ken ile cümle
ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.My grandfather sometimes talks to himself when he's alone.
Büyükbabam kendisi için mobilya yapardı.My grandfather used to make furniture for himself.
Büyükbaba kendi yaşı için hâlâ çok aktif.Grandfather is still very active for his age.
Büyükanne masayı kendi başına taşıdı.Grandmother carried the table by herself.
Arkadaşlarını kendi istekleriyle seçmek istiyorlar.They want to choose their mates by their own will.
Pencere kenarı koltuk ister misin?Would you like a window seat?
O kadar çok gürültü vardı ki Profesör Bayley kendini duyuramadı.There was so much noise that Professor Bayley couldn't make himself heard.
Kendimi gürültünün üstünde duyuramadım.I couldn't make myself heard above the noise.
Oğlum kendi davranışından utanıyor.My son is ashamed of his behavior.
Ona kendi işine bakmasını söyle.Tell him to mind his own business.
Bunu başka biri için değil, kendin için yap!Do it for yourself; not for someone else.
Başkalarına yardım etmek, kendine yardım etmektir.To help others is to help yourself.
Kendinizin şişman olmasına izin vermeyin.Don't allow yourself to become fat.
Osamu Dazai kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself.
Osamu Dazai otuz dokuz yaşındayken kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself at the age of thirty-nine.
Taro, kendi sınıfında herhangi bir çocuktan daha uzun.Taro is taller than any other boy in his class.
Sağanak yağışlardan sonra, nehir kendi kıyılarının dışına taştı.After the heavy rains, the river overflowed its banks.
Boş ver, onu kendim yapabilirim.Never mind, I can do it by myself.
Tarihi kenti çok sayıda insan ziyaret eder.A large number of people visit the historic site.
Başkan kendine rağmen güldü.The president laughed in spite of himself.
Çoğu kişi kentsel alanlarda yaşar.Most people live in urban areas.
Herkes kendi potansiyeline güvenir.Everyone believes in their own potential.
Herkesin kendi görüş hakkı vardır.Everyone is entitled to his own opinion.
Herkesin kendi güçlü ve zayıf noktaları vardır.Everyone has their own strong and weak points.
Her insanın kendini savunma hakkı var.Every person has a right to defend themselves.
Her insanın kendi zayıf noktaları var.Every man has his weak points.
Kendini sıcak tutmalısın.You should keep yourself warm.
Her çocuk kendi diplomasını aldı.Each boy has received his diploma.
Dünya, kendi ekseni etrafında döner.The earth revolves on its axis.
Kendinizden utanmalısınız.You should be ashamed of yourself.
Kendimi rezil etmektense ölmeyi tercih ettim.I would rather die than disgrace myself.
Kendini rezil etmektense ölmeyi tercih eder.He would rather die than disgrace himself.
Kendinden utan!Shame on you!
Bay ve Bayan Ikeda Ken'in öğretmeni ile konuştular.Mr. and Mrs. Ikeda talked to Ken's teacher.
Her kişinin kendi öğle yemeğini getirmesi beklenir.Every person is expected to bring their own lunch.
Eğer dikkatli olmazsan, kendini inciteceksin.You will hurt yourself if you're not careful.
Gözyaşları kentteki yağmur gibi kalbimde düşer.Tears fall in my heart like the rain on the town.
Kentin bu bölümü banim için garip.This part of the city is strange to me.
Deprem kent sakinlerini korkuttu.The townsfolk were frightened by the earthquake.
Kentin diğer alanlarda savaş devam etti.In other areas of the city, fighting continued.
Kendi kasabamızı temiz tutmak bizim görevimizdir.It is our duty to keep our town clean.
Kendini çok kaptırma.Don't get so carried away.
Doğduğum yer olan Nagasaki, güzel bir liman kentidir.Nagasaki, where I was born, is a beautiful port city.
Çarpışma için kendimizi hazırladık.We prepared ourselves for the crash.
Erkek kardeşim kendi kedisine "Hanako" adını verdi.My brother named his cat Hanako.
Kendisini bulduğu için polisi lanetledi.The thief cursed the police for finding him.
Hafif egzersizler kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.Moderate exercises will make us feel good.
Girin ve kendinizi evinizde gibi hissedin.Come on in and make yourself at home.
Aniden, katip öfkeden kendini kaybetti.All of a sudden, the clerk lost his temper.
Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
Profesör Tanaka birinin kendisine çalışmasında yardım etmesini istiyor.Professor Tanaka wants somebody to help him with his study.
Kent, depremde perişan oldu.The city perished in the earthquake.
Cesaret eksikliğim yüzünden kendime çok kızdım.I was very angry with myself for my lack of courage.
Japonya'nın en büyük kenti olan Tokyo 24 saat uyanıktır.Tokyo, which is the largest city in Japan, is awake 24 hours.
Hırsızlar, kendilerini bekleyen bir arabayla kaçtılar.The thieves made off in a waiting car.
O, bugünlerde kendini müziğe adadı.He devoted himself to music in those days.
Kenara çekin, lütfen.Pull over to the side, please.
Yolun kenarında beyaz ve sarı çiçekler vardı.There were white and yellow flowers at the side of the road.
Caddeyi dikkatsizce geçen biri kendini büyük tehlikeye atar.A jaywalker exposes himself to great danger.
Fazilet onun kendi mükafatıdır.Virtue is its own reward.