Ana içeriğe geç
Sözlük

kenar ile cümle

kenar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Providence Nehri'nin kenarına kurulmuştur.Leží na řece Providence.
Şapkasının kenarları zamanla kıvrılır.Dokonce mu vrátí jeho rukavici času.
Fakat 1510'da bu yapılar daha tamamlanmadan kenara bırakıldılar.Po roce 1510 však stavební činnost ustávala, až úplně přestala.
Şehir Panamerikan Karayolu kenarındadır.Městem prochází Panamericana.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Všichni se svléknou a vyválejí se v blátě.
Nehir kenarında Nashville, Clarksville gibi büyük ve önemli şehirler kuruludur.Na řece leží města Nashville a Clarksville.
Daha sonra aynı şarkıya deniz kenarında bir daha klip çekmiştir.Druhá jmenovaná píseň poté uspěla i za oceánem.
Bu görüntü, bulutsu kenarında daha az iyonize olan maddeyi iki kapak şeklinde ortaya koymaktadır.Zdivo mezi nimi je mírně ustoupeno, takže tvoří dojem dvou překrývajících se vrstev.
Çok az sayıdaki küçük gey toplulukların dış kenarlarında cinsiyet beklentilerine meydan okuyanlar vardı.Na okraji několika malých gay komunit byli lidé, kteří byli výzvou pro rodová očekávaní.
Tablonun küçük bir kenarının onarılması, bir hafta kadar sürebiliyor.Lze očekávat, že oprava uvedených škod potrvá minimálně týdny.
Tabanlara indirilen dikmeler hem açıortay, hem de kenarortaydır.Mívají znaky stůj (uprostřed), volno (nahoře) a posun dovolen (dole).
Ön plaka kenarları yuvarlatılmıştı ve arka gövde de biraz yuvarlaktı.Přední kryt měl zakulacené rohy a hrany, zadní kryt byl také trochu zakulacen.
Halkın çoğu sahil kenarlarında yaşar.Většina obyvatelstva žije na pobřeží.
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.Pohřbíváni byli za město, ale neví se s jistotou kam.
Süzüldükten sonra et suyu bir kenara ayrılır, et ve nohut yoğurtla karıştırılır.Po vyhnízdění tvoří hejna, která pak migrují za vodou a potravou.
Parlak ek parça kenar kenarı olarak kullanılır.Světelnost – nesprávně se používá jako poměrný jas.
Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar.Hranice oblastí respektují víceméně hranice okresů.
Çay kenarındaki kum ocakları suyu bulandırdığından balık ölümleri olabilmektedir.Řasy mohou vodní nádrže znečistit tak, že dojde k úhynu ryb.
Telefonun üst kenarında 3,5 mm kulaklık girişi bulunur.3,5 mm jack se nachází na horní straně telefonu.
11. Şah yine tahtanın kenarında sıkışmıştır.Mat!Provazek.cz: Provázek na hrad!
Göl suları derin olup kenarları sazlık ve bataklıktır.Jezero je mělké, dno je bažinaté a jílové.
Bebek'te bulunan sahil kenarındaki Bebek Parkı içinde yer alır.Na obalu alba jsou děti hrající si na pláži.
Zaman zaman dere kenarlarında kavak ağaçlarına rastlanmaktadır.Přes den se někdy přidržují na kmenech stromů.
Sık sık yukarı aşağı veya kenardan kenara sallanır.Nejčastěji se otvírají ve švech a to buď odzdola nahoru nebo shora dolů.
Arabasıyla otoyolda seyahat eden bir tefeci, yol kenarındaki küçük bir restoranda durur.Muž přijíždí do malé restaurace u dálnice.
Dikkatle bak, çıkar, kenara koy.Udrž, udrž je venku.
Deniz kenarında küçük bir evde yaşarlar.Opět v jejich malém domku na velké hranici.
Bu sinekler nehir kenarında yaşadığı için hastalığa bu isim verilmiştir.Tyto mouchy žijí v blízkosti řek, odtud název onemocnění.
Çoğu grabenler Ay denizleri içinde büyük çarpma havzalarının kenarlarında bulunur.Největší propadliny se nachází uvnitř měsíčních moří blízko okrajů velkých dopadových pánví.
İlk lumbar, omurun alt kenarına kadar devam eder.Mírně zvlněným terénem se pokračuje až k odbočce pod vrcholem.
