Ana içeriğe geç
Sözlük

kemik ile cümle

kemik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır.Glava je pokrita s koščenimi ploščami.
Kemik, organik ve mineral maddelerin bir karışımıdır.Surova nafta je zmes organskih in anorganskih spojin.
Bacaklar kısa ve kuvvetli kemiklidir.Skočnica je kratka in masivna kost.
Kemik ve kıkırdaktan oluşmuştur.Sestavljeni so iz nožnice in ploskve.
Dördüncü derecedeyse kas, kemik ve tendonlar zarar görmüştür.Opekline četrte stopnje poškodujejo tudi mišice, kite, ligamente.
Ayrıca bağırsaklarını tutmak için gelişmiş özgün kasık kemikleri bulunur.Imajo tudi visoko razvite čute za samoohranitev.
Dişideki karşılığı os klitoridistir – klitoristeki bir kemik.Ščegetavček se konča v želodu podobno obliko - glansu klitorisa.
Taa kemiklerine işleyen bir acı duyuyor insan.Ta zazna vibracije s čutnicami v nogah.
Bu balıkların iskeletleri tamamen kemikleşmemiştir.Šių žuvų skeletas visai sukaulėjęs.
Kemiklere de faydası vardır.Taip pat gali naudoti ir kauliukus.
Sağ bacak kemikleri Sağ bacak kemikleri (anatomik terimlerle).Kojos pilkos, kojų pirštai gelsvi.
Kemik uçlarının içi süngerimsi kemiktir.Kaulų čiulpai – kaulų sudedamoji dalis.
Ortalama 2-2.5 saat sonra pişen kemiksiz etler, kuyudan çıkarılarak tezgâh üstüne asılır.Bendras ilgis – iki 2,5 m. Kartais ją iš pečiaus ištraukdavo, padėję ližę ant padielko.
Sağ bacak kemikleri, arka yüzey.Priekinės kojos tiesios, raumeningos.
Kas ve kemikleri ayrıntılı inceledi.Jo kaukolė ir kaulai buvo sutraiškyti.
Bunların yanında köpekgiller ve tavşan kemikleri de bulunmaktadır.Šienu taip pat šeriamos jūros kiaulytės ir triušiai.
Kemik yapıları güçlü, vücutları dengelidir.Kūnas jų ovalinis, kūno kraštai aštrūs.
Fe+2 iyonu demir depolarına ya da kemik iliğine taşınır.Rasta I–II a. kapinynui būdingų akmenų vainikų, 2 suardyti degintiniai kapai ir geležinis įmovinis ietigalis.
Özellikle kemik iltihabı dikkat çekecek kadar yaygın görünmektedir.Ypač išskirtinis yra veidrodinių saulažuvių snukis.
Kaburga kemiklerinin sayısı 19 çifttir.Plaštakos griaučius (lot. ossa manus) sudaro 27 kaulai.
Bu kemik, insan vücudunun en uzun ve en güçlü kemiğidir.Tai storiausia ir tvirčiausia sausgyslė kūne.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Panašūs įrankiai buvo gaminami iš kaulų.
Av hayvanlarına ait kemik buluntuları, evcilleştirilmiş türlere oranla daha azdır.Palyginti su giminingais lamantinais, šių gyvūnų snukis dar labiau palenktas žemyn.
Dubinina ve Zolotarev’in kaburga kemikleri kırıktı ve Dubinina’nın dili, gözleri ve dudağı yoktu.Dubininal ja Zolotarjovil puudusid silmad, Dubininal oli ka puudu keel ja terve suu limaskest.
Baş, kısa ve geniş, dişler sivri ve kemik parçalamaya uygundur.Pea on lühike ja lai, hambad väga tugevad ning ideaalselt sobivad luude purustamiseks.
Bu reseptörler normal kemik gelişiminde önemlidir.Need geenid mängisid olulist rolli kehaplaanide normaalses arengus.
Kemik ve kıkırdaktan oluşmuştur.Leid koosne koljust ja reieluust.
Monositler kemik iliğinde büyür ve daha sonra kan dolaşımına girerler.Monotsüüdid küpsevad luuüdis monoblastidest ja liiguvad vereringesse.
Çünkü, kemikli balıkların bazı karakteristik özelliklerine de sahiptirler.Ka kalade silmadel on oma iseärasused.
Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Tsinkõhkelemente kasutatakse nööpelementidena kuuldeaparaatides.
Afrika'da tarih öncesi insan dışkılarında kedi kemiklerine rastlanmıştır.Tegu on vanimate leitud inimtegevuse jälgedega väljaspool Aafrikat.
Av hayvanlarına ait kemik buluntusu pek yoktur.Taimedes loomadele omane ekstratsellulaarne maatriks puudub.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.먼 친척들이었습니다 우리 조상들은 20만년 전부터 정착 생활을 시작합니다
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Aber für die letzten 200.000 Jahren haben wir besser gesicherte Erkenntnisse.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Ale o době zhruba před 200 000 lety jsou naše znalosti již na pevnějším základě.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.But by 200,000 years ago, we're on firmer ground.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Maar tegen 200.000 jaar geleden staan we er beter voor.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Nhưng cho đến 200.000 năm trước, chúng ta đã có những căn cứ vững chắc hơn.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Pero hace 200.000 años Estamos en tierra firme.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Przed 200 000 lat w Afryce pojawiły się pierwsze ślady homo sapiens.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Але 200 тисяч років тому ми ще твердо стояли на землі.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Нам известно, что уже 200 000 лет назад, мы были на твердой почве
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.Но преди 200 000 сме стъпили здраво на земята.
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.لكن من 200,000 عام مضت أصبحنا على أرض صلبة
200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış olan insanların kemikleri yakın zamanlarda bulundu.まるっきり一緒というわけではないですが、 われわれに似ている人骨がアフリカで発見されたのです。
[450 milyon yıl önce] Kemikler ve yüzgeçler ilk defa ortaya çıktı.骨とヒレが初めて現れた。
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.A fák és a csontok folyamatosan átalakítják magukat az igénybevétel erővonalainak irányában.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Alberi e ossa si riformano costantemente lungo linee di tensione.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Árboles y huesos están en constante regeneración mediante lineas de tensión.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.As árvores e os ossos estão constantemente a reformarem-se a eles próprios ao longo de linhas de tensão.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Bäume und Knochen formen sich ständig neu, ähnlich wie bei der Materialbeanspruchung.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Bomen en botten zijn constant bezig zichzelf te vernieuwen langs vaste druklijnen.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Copacii şi oasele, în mod constant, se îmbunătăţesc în lungul liniilor de stres.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.나무나 뼈는 그들에게 가해지는 스트레스에 맞춰 스스로를 끊임없이 재구성합니다.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Les arbres et les os se reforment toujours au niveau des lignes de tension.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Pohon dan tulang menyusun diri terus menerus sepanjang garis tekanan.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Træer og knogler forbedrer konstant sig selv langs linjer hvor de er udsat for belastning.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Τα δέντρα και τα κόκκαλα συνεχώς αναδημιουργούνται πάνω σε γραμμές πίεσης.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Деревья и кости постоянно реформируются под влиянием стресса.
Ağaçlar ve kemikler kendilerini basınç hatları boyunca sürekli değiştirirler.Дърветата и костите постоянно се преобразуват по линиите на стрес.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod