ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Başkan Lincoln kendi kendini yetiştirmiş bir insandı.President Lincoln was what we call a self-made man.
Kendi işine bak.Mind your own business.
İyi uyuduktan sonra kendimi çok daha iyi hissettim.After sleeping well, I felt much better.
Kendine yapılmasını istemediğini başkalarına yapma.Do to others as you would be done by.
Daha çok kitap okumak için kendime söz verdim.I have promised myself to read more books.
Kentin daha fazlasını görmek için otobüsle gidelim.Let's go by bus to see more of the city.
Daha iyi sonuçlar almak için kendin uygulamalısın.You should exert yourself to get better results.
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.It's best to wear a cap on your head during the cold Moscow winters.
Kendimi yeterince iyi hissettiğim takdirde geleceğim.I will come provided I feel well enough.
Yerinde olsam, kendime daha çok dikkat ederim.I would be more careful if I were you.
Kendi iki ayağının üstünde durmanın zamanıdır.It's time you stood on your own two feet.
Şimdi kendine yeni bir araba almalısın.You should get yourself a new car now.
Şimdi kendime bakabiliyorum.Now I can look after myself.
Meg kendi masasını temizledi.Meg cleared her desk.
Meg bazen Ken'i sıkıyor.Meg sometimes annoys Ken.
Meg bazen Ken'in canını sıkar.Meg sometimes annoys Ken.
Meg Ken'in planını kabul etti.Meg agreed to Ken's plan.
Meg Ken kadar uzun boylu.Meg is as tall as Ken.
Meg ve Ken bankta oturdu.Meg and Ken sat on the bench.
Her birinin kendi tadı var.Each has his own taste.
Onlardan her biri kendi paketini taşıyordu.Each of them carried their own pack.
Mary kendini tüm pencereleri kapalı odaya kapattı.Mary shut herself up in the room, with all the windows closed.
Mary aynada kendine baktı.Mary looked at herself in the mirror.
Mary'nin konuşacak hiç kimsesi yok fakat o kendini yalnız hissetmiyor.Mary has nobody to talk with, but she doesn't feel lonely.
Mary kendine "Ne yapmalıyım?" diye sordu.Mary said to herself "What shall I do?".
Mary işe dönünceye kadar, Ken ile yetinmek zorunda kalacağız.Until Mary gets back to work, we'll have to make do with Ken.
Herkesin kendi karakteri var.Everyone has a character of his own.
Herkes, büyük cesaretinden dolayı Ken'i övdü.Everybody praised Ken for his great courage.
O kendine gülüyor gibi görünüyor.She looks as if she's laughing to herself.
Mayuko kendisi için bir elbise tasarladı.Mayuko designed a dress for herself.
Yönetici başarısızlık için kendini suçladı.The manager blamed himself for the failure.
Neden kendine iyi bir ev almıyorsun?Why don't you get yourself a decent house?
Öncelikle, kendinizi tanımalısınız.To begin with, you must know yourself.
Önce kendi işlerinle ilgilen.Tend to your own affairs first.
Kendimi tanıtarak başlayacağım.I'll begin by introducing myself.
O kötü bir gün için kendini sigortalattı.He insured himself for a rainy day.
Kötü bir gün için bir kenara bir şey koymalısın.You should lay by something against a rainy day.
Mike kendisi bavulu taşıyabildi.Mike managed to carry the suitcase by himself.
Mike, kendi sınıfında en hızlı koşar.Mike runs fastest in his class.
Mike ve Ken arkadaştır.Mike and Ken are friends.
Mike ve Ken arkadaşlar.Mike and Ken are friends.
Sadece kendini benim yerime koy.Just put yourself in my shoes.
Bob onu kendi karısı yaptı.Bob made her his wife.
Bob kendi başına bu çileyi aşmak zorundadır.Bob has to get through this ordeal on his own.
Bob kendi işine başladığından beri üç yıl oldu.It has been three years since Bob started his own business.
Çoğu gelişmekte olan ülkelerde kentsel nüfus çok hızlı artıyor.The urban population in most developing countries is increasing very fast.
Çoğu Japon şirketinde, sadece birkaç yöneticinin kendisine ait bir odası vardır.In most Japanese companies, only a few executives have a room to themselves.
Sıcak limon suyu içtiğimde kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better when I drink hot lemon juice.
Henry kendini geçindirmek için yeterince yaşlıdır.Henry is old enough to support himself.
Helen her zaman kendi sınıfının zirvesindedir.Helen is always at the top of her class.
Betty herhangi bir sırrı uzun bir süre kendinde tutamaz.Betty cannot keep any secret to herself for a long time.
Betty kendini yatağa attı.Betty laid herself on the bed.
Belki kendi yolumdan sapacağım.Maybe I'll just wander off on my own.
Bay Brown kendi gözlüklerini arıyor.Mr Brown is looking for his own glasses.
Bay Ford'a kendini yetiştirmiş insan denilir.Mr Ford is what is called a self-made man.
Bill, gezisi için bir kenara yüz dolar koydu.Bill put aside a hundred dollars for his trip.
Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.Bill boasts of owning the biggest car in the neighborhood.
Kendin için yabancı bir ülkeye gitmelisin.You must go to a foreign country for yourself.
Jack Hitomi'nin girmesi için kenarda durdu.Jack stood aside for Hitomi to enter.
Öğretmen bana Hitler'in kendisini öldürdüğünü söyledi.The teacher told me that Hitler killed himself.

İlgili Sayfalar