ken ile cümle

ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tanıştığımıza memnun oldum, Ken.Nice to meet you, Ken.
Sık sık kendini çalışma odasına kapatır ve böyle şeyler yazar.He often shuts himself up in the study and writes things like this.
Öğrenmeniz gereken ilk şey, kendi fikirleriniz üzerinde durmak.The first thing you must learn is to stand on your own ideas.
Gelecek hakkında kendini güvenli hissediyor musun?Do you feel secure about the future?
Küçük şeyleri kendine dert etme.Don't trouble about small things.
Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.He could not refrain from smiling, though with a slight sense of guilt.
Küçük oğlan kendini polis memurundan kurtarmak için uğraştı.The little boy struggled to free himself from the policeman.
Çocuk kendisini bir yetişkin olarak görüyordu.The boy saw himself as an adult.
Pasif insan nadiren, kırk yılda bir, kendini ifade eder.The passive man seldom, if ever, expresses himself.
Şangay dünyanın en büyük kentleri arasındadır.Shanghai is among the largest cities in the world.
Patron, Bay Brown'dan kendisi yokken işyerinin sorumluluğunu almasını istedi.The boss asked Mr Brown to take charge of the office while she was away.
Kafeterya kendi kendine servis.The cafeteria was self-service.
Kredi firmaları kendi müşterilerine aylık faturalar gönderir.Credit companies send their customers monthly bills.
Yatak odası perdeleri kenarlarında soldu.The bedroom curtains have faded at the edges.
Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.A new shopping mall opened on the edge of town.
Ben yeni planın ayrıntıları ile kendimi tanıtmam gerekiyor.I must acquaint myself with the details of the new plan.
Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.God created man in his own image.
Kobe, Seattle'ın kardeş kentidir.Kobe is a sister city of Seattle.
Bir kişinin kazanabileceği en değerli beceri, kendini düşünebilme yeteneğidir.The most valuable skill one can acquire is the ability to think for oneself.
Sen kendi işine baksan daha iyi olur.You'd better mind your own business.
Bir insanın mutluluğu neye sahip olduğuna değil, kendisinin ne olduğuna bağlıdır.A man's happiness doesn't depend on what he has, but on what he is.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.It's good to put yourself in someone else's place now and then.
İnsanlar genellikle kendi mahremiyetleri pahasına ünlü olurlar..People usually become famous at the cost of their privacy.
Bir insan kendi annesini sevmelidir.One should love one's own mother.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Her insan kendi evinin efendisidir.Every man is master in his own house.
Her horoz kendi çöplüğünde öter.Every cock crows on his own dunghill.
İnsanlar o zaman kendi ağırlığı taşıdı.People carried their own weight then.
İnsanlar genellikle kendi hataları fark etmezler.People often don't notice their own faults.
Hiç kimse kendi başına kendisi için yaşayamaz.No one can live by and for himself.
İnsan kendine karşı dürüst olmalı.One ought to be true to oneself.
Biri kendi hatalarından öğrenir.One learns from one's own mistakes.
Her insanın kendi güçlü noktaları vardır.Every man has his own strong points.
İnsanlar kendilerini korumak için sığınaklar tasarladı.People devised shelters in order to protect themselves.
İnsanlar kendi aralarında mücadele ederken melekler yukarıdan izlerler.Angels watch from above as men fight amongst themselves.
O, insanlara kendi dinlerinden dolayı acı çektirdi.He persecuted people for their religion.
İnsanlar tarihin başlangıcından beri kendi parmaklarıyla yemek yedi.People have eaten with their fingers from the beginning of history.
Kendinizi kandırmayın.Don't kid yourself.
Kendinizi aptal yerine koymayın.Don't kid yourself.
Kendimi bilgilendirmek için gazete okurum.I read the newspaper to keep myself informed.
Kamu oyu dengesi kendi lehine kalır.The balance of public opinion remains in his favor.
Başarılı olman ya da olmaman sadece senin kendi çabana bağlıdır.Whether you succeed or not depends on your own efforts.
O kendine geldi.He came to himself.
Ayıldığımda kendimi yerde yatıyor buldum.When I came to, I found myself lying on the floor.
Adalet kendini gösterecek.Justice will assert itself.
Gerçeği söylemek gerekirse, kendimi yalnız hissettim.To tell the truth, I felt lonely.
Bir karenin dört kenarı vardır.A square has four sides.
Bir kare dört eşit kenara sahiptir.A square has four equal sides.
Ben kendime geldiğimde kendimi hastanede buldum.When I came to, I found myself in the hospital.
Öğrencilerin teker teker ayağa kalktılar ve kendilerini tanıttılar.The students stood up one by one and introduced themselves.
Her öğrencinin kendi sırası vardır.Each student has his own desk.
Kendi sınıflarını temizlemenin, öğrencilerin yararına olduğunu düşünüyorum.I think it is good for students to clean their classroom.
Kendine özgülük Batıda çok önemlidir.Individuality is very important in the West.
Eğer kenara çekilirsen, herkes için yer olur.If you would move over, there would be room for everyone.
Bir bebek kendisine bakamaz.A baby is incapable of taking care of itself.
Öğretmenin şakasına gülmekten kendimi alamadım.We couldn't help laughing at the teacher's joke.
Öğretmen öğrencilerini kendi etrafında topladı.The teacher gathered his students around him.
Geçen geceki partide kardeşim biraz fazla içti ve kendinden geçti.At the party the other night, my brother drank a bit too much and passed out.
Savaş kente ölüm ve yıkım getirdi.The war brought about death and destruction in the city.

İlgili Sayfalar