Yani, birbiriyle beş eşit açı oluşturarak birleşen beş kenar.Περιλαμβάνει πεντα-συνδεμένα ισομερή ως ενδιάμεσα.
Aşağıya yönelik olan ağzı çok büyüktür, ağzının kenarları gözlerinin altına kadar varır.Το στόμα του φθάνει μεχρι πίσω από τα μάτια του.
Ayrıca dere kenarlarında kavak yetiştiriciliği yapılmaktadır.Επίσης στις σπηλιές αναπτύσσονται μανιτάρια.
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.Το λείψανό της πετάχτηκε στη φωτιά.
Kenarı eğik tırtıllıdır.Είναι αμφορέας με υψηλό λαιμό.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.I midten af den nedre del af kanten er et tandhjul, der repræsenterer industriarbejderen.
Batı kenarı Albtrauf veya Albanstieg olarak adlandırılan ve yüksekliği 400 m olan sarp kayalıklarla kaplıdır.Vestkanten er en brat klippe (kaldet Albtrauf eller Albanstieg), som er 400 meter høj og er dækket af skov.
Bir gece sonra ikisi farklılıklarını bir kenara koyarak Dudley Boyz'dan WWF Takım kemerlerini kazandı.Aftenen efter trodsede de deres uenigheder og vandt sammen WWF Tag Team Championship fra Dudley Boyz.
Yasak ormanın kenarındaki bahçede bulunan tahtadan bir kulübedir.Han bor i en hytte ved udkanten af Den Forbudte Skov.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.På et klippefremspring i forgrunden står en ung mand med ryggen til.
Bu yolun kenarından da Çapan deresi akmaktadır.Derfra følger du stien op af skrænten.
Şimdi çukurun kenarındayız.Det står nu ved remisen.
Bu eserlerden üçü tamamlanmadan kenara bırakılmıştır ve bestecinin ölümünden çok sonra oynanmıştır.Tre af værkerne blev opgivet før de var færdige og er blevet ikke opført før mange år efter komponistens død.
Dişileri su kenarındaki kumluklara 9-20 yumurta bırakabilir.Hunnen lægger typisk 9-10 æg i nærheden af vand.
Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...Udsigtspunktet Vista do Rei på kanten af Sete Cidades vulkankrateret.
Clausius'un kenarı, kuzey-güney yönüne doğru uzanan hafif oval şekilli, alçak ve keskindir.Kraterranden i Clausius er lav og skarp og har en let oval form, så det er længst i retningen nord-syd.
Yol kenarında olup merdivenle çıkılabilmektedir.Man kan kun komme der gennem trappegangen.
Maç esnasında teknik direktörler saha kenarından taktik verebilirler.Øvelse gør nok mester lige netop inden for taktik.
Ne taraftan bakılsa kenarlar hattı müstakim teşkil eder."Han er kun det punkt, hvor linjerne mødes.”.
Posta kenar çubuğu.La poste par pigeons.
Zorla içki içirilerek arabaya bindirilir ve bir uçurum kenarına bırakılır.De hælder godt med whisky på ham og sætter ham i en bil på vej ned ad en lang bjergvej.
Düğümler ve kenarlar etiketlenebilir ve etiketlenmesi arama daraltılması adına kullanışlı olur.Dagbogen og brevene kan hjælpe dem til at finde hammeren.
Dublin'de bir kenar mahallede doğdu.Hun blev købt af en familie i Boston.
Kenarlardan alınan hamur, ortadaki tereyağına batırılarak yenilir.Den klæg, der er gravet op, bliver lagt på den mellemliggende ager.
Genellikle göl kenarları ev akasularda yerleşirler.Husene har som regel indgang i gavlen.
Bunların yüz tanesi 110 dirhem olup, kenarı zincirli ve dâiresinin etrafı nakışlı idi.De består av 10 (hos hunnene) eller 11 (hos hannene) ledd.
Batı kenarı Albtrauf veya Albanstieg olarak adlandırılan ve yüksekliği 400 m olan sarp kayalıklarla kaplıdır.Vestkanten er en bratt klippe (kalt Albtrauf eller Albanstieg), som stiger opp 400 meter og er dekket av skog.
Sağ ucu alttaki halkadan arkaya geçirilir ve sağ kenara alınır.Høyre tamp passeres forfra bakover gjennom nedre løkke, og holdes til høyre.
Yakın kenarında, bir miktar kırmızıya kayma görünür.Nær roten er det noen rødaktige flekker.
Bu metinler yol kenarı eğlenceleri olarak da işlev görüyordu.De fungerte også som underholdning og tiltrakk turisme.
Levhalar, levha sınırı ya da levha kenarı ile sonlanır.På hver side av fordypningen blir det en grad (grat) eller kant.
Çünkü dere kenarları çevresine göre nispeten daha nemli olmaktadır.Hos hunnen er den mer skitten (mørk pudret), men er renere hos hannen.
Şehir "St John Nehri" kenarında konumlanmıştır.Byen ligger rett ved elven St. Joseph.
Eğer göklerin ve yerin kenarından çıkıp gidebilirseniz, haydi çıkın.Hvem har vel kommet tilbake fra Helvete eller Paradis og kan fortelle oss?
Bir ongen, on açısı ve on kenarı olan çokgendir.Elva deles gjerne i en øvre (upper) og en nedre (lower) del.
Iğdır kenarından Aras Nehri.Omsett av Kåre Flokenes.
En uzun kenarına hipotenüs denir.Den siste siden kalles for hypotenusen.
Sahil kenarında yerleşim yerleri vardır.Det er bosetning langs strendene.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Material memiliki permukaan fisik dan tepi.
Göz çevresindeki eş merkezli siyah ve beyaz kenarlar gözlerin yuvarlak şeklini vurgular.Konsentris putih dan hitam dipinggiran sekitar mata menonjolkan bentuk bulat mereka.
Dikkatle bak, çıkar, kenara koy.Turunkan perlahan-lahan, pertahankan, balikkan, dan tarik kembali.
Maçı kenardan izlemek zorunda kalmasına rağmen Portekiz'i 3-2 yenmeyi başardılar.Amerika Serikat mengawali perjalanannya dengan mengalahkan Portugal 3–2.
Toga praetexta: kenarlarında geniş, mor renkli şeritler bulunan basit beyaz toga.Toga praetexta: Toga putih biasa dengan garis lebar berwarna ungu sepanjang tepinya.
Gofret çikolata kaplı değil, yalnızca kenarları kaplıdır. ^ DondurmaWafer tidak tercakup dalam coklat, hanya ujungnya.
Sık sık yukarı aşağı veya kenardan kenara sallanır.Sering memanjat dari atas ke bawah dengan kepala di bawah.
Deniz kenarında bakımlı cami ve evler ile yemyeşil dağlara sahiptir.Ia juga melahirkan Pontos (laut) dan para Urea (bukit-bukit) dengan cara yang sama.
Güneş'in yarıçapı merkezinden ışık küresinin (fotosfer) kenarına kadar ölçülür.Radius Matahari diukur dari pusatnya ke pinggir fotosfer.
Bir çok katlının kenarının kenarı yoktur (boşkümedir).Banyak hal dalam agama yang tidak dapat diuji kebenarannya (diverifikasi).
Laptev Denizi (Rusça: мо́ре Ла́птевых) Arktik Okyanusu'nde yer alan bir kenar denizdir.Laut Laptev (Rusia: мо́ре Ла́птевых) adalah laut di Samudra Arktik.
Basit yapılı yaprakların kenarı kaba dişlidir.Cara rakyat memasak lantung tampak sederhana.
Kılıçlar tek veya çift kanatlı kenarlara sahip olabilir.Kılıç düz veya kavisli olabilir.Pedang dapat memiliki dua sisi tajam atau hanya satu sisi tajam saja.
Bir gün bir gölün kenarında bir kadına rastlar.Suatu hari Tom berlibur di rumah tepi danau.
Ayrıca Rus yanlısı ayrılıkçılar Mariupol'ün kenar semtlerine saldırılar gerçekleştirmişlerdir.Akibatnya, kedua negara rentan terhadap serangan Kekhalifahan Rashidun.
Milas seccade Kemeri alt iki tarafında üçgen çentikler olan düz kenarlıdır.Permukaan daun berbulu halus (trichoma) pada kedua sisi.
Lana Del Rey ismi bize deniz kenarındaki o cazibeyi çağrıştırdı.Nama silat ini diambil dari nama Kong Gelamak tokoh Betawi kelahiran Senayan.
Görüntülerin ortası bulanık, ancak kenarları normal görünür.Seseorang pada saat ini sangat menular, meskipun kulit masih tampak normal.
Bu kaslar scapulae'nın medial kenarını içe ve yukarıya çekerler.Otot ini difungsikan untuk mengangkat pinggir medial scapula.
Cavus (okunuşu ka:vus), boş veya dik kenarlı bir depresyondur.Sedangkan aculeatus berarti berduri atau dilengkapi dengan duri.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.Tiba-tiba, seorang perempuan muda berambut pendek mendekatinya dari arah belakang.
IED'ler genellikle yol kenarına döşenen bombalar olarak kullanılır.IED thường được sử dụng làm bom bên lề đường.