Ana içeriğe geç
Sözlük

kemik ile cümle

kemik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sağ bacak kemikleri, arka yüzey.Кости правой ноги, вид сзади.
Kemiklialan, adını o olaydan almıştır.Именно от неё флексография и получила своё название.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Городок оказался низенький, как грибная поляна.
Boynuz ve kemikleri sanayide, gübresi tarlalarda kullanılır.Черепа и другие кости отправлялись на фабрики удобрений.
11. ve 12. kaburga kemiklerinin uçları boştadır.10-й, 11-й и 12-й вагоны также были серьёзно повреждены.
İskeletleri sadece kısmen kemikleşmiştir.Сера из металла удаляется лишь частично.
Kemikli balıklarda solungaçlar dört çift olup, operkül denen solungaç kapaklarıyla örtülüdür.Внутри ноздрей этих акул имеется пара капсул, защищённых складками.
O mudğayı da kemikler hâline çevirdik.И мы служили ему в страхе и рабстве.
Divan Müfid-i Muhtasar Vahdetnâme Dil-i Dana Bilal Kemikli, Müfid-i Muhtasar, Kitabevi Yayınları.Бе-решит (Книга Бытие) — первая книга Торы, Ветхого Завета и всей Библии.
Kemikler birbirine olabildiğince sıkı bağlanmışlardır.Браслеты жёстко закреплены между собой.
Bronz Çağı buluntusu bir azizin kemikleri, gerçi, özellik belirten ve daha çok özenilmiş kusursuzdur.Найденные реликвии Бронзового века, впрочем, сильно отличают и более искусны.
(Yuhanna 17:11; 20:17) 11. Gerçek Kilise Tanrı'nın ve İsa'nın et ve kemikten bedenleri olduğunu öğretmelidir.Бог Отец и Иисус Христос имеют материальные, осязаемые тела «из плоти и костей».
Apendiküler iskelet kemikleri, 126 kemikten oluşmaktadır.Таз и нижние конечности состоят из 62 костей.
Bu kemiklerden sadece domuz kemiklerinde evcilleştirildiklerine dair başlangıç izleri bulunmuştur.Некоторые кости сохранились только в виде отпечатков.
Monositler kemik iliğinde büyür ve daha sonra kan dolaşımına girerler.Моноциты развиваются в костном мозге и достигают зрелости в крови.
Kemikli kavurması meşhurdur.Hızır Orucu ve Muharrem (on iki imam) da cem yapılır.Он по-своему впечатляет, но в нём всего футов десять высоты, и построен он из земли и камня».
Ayrıca sığır, keçi ve domuz kemikleri de bulunmuştur.Также привезли коров, лошадей, свиней.
Bunun üzerine Yehova şöyle dedi: "Etten kemikten insana ruhum sonsuza dek katlanmayacak.Иисус говорит: «Уповающий на меня не возвратится тощ.
Bıngıldak bir kemik yapı değildir, kıkırdaktır.Это не компенсация вкладов, это насмешка.
Kürek kemikleri kısa kemiklere girer.Плечевые кости прилегают к рёбрам.
Clary bir artisttir ve ilk kitap Kemikler Şehri'nde kendisinin normal bir insan olduğunu sanmaktadır.تعتبر كلاري فنانة في الرسم وفي الكتاب الأول مدينة العظام كانت تعتقد بأنها إنسانة عادية.
İnsan vücudundaki diğer herhangi bir kemik gibi, alveol kemiği de tüm yaşam boyunca değişime uğrar.مثل أي عظمة أخرى في جسم الإنسان، يتم تعديل العظم السنخي في جميع مراحل الحياة.
Kemikler Şehri'nde kendi kendini Valentine'ın Ölümlü Kupa'yı bulmasını engellemek için komaya sokmuştur.في كتاب مدينة العظام جعلت جوسلين نفسها تدخل في غيبوبة لتمنع فالنتاين من معرفة مكان الكأس المميت.
Alet, adının da ifade ettiği gibi kemik kesmek için kullanılmıştır.وكما يوحي الاسم، كان يستخدم في قطع العظام.
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.أما حرق الدرجة الرابعة فهو يشمل إضافة إلى ذلك إصابة الأنسجة الأعمق، مثل العضلات أو العظام.
Bunun sonucu olarak, kemik iliğinin azalmasıyla kansızlık başlar.ففي هذه الطريقة، يمكن التقليل من وجع هشاشة العظام.
Sağ ayak kemikleri.عظم الفخذ الأيمن.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.فلما قدمتها، قلت: «من أفضل أهل هذا الدين؟»، قالوا: «الأسقف في الكنيسة».
Sağ bacak kemikleri Sağ bacak kemikleri (anatomik terimlerle).سلاميات القدم الأربع عشرة أو (عظام أصابع القدم).
6 Mayıs - Yunus Emre'nin kemikleri yeni mezarına taşındı.3 سبتمبر - خوان الأول يتراجع بـ جيشه إلى قشتالة.
Sağ bacak kemikleri, ön yüzey.عظام الساق اليمنى ، السطح الأمامي.
Pfeiffer Sendromu el ve ayaklardaki kemikleri de etkilemektedir.يجب أن يكون ضغط الدم الشرياني نفسه في الذراعين والساقين.
Clupeiformes, kemikli balıklara ait bir balık takımı.شاركت ميسون بهياكل عظمية لأسماك.
Sağ bacak kemikleri, arka yüzey.عظام الساق اليمنى ، السطح الخلفي.
Hayvan kemiklerine ait buluntular ise birçok farklı hayvan türüne aittir.وإذا كان الأمر كذلك، فالحيوانات ستنتمي إلى أنواع متفرعة من نفس النوع.
8 farklı kemikten oluşmuştur.هذا يعني وجود ثماني زمر دموية مختلفة.
Kemik kırığı bir kemiğin sürekliliğindeki kopuşa verilen addır.عظم الترقوة أحد العظام الطويلة في الإنسان.
Her kemik düzensiz dörtgen biçimindedir ve iki yüzeyi, dört kenarı ve dört açısı vardır.له شكل رباعي غير منتظم، يوصف له سطحان وأربعة حدود وأربع زاويا.
Kemik ve taştan daha kullanışlı aletler yapılmıştır.ويصنع أدواته من العظام والحجارة.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.(Quando fala algo que não agrada aos outros) Quando lhe perguntam: O que te importa?"
Eğer, siz, bana, onu, onun yorumunu, haber vermezseniz, omuz kemiklerinizi, sökeceğim!" dedi.Pois se eu não for, não virá a vós o Paráclito; mas se eu for, enviar-vo-lo-ei.»
Yetişkin bir insan iskeleti 207 kemikten oluşmaktadır.Um típico esqueleto humano adulto consiste em 206 ossos.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.Enquanto isso, o Doutor e Nardole descobrem os cadáveres desossados ​​da legião remanescente.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Os ossos (especialmente aqueles do nariz) podem se tornar disformes.
Percoidei, levreksiler takımında 18 kemikli balık alt takımlarından biridir.Percoidei é uma das 18 subordens de peixes ósseos da ordem Perciformes.
Sağ ayak kemikleri.Ossos do pé direito.
Dışarıya doğru çıkıntı yapmış olanlar dahil tüm kemikçikler epidermal bir katmanla kaplıdır.Todos os ossículos, incluindo aqueles se projetando externamente, são cobertos pela camada epidérmica.
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.No total o esqueleto axial é composto por 80 ossos.
İnen dalın postorbital kemik var çubuk şeklinde.O ramo descendente do osso postorbital tem forma de haste.
İnsan iskeletindeki en geniş kemiktir.É a parte mais longa do osso.
Kral kobralarda sabit çene kemikleri yoktur.O Rei Cobra não tem poderes sobre-humanos.
Derilerinde kemiksi plaklarda da bulunmaz, ancak, kıkırdak gibi kalın ve katıdır.Há também a química sexual entre eles, é tão carregado e em camadas.
Ön kol kemiklerinden ağ fırlatır.Pode atirar raios de seus dedos.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Seu corpo também parece ser feito de ossos humanos.
İnsan vücûdundaki kalsiyumun % 99’u kemiklerde ve dişte bulunur.Cerca de 98% do cálcio que existe no corpo humano se armazena nos ossos.
Mezardan alınan kemik parçaları üzerinde yapılan DNA testi sonucu cesedin Hasan Ergül'e ait olduğu kesinleşti.Exames de DNA serão feitos para confirmar se o corpo era mesmo de Belle Gunness.
Deneyler, kemik ve kasın transplantasyonunu kapsadı.Os experimentos incluiam o transplante de ossos e músculos.
Kemikler en az üç farklı kişiye aitti.As de menor dimensão tinham três funções.
İskelet 108 kemikten oluşmakta.Ela havia completado 108 órbitas.
Osteoloji, kemik bilimi.Osteologia - estudo científico dos ossos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod