Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her yere yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı.и обвел меня кругом около них, и вот весьма много их на поверхности поля, и вот они весьма сухи.
Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her yere yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı.И преведе ме край тях наоколо; и, ето, имаше твърде много по отвореното поле; и, ето, бяха твърде сухи.
Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her yere yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı.והעבירני עליהם סביב סביב והנה רבות מאד על פני הבקעה והנה יבשות מאד׃
Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her yere yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı.وأمرّني عليها من حولها واذا هي كثيرة جدا على وجه البقعة واذا هي يابسة جدا.
Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her yere yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı.他 使 我 從 骸 骨 的 四 圍 經 過 . 誰 知 在 平 原 的 骸 骨 甚 多 、 而 且 極 其 枯 乾
Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her yere yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı.他 使 我 從 骸骨 的 四 圍經過 . 誰知 在 平原 的 骸骨 甚 多 、 而且 極 其 枯乾
Ben pediyatrik kanser doktoru, ve kliniksel uzmanlığımın kemik iliği nakli olan안녕하세요. 저는 소아암 전문의이고 현재 스탠포드 대학교에서 줄게세포를 연구하고 있습니다.
Ben pediyatrik kanser doktoru, ve kliniksel uzmanlığımın kemik iliği nakli olanאז אני רופא ילדים לסרטן וחוקר תאי-גזע באוניברסיטת סטנפורד
Ben pediyatrik kanser doktoru, ve kliniksel uzmanlığımın kemik iliği nakli olanأنا طبيب سرطان أطفال وباحث في الخلايا الجذعية في جامعة ستانفورد
Ben pediyatrik kanser doktoru, ve kliniksel uzmanlığımın kemik iliği nakli olanスタンフォードで幹細胞の研究もしていますが そこでは主に骨髄移植に携わってきました
Beyin hasarı, kırık kemik ya da derin kesik gibi değildirEen hersenletsel is niet als een gebroken been of een scheur.
Beyin hasarı, kırık kemik ya da derin kesik gibi değildirPoranění mozku není jako zlomená kost nebo tržná rána.
Beyin hasarı, kırık kemik ya da derin kesik gibi değildirTổn thương não bộ không phải như gãy xương hay bị thương thông thường.
Beyin hasarı, kırık kemik ya da derin kesik gibi değildirUma lesão cerebral não é como um osso partido ou uma dilaceração.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Als ik een beetje harder duw, dan ga ik door de huid, en voel ik de botstructuur binnen in.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Dacă împing un pic mai tare, voi trece prin piele, și pot simți structura osoasă înăuntru.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.제가 좀더 세게 누르면 피부를 통과할 수 있습니다. 그리고 안에 있는 딱딱한 뼈를 느낄수 있죠.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Om jag trycker lite hårdare kommer jag igenom huden, och jag kan känna benstrukturen inuti.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Se spingo un poco di più, oltrepasso la pelle e posso avvertire la sensazione di toccare le ossa.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Si j'appuie un peu plus fort, je vais traverser la peau, et je pourrai sentir l'os à l'intérieur.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Si presiono un poquito más voy a atravesar la piel y a sentir la estructura ósea del interior.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Wenn ich ein bisschen fester drücke, gehe ich durch die Haut und kann die Knochenstruktur im Inneren fühlen.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Zwiększając nacisk, przedostaję się przez skórę i mogę "dotknąć" kości.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Αν σπρώξω λίγο παραπάνω, θα διαπεράσω το δέρμα, και μπορώ να νιώσω το κόκκαλο μέσα.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Ако натисна малко по-силно, ще проникна през кожата, и мога да почувствам костната структура вътре.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.Если я надавлю чуть сильнее, я пройду через кожу и смогу увидеть костную структуру изнутри.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.אם אני לוחץ קצת יותר חזק, אני אחדור את העור, ואני יכול לחוש את מבנה העצמות בפנים.
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.وان دفعت بقوة اكبر .. تخترق البشرة " افتراضيا " فتشعر " ميكانيكاً " انك وصلت الى الجمجمة
Biraz daha kuvvetle bastırırsam, deriyi geçebilirim, ve içerideki kemik yapıyı hissedebilirim.中の骨格を感じることができます さらに強く押せば 骨格を通り抜け
Bir başka laboratuarda da bioreaktörler kullanılarak kemik yetiştiriliyor.Altri laboratori stanno usando bioreattori come questo per creare ossa.
Bir başka laboratuarda da bioreaktörler kullanılarak kemik yetiştiriliyor.Ein anderes Labor benutzt Bioreaktoren wie diesen hier, um Knochen zu züchten.
Bir başka laboratuarda da bioreaktörler kullanılarak kemik yetiştiriliyor.Otro laboratorio está usando biorreactores como este para hacer crecer huesos.
Bir başka laboratuarda da bioreaktörler kullanılarak kemik yetiştiriliyor.Друга лаборатория използва биореактори като този за създаването на кости.
Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.50年代に使われていた電話線や第二次世界大戦時代の
Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.Donde la mayoría de los osarios se encuentran.
Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.납골당이 위치한 곳에서 찍는 겁니다.
Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.היכן שרוב הגלוסקמות ממוקמות.
Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.حيث توجد معظم التوابيت الصغيرة.
Bir deri bir kemik.De är bara skinn och ben.
Bir deri bir kemik.De er bare skind og ben.
Bir deri bir kemik.É só pele e osso.
Bir deri bir kemik kalmıştık.A comida passava pelos nossos corpos.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Az étel csak áthaladt a testünkön.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Das Essen durchläuft unsere Körper.
Bir deri bir kemik kalmıştık. Elde avuçta hiç birşey kalmamıştı.La comida entraba a nuestros cuerpos, y seguíamos adelgazando.
Bir deri bir kemik kalmıştık. Elde avuçta hiç birşey kalmamıştı.Maten passerade rakt genom våra kroppar och vi magrade till ingenting.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Het eten liep door ons lichaam.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Il cibo passa attraverso i nostri corpi.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Jedlo prešlo našimi telami.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Jedzenie przez nas przelatywało.
Bir deri bir kemik kalmıştık.음식물이 몸에 들어왔으나
Bir deri bir kemik kalmıştık.La nourriture traversait notre corps.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Maden gik lige igennem vores kroppe.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Makanan itu seakan hanya melewati tubuh kami.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Mâncarea trecea prin corpurile noastre.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Ruoka kulki kehojemme läpi.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Thức ăn như trôi xuyên qua cơ thể vậy.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Η τροφή περνούσε μέσα από το σώμα μας.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Еда проходила через наши тела.
Bir deri bir kemik kalmıştık.Їжа проходила через наші тіла.