1902'de, öğretimini bir kenara bırakıp Prag'a döndü.În 1902 a trecut examenul de profesor și s-a întors la Praga.
Geceleri genç kızın deniz kenarındaki mezarına gider ve orada yatar.În fiecare noapte, el se culcă alături de ea în mormântul ei de lângă mare.
Fakat NGC 6543'te moleküler hidrojen emisyonu, dış halenin iç kenarında parlak olarak görünür.În cazul nebuloasei NGC 6543, emisia de hidrogen este mai intensă la limita interioară al haloului exterior.
Yol kenarında olup merdivenle çıkılabilmektedir.În el se poate urca pe o scară exterioară.
Şimdi ise kenarda oturmayı tercih ediyorlar.Preferă să rămână lângă apă.
Kökün üst kenarı inhibe edilmediğinden kök aşağı doğru büyür.Trebuie remarcat faptul că frunza tăiată nu crește înapoi.
Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır.Ciclul se reia de la început.
Bu dönemde verdiği bir röportajda, kenara çekileceğini ve yeni sanatçılar bulmakla uğraşacağını söylemişti.Simțise în acel moment că aceasta era o cale potrivită pentru a comunica cu artiștii.
Veter hattı, profilin hücum kenarı (en küçük yarıçap noktası) ile firar kenarı arasındaki düz hattır.Este distanța maximă dintre linia de curbură medie și coarda profilului (ordonata maximă a scheletului).
Epijinin arka kenarındaki kitinsi kabartı bükülmüş şekildedir.Ecranul și tastatura de pe partea din spate au aceeași formă.
Alt kenarda yer alan microUSB portu veri transferi ve şarj işlemleri için kullanılıyor.Portul micro-USB se folosește la transferul de date și la încărcare.
Çit ve yol kenarlarında gündüz avlanır.Mergeau zilnic cu turmele la pășune.
Oyun seti, her birinde bir kenardan diğerine uzanan 3 farklı renkte çizgi bulunur.Cei doi jucători colorează pe rând orice linie necolorată.
Heron formülü, kenar uzunlukları bilinen bir üçgenin alanını hesaplamaya yarayan geometri formülüdür.I se atribuie formula lui Heron de calcul al ariei unui triunghi cunoscând lungimile laturilor.
Bu eserlerden üçü tamamlanmadan kenara bırakılmıştır ve bestecinin ölümünden çok sonra oynanmıştır.Și-a reluat rolul în următoarele trei părți ale serialului, până când personajul său a fost asasinat.
Çeşmenin üst kenarlarında çiniler görülür.Ele formează umbre chinezești pe fondul înstelat al cerului.
Şimdi çukurun kenarındayız.Suntem în cătunul Fundătura.
Eşkenar üçgen, kenar uzunlukları birbirine eşit olan üçgendir.De exemplu, un triunghi echilateral este un triunghi a cărui laturi sunt egale.
Bursa'ya getirilen cesedi Murad Hüdavendigâr türbesi kenarına gömüldü.Trupul voievodului a fost îngropat la Mormântul lui Mihai Viteazul din Turda.
Yaprak kenarları katlı dişlidir.Solzi laterali sunt netezi.
Kral onlarla hemfikir olup kızını kurban etme planını bir kenara koyar.Ea trebuie să facă un pact cu o fantomă pentru a-și salva fiica.
Posta kenar çubuğu.Postfață de Mihai Șora.
Kutu nispeten güvenli, pürüzlü olmayan bir kenarla bırakılır.Iar bijuteriile trebuie păstrate într-un loc sigur, de dorit cu lacăt.
Kilise şehrin kenarında bulunmaktadır.Biserica este situată la marginea orașului.
Bir yedigen, yedi kenarı olan çokgendir.A Menny (天界) hét síkra vagy héjra oszlik.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Az anyagnak fizikai felszíne és élei vannak.
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.Leginkább csupán azt akarja, hogy minél több pénze legyen, minthogy bármi jóra elköltse.
Arabası bir göl kenarında bulunur.A járművet egy tó mélyén találták meg.
Keskin kenarlı değildir.Közepe nem púpos.
Mürebbiye ve Mrs.Grosse, kızı göl kenarında bulurlar.A nevelőnő és Mrs. Grose a keresésére indulnak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod