Dişlerin kenarlarında - buralarda minenin altında dentin bulunmaz - renk bazen mavi tonlarında olabilir.Nas bordas dentárias, onde não há dentina subjacente ao esmalte, a cor às vezes pode ser levemente azulada.
Grup, Jim'i, yolun kenarındaki bir ağacın altına bırakır ve yollarına devam eder.O grupo obedece o pedido de Jim e o deixa debaixo de uma árvore na beira da estrada.
Buzul, bir vadiyi işgal edince vadinin kenarlarında teras ya da kamalar oluşturabilir.Quando o gelo glaciário ocupa um vale, podem formar-se terraços ou Kames ao longo dos lados do vale.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.O material tem bordas e superfícies físicas.
Fakat NGC 6543'te moleküler hidrojen emisyonu, dış halenin iç kenarında parlak olarak görünür.No caso da NGC 6543 a emissão de hidrogênio é mais intensa no limite interior do halo exterior.
Güneş'in yarıçapı merkezinden ışık küresinin (fotosfer) kenarına kadar ölçülür.O raio do Sol é medido do centro solar até o limite da fotosfera.
Kilise, kanal kenarında olduğundan, temeli hayli zayıflamıştır.Do outro lado do Canal, a situação era bem mais desesperante.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.Na parte inferior encontra-se uma roda dentada que representa os operários industriais.
Bir gün bir gölün kenarında bir kadına rastlar.Alguns representam-na junto a um lago.
Sonuç karşı köşede bir yeniden görünen arazinin kenarına çaprazlama hareket eden aktif bölgelerdir.O resultado é que as áreas ativas que se movem através dos limites do campo reaparecem no outro lado.
Burada her kenar (veya uç) bir oyuncunun seçeneklerini gösterir.Onde cada vértice (ou nodo) representa um ponto de decisão para um jogador.
Yamuk, en az iki kenarı paralel olan dörtgen.Bling! apenas com duas faixas a mais.
Ortak kenarlı iki farklı eşkenar üçgen.Duas vagas-convite, pela Comissão Tripartite.
Trumpets içeri girmekte ısrar edince Abruzzi kenara çekilir ve hücreye girer.Ao ouvir o alarme, Harpuia entra e fecha-o.
Deniz kenarında küçük bir evde yaşarlar.Mora em uma casa no fundo do mar.
Irving 1835'de Tarrytown, New York'taki bakımsız bir kulübeyi ve onun nehir kenarındaki arazisini satın aldı.Em 1835, Irving comprou uma casa em Tarrytown.
Şehir Panamerikan Karayolu kenarındadır.Ele corre próximo à cidade de Pantalica.
Octadecagon ya da Onsekizgen, geometride on sekiz açısı ve on sekiz kenarı olan bir çokgendir.Em geometria, octodecágono é um polígono de 18 lados.
Oyuncu kenarların tepesinde listelenen bir sayı tarafından temsil edilir.O jogador é especificado por um número listado no vértice.
2012 itibarıyla, Rt 12'nin iki kenar kaplaması bulunmaktadır.Desde 2014, está alternando com o WTA de Doha duas categorias.
Bu dönemde köyün hemen kenarına bir cami inşa edilmiştir.Um pequeno pátio do lado de fora foi construído nesta época.
Dik kenar, dik üçgenin dik açısına komşu olan kenarlarına denir.Todo o projeto foi pensado como uma forma de respeitar o aspecto triangular do quarteirão.
Merkezkaç kuvvetinden dolayı basıç orta kısımda kenarlara göre daha fazladır.Por causa da força centrífuga, a pressão é mais elevada nas laterais do que no meio.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.Nos lados longos existiam duas janelas próximas aos muros curtos.
Gündoğumu, sabah Güneş'in üst kenarının ufukta göründüğü andır.E são claras as tuas madrugadas, quando sopra o vento taful.
Bu sinekler nehir kenarında yaşadığı için hastalığa bu isim verilmiştir.Estas moscas vivem perto de rios, daí o nome comum da doença.
Çok sayıda küçük yaprakçık bulunur, yaprak kenarları tamdır.Apresentam grande número de pequenas sementes, que são dispersadas pelo vento.
Via Appia'nın kenarındaki bir anıt mezara defnedildi.Um antigo túmulo perto da Porta Capena era atribuído a ela.
Şimdi çukurun kenarındayız.Atualmente está no Colo-Colo.
Ringin kenarında da New Day vardı.Ao seu lado, o novo anjo.
Keskin kenarlı değildir.O endosperma está ausente.
Blefarit, göz kapaklarının serbest kenarlarının iltihaplanması.O candomblé sério foi resguardado dos olhos curiosos.
Kanat profili Hücum Kenarı Flap Hücum AçısıRecuperação de informação Álgebra relacional Motor de busca
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.Seu corpo foi colocado em um caixão, mas não sepultado.
Yandaki gösterimdeki paralelkenarın kenarları; (AB), (BC), (CD) ve (DA).Usando a notação do diagrama à direita, os lados são denotados (AB), (BC), (CD), (DA).
Ama Clara'nın penceresinin kenarında duran bir mandalinadan habersizlerdir.Após eles partirem, uma tangerina é vista deixada na janela de Clara.
Daha sonra aynı şarkıya deniz kenarında bir daha klip çekmiştir.Eles parecem convergir, de novo, no horizonte distante.
Üçgenlerin kenarlarından gelen Rumilerle taç dalgalı bir forma sahiptir.Os forntões dos corpos avançados laterais possuem aqui uma forma triangular.
Çünkü tek bir kenarı değiştirebilecek ya da tek bir köşeyi döndürebilecek hareket sırası mümkün değildir.Na realidade não é assim tão indiferente mudar ou ficar na mesma porta.
Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar.Seus falantes ocupam áreas contíguas ao longo das fronteitas dos países.
Cennet Mahallesi İstanbul'un kenar semtlerinden biridir.De qualquer forma, a estação permanece como um dos ícones de Istambul.
4=0 düğümü 3- Sağ ucu alttaki halkadan arkaya geçirip sağ kenara.Let S = { a, b, c } um semigrupo zero à direita.
Şimdi oyuncaları bir kenara koyun!Guardem os brinquedos agora!
Kurtarılacaklarını anlamışlardı ve nehrin kenarında uyumak için yerleştiler.Op dat moment beseften ze dat ze zouden worden gered en gingen slapen bij de rivier.
Kadınlar da onunla karşılaşmamak için kenara çekilirlerdi.Zij moesten echter afstand nemen van haar, en mochten niets van haar aannemen.
Bir beşgen, beş kenarı olan çokgendir.Bij hen is slechts een op de vijf alleenstaand.
Köy bir vadi içinde dere kenarında kurulmuştur.Het dorp is ontstaan op een wierde aan de Eemsmonding.
Sık sık yukarı aşağı veya kenardan kenara sallanır.Beweegt vaak de staart op en neer.
Yahudiler ise Batı Duvarı (Ağlama Duvarı) kenarında bulunan kendi sinagoglarına çekilmişlerdi.Joden dragen daarom buiten vaak een hoed, in plaats van (of over) een keppel die binnenshuis gedragen wordt.
Bir yedigen, yedi kenarı olan çokgendir.Déi Gréng (De Groenen) behield haar zeven zetels.
Çit ve yol kenarlarında gündüz avlanır.Ze jagen en wandelen elke dag.
Dizilişi karşılıklı; kenarları düz veya dişlidir.De bilspleet of bilnaad is de scheiding of spleet tussen beide billen.
Karnın kenarları kesik siyah bir çizgi ile çevrilidir.De bruingele borst is omgeven door een zwarte band.
Halkın büyük çoğunluğu göl kenarında yaşamaktadır.Het grootste deel van de bevolking leeft aan de zee.
Heptadecagon ya da Onyedigen geometride on yedi kenarı ve on yedi açısı olan bir çokgendir.De zeventienhoek of heptadecagoon is een veelhoek met zeventien hoeken en evenzo zeventien zijden.
Glory, Spike'ı bir kenara fırlatır, Spike da orada bayılır.Spikes tante klaagt veel, daarom vertrekt Spike.
Kenarlı basit dişlidir.Mijn geweten is zuiver.
Sahanın uzun kenarının kenar çizgisi, kısa çizgisi ise son çizgi olarak anılır.De lange zijde van een baksteen wordt strek genoemd, de korte kant kop.
İki yanan gemi karşılanarak, zarar veremeden kenara çekildi.Enkele reddingsboten waren al verbrand voordat ze neergelaten konden worden.
Yandaki gösterimdeki paralelkenarın kenarları; (AB), (BC), (CD) ve (DA).Met behulp van de notatie in het diagram aan de rechterkant zijn de zijden (AB), (BC), (CD), (DA).