ken ile cümle
ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Oynayan diğer çocukları seyreder ama asla kendisi katılmaz.She watches the other kids playing, but she never joins in.
Kendisine ait büyük bir odası var.She has a large room all to herself.
O, tüm evi kendi başına temizledi.She cleaned the house all by herself.
O, para biriktirmek için kendi planını uygulamaya çalıştı.She tried to carry out her plan to save money.
O, kendi kendini eğitmiş bir kadındır.She is a self-educated woman.
Bunu bir daha asla yapmayacağına dair kendi kendine söz verdi.She pledged herself never to do it again.
O kendini daha uzun göstermek için yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor.She wears high heels to make herself look taller.
O ne zaman alışverişe gitse, kendini gücünün yettiğinden daha fazlasını alarak bitirir.Whenever she goes shopping, she ends up buying more than she can afford.
O, hastaneye götürüldüğünde kendine geldi.She came to herself when she was taken to the hospital.
O, kendisinin hasta olduğuna inandırdı.She made believe that she was sick.
Kendini kocasına adamıştır.She is devoted to her husband.
Örgüsünü bir kenara koydu ve ayağa kalktı.She put her knitting aside and stood up.
Beni Kenji diye çağırır.She calls me Kenji.
Kendini bir battaniyeye sardı.She wrapped herself in a blanket.
Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.She prides herself on her skill in cooking.
O kendini aşkın ellerine bırakıyor.She's giving herself up to love.
O kendini aşk ateşinin kollarına bıraktı.She gave herself to flames of love.
O konuşmadan önce kendini yatıştırdı.She composed herself before speaking.
Habere şaşırmaktan kendilerini alamadılar.They couldn't help being surprised at the news.
Kendimi ona gülmekten alamıyorum.I can't help laughing at her.
Kendilerini gölgelerde sakladılar.They hid themselves in the shadows.
Yorgunluk kendini onun yüzünde gösterdi.Fatigue showed on her face.
Kendimi yorgun hissediyorum.I'm feeling tired.
Miwako, ben sizin Kenny ile tanışmanızı istiyorum.Miwako, I want you to meet Kenny.
Kocasının ölümünden sonra o, iki çocuğu tamamen kendi başına yetiştirdi.After her husband's death, she brought up the two children all by herself.
Babam her zaman kendilerine yardım edenlere Allah yardım eder dedi.My father always said that heaven helps those who help themselves.
Kendine hakaret edildiğini hissettiğinde o sinirlendi.Feeling himself insulted, he got angry.
Kendini kaybetme.Don't lose your temper.
Kendiniz için bir şeyler yapmaya çalışın.Try to do things for yourself.
Yakınma. Kendin kaşındın.Don't complain about that. You've asked for it.
Asker kendi hayatı pahasına arkadaşını kurtardı.The soldier saved his friend at the cost of his own life.
Kendinizi bağışlamanızın faydası yok.It is no use excusing yourself.
Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.A mother rabbit keeps her babies warm with her own body.
Annem bana kendi yapımı bir çift eldiven verdi.My mother gave me a pair of gloves of her own making.
Annem bana kendime gelmemi söyledi.Mother told me to behave myself.
Kendi lisanın hakkında çok şey öğrenemezsin.You cannot learn too much about your own language.
Anneler çocuklarını doyurmak için kendileri açlıktan öldü.Mothers starved themselves to feed their children.
Unutkanlığım için kendimden iğreniyorum..I am disgusted with myself for my short memory.
Eğer bana inanmıyorsan, git ve onu kendin için gör.If you don't believe me, go and see it for yourself.
Çantayı Ken'e geri verdim.I gave the bag back to Ken.
Gülmemek için kendimi zor tuttum.I could hardly keep from laughing.
Kız kardeşim onu kendi gözleriyle gördü.My sister saw it with her own eyes.
Her gece yeterince dinlenirseniz, kendinizi daha iyi hissedersiniz.If you get enough rest every night, you'll feel much better.
Zor günler için bir kenara para koysan iyi olur.You had better keep your money for a rainy day.
Kendiniz uygulamayın.Don't exert yourself.
Annesinden kendisine eşlik etmesini rica etti.The girl begged her mother to accompany her.
Işık kendiliğinden söndü.The light went out by itself.
Kendisi kürklere bürünmüş.She is garbed in furs.
Gözümü açtığımda kendimi yerde yatarken buldum.I awoke to find myself lying on the floor.
Kendime geldiğimde yerde yatıyordum.I awoke to find myself lying on the floor.
Kendimi koltukta uzanmış bularak uyandım.I awoke to find myself lying on the sofa.
Kör hemşire kendini yaşlıların bakımı için adadı.The blind nurse devoted herself to caring for the elderly.
Yakında kendinizi arkadaşsız bulacaksınız.Soon you will find yourself friendless.
Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.My friend wants a car of his own.
Arkadaşlarım bana Ken diyorlar.My friends call me Ken.
Arkadaşlarım bana Ken derler.My friends call me Ken.
Yumi oraya kendi gitti.Yumi went there by herself.
O, akşam yemeğini kendisi pişirdi.She cooked the dinner herself.
Akşam yemeğinden sonra, George'nin babası onu bir kenara aldı.After dinner, George's dad took him aside.
Akşam yemeğinden sonra, ben her zaman kendimi uykuya dalmakta bulurum.After supper, I always find myself falling asleep.