Ana içeriğe geç
Sözlük

kem ile cümle

kem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hiçbiri emniyet kemeri takmıyordu.None were wearing seat belts.
Sen oğlumun keman çaldığını duydun mu?Have you heard my son play the violin?
Hiç Tom'un keman çaldığını duydun mu?Have you ever heard Tom play the violin?
Neden Tom'a bir keman almıyorsun?Why don't you buy Tom a violin?
Tom emniyet kemerini takmıyordu.Tom wasn't wearing his seat belt.
Neden Tom için bir keman almıyorsun?Why don't you buy a violin for Tom?
Tom kanser kurbanının hayatını kurtarmak için kemik iliğini bağışladı.Tom donated his bone marrow to save the cancer victim's life.
Tom emniyet kemerini takıyor olsaydı o kadar kötü yaralanmazdı.If Tom had been wearing his seat belt, he wouldn't have been injured so badly.
Pazartesi günü bir keman dersi var.I have a violin lesson on Monday.
Pazartesi günleri keman derslerim var.I have violin lessons on Mondays.
Fadıl kemik kanserinden kurtuldu.Fadil survived bone cancer.
Kafatası beyninizi yaralanmaya karşı koruyan sert kemiktir.Cranium is the hard bone of head that protects your brain from injury.
Lisedeyken keman çalardım.I played the violin when I was in high school.
Bu bir kemer.This is a strap.
Tom'un tekvandoda siyah kemeri var.Tom has a black belt in Taekwondo.
Sen keman çalmada çok iyisin.You're very good at playing the violin.
Emniyet kemeri takmadığım için cezalandırıldım.I was penalized for not wearing a seatbelt.
Emniyet kemeri takmadığı için cezalandırıldı.He was penalized for not wearing a seatbelt.
Tom emniyet kemeri takmadığı için cezalandırıldı.Tom was fined for not wearing a seatbelt.
Bu emniyet kemerleri çok rahatsız edici.These seatbelts are very uncomfortable.
Emniyet kemerleri yasaklanmalıdır.Seat belts should be banned.
Emniyet kemerleri zorunlu olmalıdır.Seat belts should be mandatory.
Kemanlar birlikte çalmıyorlar.The violins aren't playing together.
Kemanların birlikte çalması gerekiyor.The violins need to play together.
Birinci kemanların birlikte çalması gerekiyor.The first violins need to play together.
İkinci kemanların birlikte çalması gerekiyor.The second violins need to play together.
Flütler ve kemanlar uyum içinde çalıyorlar.The flutes and violins are playing in unison.
Bana kemiği göster.Show me the bone.
Tom kemerini gevşetti.Tom loosened his belt.
Romalılar uzak yerlerden suyu getirmek için su kemerleri inşa ettiler.The Romans built aqueducts to bring water from distant places into cities.
Şarkı söylemek yerine keman çalmayı tercih etti.He preferred playing the violin to singing.
Keman çalmayı şarkı söylemeye tercih etti.He preferred playing the violin to singing.
Tom'un yüksek elmacık kemikleri var.Tom has high cheekbones.
Tom kemoterapi yüzünden saçlarını kaybetti.Tom lost his hair because of the chemotherapy.
Leyla emniyet kemerinin kilidini açmaya çalıştı.Layla tried to unlock her seat belt.
Kemoterapi, Leyla'yı neredeyse sağır bıraktı.The chemotherapy left Layla almost deaf.
Tom emniyet kemerini takmaya çalıştı.Tom tried to fasten his seatbelt.
Bunlar bir insandan gelen kemiklerdir.These are bones from a human.
Tom Mary'nin çalabildiğinden çok daha iyi keman çalabilir.Tom can play the violin much better than Mary can.
Tom Mary kadar iyi keman çalabilmeyi istiyor.Tom wants to be able to play the fiddle as well as Mary.
Hiç bir kemiğini kırdın mı?Have you ever broken any bones?
Menisküs bir kemik değildir. Bu bir kıkırdak, esnek, elastik bir dokudur.The meniscus is not a bone. It is a cartilage, a flexible, elastic tissue.
Tom emniyet kemeri takıyor muydu?Was Tom wearing a seat belt?
Tom kemanı son derece iyi çalar.Tom plays violin exceptionally well.
Tom her gün keman çalıyor.Tom practices the violin every day.
Hâlâ bir keman öğretmeni misin?Are you still a violin teacher?
Yeni komşumuz keman çalar.Our new neighbor plays the violin.
Bizim yeni komşumuz keman çalıyor.Our new neighbour plays the violin.
Tom niye böyle bir deri bir kemik, merak ediyorum.I wonder why Tom is so skinny.
Tom yetenekli bir kemancıdır.Tom is a talented violinist.
Leyla, Sami'yi keman gibi çaldı.Layla played Sami as a violin.
Mary otuz yaşına kadar keman çalmaya başlamadı.Mary didn't start playing the violin until she was thirty year old.
Tom bir deri kemer satın almak istiyor.Tom wants to buy a leather belt.
Tom'un yeni bir kemer satın alması gerekiyordu.Tom needed to buy a new belt.
Tom'un yeni bir kemer satın alması gerekiyor.Tom needs to buy a new belt.
Tom'un yeni bir kemer satın almalı.Tom needs to buy a new belt.
Tom Mary'nin kemanını çaldığını duydu.Tom heard Mary practicing her violin.
Tom bir deri kemer satın almak istedi.Tom wanted to buy a leather belt.
Sami'nin Leyla'nın kemoterapisi için paraya ihtiyacı vardı.Sami needed money for Layla's chemotherapy.
Sami'nin bulldogu insan kemiklerini çıkardı.Sami's bulldog dug up human bones.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod