ken ile cümle
ken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ken henüz arabayı yıkamadı.Ken has not washed the car yet.
Ken daha önce İngiltere'de bulundu.Ken has been to England before.
Ken Kyoto'yu asla ziyaret etmedi.Ken has never visited Kyoto.
Ken Koyoto'ya hiç gitmedi.Ken has never visited Kyoto.
Ken Japonya'dan geri dönmemek üzere mi ayrıldı?Has Ken left Japan for good?
Ken yüzebilir, değil mi?Ken can swim, can't he?
Ken, sadece İngilizce değil aynı zamanda Fransızca da konuşur.Ken studies not only English but French.
Ken mutlu görünüyor.Ken looks happy.
Ken, geçen yıl Japonya'da idi.Ken was in Japan last year.
Ken bu sabahtan beri burada bulunmadı.Ken has not been here since this morning.
Ken dördünün en gencidir.Ken is the youngest of the four.
Ken gelecek sefer ne söyleyeceğini şaşırmıştı.Ken was at a loss what to say next.
Ken kızlara karşı naziktir.Ken is kind to the girls.
Ken iki kedi besler.Ken keeps two cats.
Ken uzun boylu, ama ben değilim.Ken is tall, but I'm not.
Ken uzun boyludur ama ben değilim.Ken is tall, but I'm not.
Ken'in beyaz bir köpeği var.Ken has a white dog.
Ken her gün futbol oynar.Ken plays soccer every day.
Ken bir beyzbol oyuncusu olmak istiyor.Ken wants to be a baseball player.
Ken Yumi'yi karşılamak için parka gitti.Ken went to the park to meet Yumi.
Ken gelecek yıl on beş olacak.Ken will be fifteen next year.
Kim daha hızlı koşar, Ken mi Tony mi?Who runs faster, Ken or Tony?
Kim daha hızlı koşar? Ken mi, Tony mi?Who runs faster, Ken or Tony?
Kendine iyi bakmalısın.You must take good care of yourself.
Kentaro, arkadaşıyla Kyoto'da kalıyor.Kentaro is staying with his friend in Kyoto.
Kenji her zaman okula ilk olarak gelir.Kenji is always the first to come to school.
Kenji, bir aşçı olmaya karar verdi.Kenji decided to become a cook.
Kenji bir doktor olma umudundan vazgeçti.Kenji abandoned his hope of becoming a doctor.
Kenji bir İngilizce bir konuşucusu.Kenji is a good speaker of English.
Kenji Hindistan yolculuğu hakkında arkadaşlarına bir hikaye anlattı.Kenji told his friends a story about his trip to India.
Gerçeğin ta kendisini konuş.Speak plain truth.
Kenji bir tenis oyuncusudur.Kenji is a tennis player.
Kenji tenis oynar.Kenji plays tennis.
Kendimi dışarıda kilitledim.I locked myself out.
Kendinizi toparlamalısınız ve yaşama cesaretle katlanmalısınız.You must pull yourself together and face up to life.
Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Kendimi net şekilde ifade ediyor muyum?Am I making myself clear?
Kendisi yaşamış en cesur askerdir.He is the bravest soldier that ever lived.
Öğleden sonra erken saatlerde Kennedy Havaalanına varmak istiyorum.I want to arrive at Kennedy Airport early in the afternoon.
O, onu ileride kullanmak üzere bir kenara koydu.She set it aside for future use.
Yoğun trafiğin gürültüsü o kadar çoktu ki polis kendini duyuramadı.The noisy of heavy traffic was such that the policeman could not make himself heard.
Bay Ken Takakura sadece yeni işine alışkın değil.Mr Ken Takakura just isn't used to his new job.
Şimdi kendimle barışık hissediyorum.I feel at peace with myself now.
O bugün kendinde değil.He is not himself today.
Bugün kendimi daha iyi hissediyorum, ancak çalışacak kadar iyi değilim.I feel better today, but I am not well enough to work.
Bugün kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better today.
Sorun sadece kendilerini düşünüyor olmaları.The trouble is that they only think of themselves.
Sorun onun sadece kendini düşünmesidir.The trouble is that he thinks only of himself.
Bugünlerde birçok yaşlı insan kendi başına yaşıyor.These days many old people live by themselves.
İlk başta, kendi başıma yüzemedim.At first, I could not swim by myself.
Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.His wife being out, he cooked dinner for himself.
Eşim, sanki ben kentin en zengin adamıymışım gibi para harcıyor.My wife spends money as if I were the richest man in town.
Dün Ken'le karşılaştım.I met Ken yesterday.
Dün Ken ile buluştum.I met Ken yesterday.
Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri bir kenara koymanı istiyorum.I want you to put the magazines, pamphlets and whatnot aside.
Yukio Mishima 1970'te kendini öldürdü.Yukio Mishima killed himself in 1970.
Bay Yamanaka, kendi yaşına göre genç görünüyor.Mr. Yamanaka looks young for his age.
Gerisini kendin için sakla.Keep the rest for yourself.
Kız kardeşin kendini incitmedi, değil mi?Your sister didn't hurt herself, did she?
Kız kardeşim her zaman kendini tartıyor.My sister is always weighing herself.