Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.그 모든 뼈를 보호하심이여 그 중에 하나도 꺾이지 아니하도다
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mange er den rettferdiges ulykker, men Herren utfrir ham av dem alle.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mnohé úzkosti jsou spravedlivého, ale Hospodin ze všech jej vytrhuje.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Molte sono le sventure del giusto, ma lo libera da tutte il Signore
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Monta on vanhurskaalla kärsimystä, mutta Herra vapahtaa hänet niistä kaikista.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ngài giữ hết thảy xương cốt người, Chẳng một cái nào bị gãy.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ngài giữ hết_thảy xương_cốt người , Chẳng một cái nào bị gãy .
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Réš. Mnoho zlého prichádza na spravedlivého; ale zo všetkého toho vytrhuje Hospodin.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Sok baja van az igaznak, de valamennyibõl kimenti az Úr.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Toate oasele i le păzeşte, ca niciunul din ele să nu i se sfărîme.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Tubuhnya tetap dijaga TUHAN, dari tulangnya tak satu pun dipatahkan
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Vele zorgen en problemen kunnen de gelovigen treffen, maar de HERE zal altijd voor uitredding zorgen.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Vse kosti njegove ohrani, ena izmed njih se ne zlomi.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Wiele złego przychodzi na sprawiedliwego; ale z tego wszystkiego wyrywa go Pan.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Αυτος φυλαττει παντα τα οστα αυτου ουδεν εκ τουτων θελει συντριφθη.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Той пази всичките му кости; Ни една от тях не се строшава.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.שמר כל עצמותיו אחת מהנה לא נשברה׃
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.يحفظ جميع عظامه. واحد منها لا ينكسر.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.又 保 全 他 一 身 的 骨 頭 、 連 一 根 也 不 折 斷
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.又 保全 他 一 身 的 骨頭 、 連一 根 也 不 折斷
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Dus ging ik naar het Natuurhistorisch Museum, de beenderen bekijken.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Så, jag gick till naturhistoriska museet, kollade in skeletten, gick till souvenirbutiken och köpte en bok.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Takže jsem šel do Přírodovědeckého muzea, kouknul na kosti a ve stánku se suvenýry si koupil knížku.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Отож я подався до Музею природничої історії, оглянув кістки, пішов до сувенірної крамнички та купив книжку.
Bu yüzden, Doğal Tarih Müzesi'ne gittim, kemikleri inceledim, hediye mağazasına gittim ve bir kitap aldım.Така че, отидох в Природонаучния Музей, разгледах костите, влязох в магазина за сувенири и си купих книга.
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.한 여자가 죽은 듯 땅바닥에 누워 있었고, 그녀의 품 속에 있는 수척한 모습의 아이가
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.אשה ללא רוח-חיים שכבה על הקרקע, ובזרועותיה ילד שסובל מתת-תזונה
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.رأيت إمرأة لا حياة فيها، مستلقية على الأرض وطفل هزيل بين ذراعيها
Cansız bir kadın kollarında bir deri bir kemik kalmış çocuğuyla yerde yatıyordu.痩せ細った子供がその腕に抱かれたまま なす術もなく母親の顔を 覗きこんでいました
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Ali ste tako vroče? poročiti, prišel gor, sem trow, je to Topel obloga za moje boleče kosti?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Apakah Anda begitu panas? menikah, datang, aku percaya pd; Apakah ini tapal untuk tulang saya sakit?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Är du så het? gifta sig, komma upp, jag trow, Är detta grötomslag för min värkande ben?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Bạn có quá nóng? kết hôn, đi lên, tôi tin tưởng, đắp thuốc lên chổ sưng xương cốt tôi đau?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Ben jij zo heet? trouwen, kom op, ik trow, Is dit het kompres voor mijn pijnlijke botten?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Czy tak gorąco? małżeństwa, wymyślić, ja trow; Czy to okład na moje kości bolą?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Er du så hot? gifte sig, kommer op, kan jeg troe; Er dette omslag til min ømme ben?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?¿Está tan caliente? casarse, llegar, creo yo, ¿Es esta la cataplasma para mi dolor de huesos?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Esti atat de fierbinte? căsători, vino sus, am trow; este aceasta cataplasma pentru oasele mele dureri?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Êtes-vous si chaud? se marier, monter, je Trow; Est-ce le cataplasme pour mes os endoloris?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Henceforward、あなた自身をあなたのメッセージを行います。
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Jste tak horké? manželství, přišel jsem Trow, je to pro mé bolavé obklad kosti?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?당신은 정말 매력적입니까? 결혼, 나는 생각하다를 와서, 이것은 내 상대를 무척 갈망 뼈에 대한 찜질인가요?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Oletko niin kuuma? naimisiin, keksiä, en trow; Onko tämä haude minun särkevät luut?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Ön olyan meleg? feleségül, gyere, én gondol, ez a borogatást az én fájó csontok?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Sei così caldo? sposare, vieni, ho Trow; E 'questo il cataplasma per le mie ossa doloranti?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Sind Sie so heiß? heiraten, kommen, denk 'ich, Ist das der Brei für meinen schmerzenden Knochen?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Ste tak horúce? manželstva, prišiel som Trow, je to pre moje boľavé obklad kosti?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Você é tão quente? casar-se, subir, eu trow; É este o cataplasma para meus ossos doendo?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Είστε τόσο καυτό; παντρευτούν, έρχεται επάνω, εγώ φρονώ? Είναι αυτό το κατάπλασμα για τα πονεμένα κόκκαλα μου;
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Вы так жарко? жениться, выйти, я верить; Это припарки для моей больной кости?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?Толкова горещо? ожените, елате, аз предполагам, това лапа за моите болки в костите?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?אתה כל כך חם? להתחתן, למצוא, אני מניח, בענוותנותו, האם זה רטייה על העצמות הכואבות?
Çok sıcak mı? evlenmek, ben Trow gelip, bu benim ağrıyan kemikler için lapa mı?أنت حار جدا؟ الزواج ، والخروج ، وأنا trow ؛ هل هذا هو لبخة عظامي المؤلم؟
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.(101:4) ибо исчезли, как дым, дни мои, и кости мои обожжены, как головня;
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.(102:4) Car mes jours s`évanouissent en fumée, Et mes os sont enflammés comme un tison.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Căci zilele mele pier ca fumul, şi oasele îmi ard ca un tăciune.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Denn meine Tage sind vergangen wie ein Rauch, und meine Gebeine sind verbrannt wie ein Brand.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Hidupku menghilang seperti asap; tulang-tulangku membara seperti api
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.Kajti ginejo kakor dim dnevi moji in kosti moje goré.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.대저 내 날이 연기 같이 소멸하며 내 뼈가 냉과리 같이 탔나이다