ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Wendy'nin deniz kenarında yetiştiği doğru fakat o iyi bir yüzücü değil.It is true Wendy grew up at the seaside, but she isn't a good swimmer.
Her ulusun kendine özgü bir karakteri vardır.Every nation has its peculiar character.
Kent, büyük bir ordu tarafından savunuldu.The town was defended by a large army.
Bu kentin kuzey kesiminde daha fazla insan yaşar.More people live in the northern part of the city.
Lütfen bana kentin bir haritasını verin.Please give me a map of the town.
Deniz kenarı, çocukların oynamaları için ideal bir noktadır.The seaside is an ideal spot for the children to play.
Newport gibi, deniz kenarındaki tatil köyleri yaz aylarında çok kalabalıktır.Seaside resorts, such as Newport, are very crowded in summer.
Paul'un ailesi yaz mevsimini her yıl deniz kenarında geçiriyor.Paul's family spends the summer at the coast every year.
Kendine zarar vereceksin.You will hurt yourself.
Biz ayrıldık ve kendi yolumuza gittik.We broke up and went our own ways.
Biz genellikle kentteki belirli bir yerde buluşurduk.We usually met at a certain place in the city.
Gece için yol kenarı parkta yatacak bir yer bulduk.We bedded down at the roadside park for the night.
Gölün kenarında bir otelde kaldık.We stayed at a hotel by the lake.
Biz kendi aramızda anlaştık.We agreed among ourselves.
Yangın kendiliğinden söndü.The fire went out by itself.
Ben kendimi ateşte ısıttım.I warmed myself at the fire.
Ateş yanarken kendinizi ısıtın.Warm yourself while the fire burns.
Teknoloji insanlığa hizmet etmedikçe kendi içinde anlamsızdır.Technology is in itself meaningless unless it serves mankind.
Eve geldiğimde, kendimi çok aç hissettim.When I came home, I felt very hungry.
Karar verirken kendi motivasyonunu yansıt.Reflect on your own motives when making a decision.
Her şeyden önce kendine iyi bak.Above all, take care of yourself.
Kendin için söyleyecek neyin var?What have you got to say for yourself?
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.Before buying anything, you had better ask yourself whether you cannot do without it.
Ne olduğunu git kendin gör.Go and see for yourself what has happened.
Müzik dinleyerek kendime moral verdim.I cheered myself up by listening to music.
Kendini sıcaklığın ani değişimlerine göre ayarlamak zordur.It is difficult to adapt oneself to sudden changes of temperature.
Prenses ona gülmekten kendini alamadı.The princess couldn't help laughing at him.
Yokohama, Japonya'da ikinci en büyük nüfuslu kentidir.Yokohama is the city in Japan with the second largest population.
Uzanın ve kendinizi rahatlatın.Lie down and make yourself comfortable.
Kurşun kalemim masamın kenarına düştü.My pencil fell off the edge of my desk.
Lütfen kendinizi ifade etmekten çekinmeyin.Please feel free to express yourself.
Keskin bir dil sürekli kullanımla keskinleşen tek kenarlı bir araçtır.A sharp tongue is the only edged tool that grows keener with constant use.
İngilizcede kendimi çok iyi ifade edemem.I can't express myself in English very well.
İngilizcede kendimi çok iyi ifade edemiyorum.I can't express myself in English very well.
Yağmur yağdığı için çok az sayıda kişi deniz kenarındaydı.Few were at the seaside because it was raining.
Astronotlar kendi coşkulu tezahüratları ve alkışlarlarıyla karşılandı.The astronauts were greeted by their enthusiastic cheers and applause.
Kendinize bir içki alın.Help yourself to a drink.
Genel anlamda, tarih kendini tekrar eder.Generally speaking, history repeats itself.
Biz bütün gün deniz kenarında eğlendik.We enjoyed ourselves at the seaside all day.
Bütün gün kendinizi eve kapamak sağlığınız için iyi değildir.It is not good for your health to shut yourself in all day.
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.Hard work and dedication will bring you success.
Kendi kendine bir kimono giyebilir misin?Can you put on a kimono by yourself?
Kendim gitmek yerine bir kurye gönderdim.Instead of going myself, I sent a messenger.
Bu masayı kendin taşıyabilir misin?Can you move this desk by yourself?
Kendini bir doktora muayene ettirmelisin.You should have a doctor check you out.
O kendinde değildir.She is unconscious.
Vatanseverler kendi milletinin haklarını savundu.The patriots stood up for the rights of their nation.
Ai, Ken ile arkadaş olmayı zor buluyor.Ai finds it difficult to make friends with Ken.
Biz kendimiz için doğmuyoruz.We are not born for ourselves.
Ben kendimden utanıyorum.I am ashamed of myself.
Kendimden memnunum.I am pleased with myself.
Ben Ken'e inanıyorum.I believe in Ken.
Bu grupla kendimi tanıtmak istemiyorum.I don't want to identify myself with that group.
Bir kenara konulmuş biraz parası var.She has a little money put aside.
Kendi çocuğunu sevmeyen anne yoktur.There is no mother who doesn't love her own child.
Pekala, onu kendi tarzınla yap fakat başarısız olursan beni suçlama.All right, do it your own way, but don't blame me if you fail.
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük kenttir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Mum kendiliğinden söndü.The candle went out of itself.
Mum kendi kendine söndü.The candle went out of itself.
Kız arkadaşı kendisini aradığında Roy mutlu görünüyor.Roy looks happy when his girlfriend calls him.

İlgili Sayfalar