاقاتهم مع عملائهم .
Kimse ABD parasal kurumlarının müşterilerinin veya kendilerinin ilişkilerini takip etmesini istemez.彼らの関係を調べられたり 顧客との関係を監視されたくなどありません もちろん 犯罪やテロの
Müslümanlar vardı. Hem de, bunu yaparken kendilerinin ölme ihtimalleri olsa bile.la meilleure arme de que l'homme blanc a eu a été sa capacité à diviser et conquérir.
Müslümanlar vardı. Hem de, bunu yaparken kendilerinin ölme ihtimalleri olsa bile.Und sie würden sogar losziehen und diese Polizisten töten, obwohl sie bei dem Versuch selbst sterben könnten.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.나이지리아인들의 자국 생산물 소비의 가장 대표적인 예가 되고 있답니다.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.עד שהם דוגמה מעולה לניגרים שצורכים את פרי עמלם.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.بحيث أنها أفضل مثال لإستهلاك النيجيريين لما ينتجونه.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.製品を消費している最高の例なのです もし エクステンションを売る仕事を始めた-
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Chcę by mogły dokładać swoje wyobrażenia do rzeczywistości i ją przekształcać.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Chci, aby si mohly doslova vybudovat za svých představ vlastní zážitky.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Ik wil dat ze letterlijk hun fantasie kunnen bouwen in deze ervaringen en deze persoonlijk maken.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.저는 그들이 문자 그대로 그들의 상상력을 이 경험들로 만들어낼 수 있고, 그들만의 것으로 만들 수 있기를 원합니다.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Quero que eles construam, literalmente, a sua imaginação com estas experiências e que as integrem.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Quiero que sean capaces de construir su imaginación con estas experiencias y que las hagan propias.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Saya ingin mereka mampu membangun imajinasi mereka menjadi pengalaman bagi mereka sendiri.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Tôi muốn chúng phát triển trí tưởng tượng của chúng một cách đúng nghĩa theo cách trải nghiệm riêng của chúng.
Onların hayal ettiklerini bu deneyimlere yansıtmalarını ve bu deneyimleri kendilerinin yapmalarını istiyorum.Vreau să-şi poată modela cu adevărat imaginaţia în aceste experienţe, să şi le însuşească.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod