ken ile cümle
ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir dakikalığına kendimi muaf tuttum.I excused myself for a minute.
Jim'e kendini çok fazla içmekten dizginlemesini söyledim.I told Jim to restrain himself from drinking too much.
Onu kendi kendime söyledim.I said that to myself.
Plana gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at the plan.
Aktrisin kendisiyle konuştum.I spoke to the actress herself.
Sorunu kendi başıma çözebilirim.I can solve the problem by myself.
Ben onu kendim yapacağım.I will do it myself.
Ben onu kendim için görmek istiyorum.I want to see it for myself.
Onu kendim için yargılamak zorunda kaldım.I had to judge it for myself.
Onu kendi gözlerimle gördüm.I saw it with my own eyes.
Böyle bir şey yapmak için kendimi ikna edemem.I can't bring myself to do such a thing.
Kendimi Almanca olarak ifade edemiyorum.I can't make myself understood in German.
Bir bıçakla kendimi kestim.I cut myself with a knife.
Kendim için her şeyi yaparım.I do everything for myself.
New York, Chicago ve Boston gibi kentleri ziyaret ettim.I visited cities such as New York, Chicago and Boston.
Hamburger istiyordum ama kendimi tuttum.I wanted a hamburger, but I restrained myself.
Kendimi Fransızca olarak ifade edemiyorum.I can't make myself understood in French.
Ben başkanın kendisiyle buluştum.I met the president himself.
Kendimi pop müzikten vazgeçmiş gibi hissediyorum.I feel I'm growing out of pop music.
Kendimi İngilizce olarak anlatmamda hâlâ zorlanıyorum.I still have difficulty in making myself understood in English.
Ben artık doktora gitmek zorunda değilim. Kendimi çok daha iyi hissediyorum.I don't have to go to the doctor any more. I'm feeling much better.
Kendime bakmak için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to support myself.
Sonunda kent yaşamına alıştım.I've finally got used to urban life.
Okula Ken'le birlikte giderdim.I used to go to school with Ken.
Onların geçmesine izin vermek için kenarda durdum.I stood aside to let them pass.
İşi kendi başıma bitirdim.I finished the work by myself.
Ben bunu kendim yapabilirim.I can do it by myself.
Kendimi İngilizce ifade edemedim.I couldn't make myself understood well in English.
Kendimi İngilizce olarak ifade edemiyorum.I can't make myself understood in English.
Kendimi İngilizce olarak anlamayı zor buldum.I found it difficult to make myself understood in English.
Kendimi İngilizce olarak ifade edebildim.I could make myself understood in English.
Prensin kendisiyle buluştum.I met the prince himself.
Ben kendimi müziğe verdim.I have given myself to music.
Evde kendi yatak odam var.I have my own bedroom at home.
En çok ailemle evde olduğum zaman kendimi mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am at home with my family.
Maaşımın dörtte birini son üç yıldır bir kenara bıraktım.I have put aside one fourth of my salary for the last three years.
Ben toplantıda kendimi tanıttım.I presented myself at the meeting.
Sınıfta kendimi duyuramadım.I couldn't make myself heard in the classroom.
Kendi baban hakkında o şekilde konuşmana izin veremem.I can't let you talk about your own father that way.
Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.I invited Ken, Bill and Yumi.
Plağı Ken'e verdim.I lent the record to Ken.
Ken'in bana yardımcı olmasını rica ettim.I asked Ken to help me.
Kenji ile aynı okula gidiyorum.I go to the same school as Kenji.
Kendimi nasıl ifade edeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to express myself.
Kendimi yalnız hissettim.I felt lonely.
Parkta Ken'le karşılaştım.I met Ken at the park.
Plağı Ken'e verdim, Koji'ye değil.I lent the record to Ken, not to Koji.
Müdürün kendisiyle görüştüm.I met the principal himself.
Bu sefer kendi bildiğimi okuyacağım.I'm going to get my own way this time.
Kendimi ifade edemedim.I couldn't make myself understood.
Onu kendimiz yaptık.We did it ourselves.
Kendi odam olmasını istiyorum.I want to have my own room.
Kendim için yemek pişirmeye alışkınım.I'm used to cooking for myself.
Kendime seçtiğim meslekten çok gururluyum.I'm very proud of the job I chose myself.
İyi bir sağlığa sahip olduğum için, kendimi şanslı sayıyorum.I count myself lucky in having good health.
İşi kendi başıma bitirmek istiyorum.I want to finish the work on my own.
Oraya kendim gitmek zorundayım.I have to go there myself.
Problemi kendi başıma çözeceğim.I'm going to work out the problem by myself.
Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.I'm learning to sew so that I can make myself a dress.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.