ken ile cümle
ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Eğer bir çocuk kendine ait bir odaya sahip olabiliyorsa, hoştur.It's nice if a child can have a room of his own.
Çocuklar çok geçmeden oyunda kendilerini kaybetti.The children soon lost themselves in the game.
Belediye başkanı kent işlerini yönetir.The mayor administers the affairs of the city.
Kendime rağmen kahkaha attım.I laughed in spite of myself.
Ben kendimi gülmekten alamadım.I could not help laughing.
Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single!
Kendimi rahat hissediyorum.I feel at ease.
Kendi başıma olmak istediğim için firmayı bıraktım.I left the firm, because I wanted to be on my own.
Onu hiçbir şey memnun etmez fakat onu kendim için yapmalıyım.Nothing would please him but I must do it myself.
Eve geldiğimde, Ken okuyordu.Ken was reading when I came home.
Ken'i ziyaret ettiğimde, o çalışıyordu.When I visited Ken, he was studying.
Kendisini ziyaret ettiğimde, Milo oturma odasındaydı.Miho was in the living room when I visited her.
Kendi başımıza oynayalım.Let's play by ourselves.
Kentimizde birçok park var.There are many parks in our town.
Kentimiz nehrin doğu yakası'ndadır.Our town is on the East Side of the river.
Tatilimizi her zaman deniz kenarında geçiririz.We always spend our vacation by the sea.
Tatilde deniz kenarına giderdik.We used to go to the seaside on holiday.
Kendimizi orada temizliyoruz.We clean ourselves there.
Kendimize iyi bakmalıyız.We must take good care of ourselves.
Kendi inançlarımızı başkalarına zorla kabul ettirmekten kaçmaya çalışmalıyız.We should try to avoid imposing our own beliefs on others.
Kendimizi birbirimize tanıttık.We introduced ourselves to each other.
Kasabanın kenarında küçük bir otelde kaldık.We put up at a small hotel just on the edge of the town.
Uzun süredir kenti ziyaret etmek istiyoruz.We have wanted to visit the city for a long time.
Onu kendi işinde destekledik.We aided him in his business.
Her birimizin kendi hobisi var.Each of us has his own hobby.
Biz odayı kendimiz donattık.We ourselves decorated the room.
Kendi hesabıma, benim plana bir itirazım yok.For my part I have no objection to the plan.
Onu çözmek için kendi tarzım var.I have my own way of solving it.
Kendimi fazla üzmem.I am free from care.
Merhametliliğini ve kendi adıma çabalarını takdir ediyorum.I appreciate your graciousness and efforts on my behalf.
Sen benim tarzımı sevmiyorsan onu kendi tarzınla yap.Do it your own way if you don't like my way.
Ben işleri kendi tempomda yaparım.I do things at my own pace.
Benim evim kentin dış mahallelerinde.My house is on the outskirts of town.
Evim kentin kuzeyinde.My house is north of the city.
Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor.From my own experience, illness often comes from sleeplessness.
Bana inanmıyorsanız, gidin ve kendiniz görün.If you don't believe me, go and see for yourself.
Ofisim kentin merkezinde.My office is in the central area of the city.
Lütfen kendimi tanıtayım.Please let me introduce myself.
Bildiğim kadarıyla kendisi dürüst bir insan.As far as I know, he is an honest man.
Bildiğim kadarıyla kendisi yardımsever bir kız.As far as I know, she is a kind girl.
Eski kocam artık bu kentte yaşamıyor.My ex-husband no longer lives in this city.
Arkadaşım kendi hayatı pahasına kızı kurtardı.My friend saved the girl at the risk of his own life.
Lütfen kendini benim yerime koy.Please put yourself in my place.
Ken'den yavaş yavaş hoşlanmaya başlıyorum.I am beginning to like Ken little by little.
Bu köpek kulübesini kendim yaptım.I made this kennel by myself.
O elbiseyi kendim yaptım.I made that dress by myself.
Kenshin Uesugi'i seviyorum.I like Kenshin Uesugi.
Yüksek sesle ağlamaktan kendimi alamadım.I could not stop myself from crying aloud.
Saat on bire kadar kendimi yatakta yatarken göremiyorum.I can't see myself lying in bed until eleven o'clock.
Kendimi size karşı düşman hissetmiyorum.I don't feel hostile toward you.
Kendimi oldukça hassas bir durumda buluyorum.I find myself in a rather delicate situation.
Gitar çalmayı kendi kendime öğrendim.I've taught myself to play the guitar.
Kendimi senin velin olarak görüyorum.I regard myself as your guardian.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Bu sabah tıraş olurken kendimi kestim.I cut myself shaving this morning.
Kenji ile buluşmak için az önce Ueno istasyonuna geldim.I have just been to Ueno station to meet Kenji.
Oyumu Ken'e verdim.I gave my vote to Ken.
Ken'den daha hızlı koşabilirim.I can run faster than Ken.
Kendimi bu kötü alışkanlıktan kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to rid myself of this bad habit.
Bu kutuları kendim yaptım.I made these boxes myself.