kem ile cümle

kem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını yolculara gösterdi.She showed the passengers how to fasten their seat belts.
Onun kemikleri sayılıyor.She is all skin and bone.
O bir deri bir kemik.She is all skin and bone.
O, çok iyi keman çalar.She plays the violin very well.
O, güzel keman çalar.She plays the violin well.
Keman çalarak hayatını kazanır.She earns her living by playing the violin.
Keman çalarken duyuldu.She was heard playing the violin.
O bir keman solosu için piyano eşliğinde çaldı.She played the piano accompaniment for a violin solo.
O, çatıdaki kemanla sık sık pratik yapardı.She would often practice the violin on the roof.
Beline deri kemer takıyor.She is wearing a leather belt around her waist.
O, şimdi keman çalışıyor.She is practicing the violin now.
Emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını onlara gösterdi.She showed them how to fasten their seat belts.
Harika bir kemancı olmak için yetiştim.She grew up to be a great violinist.
Her gün keman çalma çalışması yapar.She practices playing the violin every day.
Kuzey Amerika'da emniyet kemerinizi bağlamamanız yasaya aykırıdır.In North America it is against the law to fail to fasten your seatbelt.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.Please secure your seat belt during takeoff and landing.
Keyfiyet, kemiyetten mühimdir.Quality is more important than quantity.
Midori'nin çok iyi keman çaldığı doğru mu?Is it true that Midori plays the violin very well?
Eğer emniyet kemeri olmasaydı şu an hayatta olmazdım.If it hadn't been for the seatbelt, I wouldn't be alive today.
Keman çalarım.I play the violin.
Araba kullanan insanlar emniyet kemeri takmalılar.People who drive cars should wear seat belts.
Ben keman çalarım.I play violin.
Kemer kahverengidir.The belt is brown.
Köpeğe bir kemik verdim. Havlamasını durdurdu.I gave the dog a bone. That stopped its barking.
Bu son kemoterapi turu gerçekten onun enerjisini çökertti.That last round of chemo really sapped his energy.
Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir.The austerity measures that many city governments have implemented are hugely unpopular.
Köpek, kemiğini bahçeye gömmekle meşguldü.The dog was busy burying his bone in the garden.
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
Köpekleri tavuk kemikleri ile beslememelisin.You shouldn't feed chicken bones to dogs.
Tom kolundaki ve elindeki bazı kemikleri kırdı.Tom broke some bones in his arm and hand.
Vücudunuzda birçok kemik bulunur.There are many bones in your body.
Vücudunda birçok kemik bulunur.There are many bones in your body.
Kemikler buzda donmuş olarak kaldı.The bones remained frozen in the ice.
Aynştayn keman çalmayı seviyordu.Einstein liked to play the violin.
Kemanı her gün pratik yapmalısın.You would have to practice the violin every day.
Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.Next month it'll be five years since he began playing the violin.
Birçok kanser hastası kemoterapiden dolayı saçlarını kaybeder.Many cancer patients lose their hair because of the chemotherapy.
Bizon kemiklerinden aletler yapıldı.Buffalo bones were made into tools.
O ona emniyet kemerini bağlamasını tavsiye etti.She advised him to fasten his seat belt.
Yaşlı adamın köpeğini tavuk kemiği ile beslediğini gördüm.I saw the old man feed his dog chicken bones.
Favori jazz kemancın kim?Who's your favorite jazz violinist?
Sen hiç kemik kırdın mı?Have you ever broken a bone?
Arabaya bindiğinde her zaman bir emniyet kemeri takmalısın.You should always wear a seat belt when you are riding in a car.
Penisinin başı kemerin dışına taşıyor.The head of your penis is sticking out of your belt.
Birçok kanser hastaları kemoterapiden dolayı saçlarını kaybederler.Many cancer patients lose their hair because of chemotherapy.
Araba sürerken emniyet kemerini bağla.Fasten your seat belt while driving.
O bilim adamı vadide dinozor kemikleri arıyor.That scientist is looking for dinosaur bones in the valley.
Neden bir kırık kemiğin var?Why do you have a fractured bone?
Keşke Tom'a dedemin kemanını vermeseydim.I wish I hadn't given Tom my grandfather's violin.
Tom Mary'nin ona verdiği kemeri kullanarak kendini astı.Tom hanged himself using the belt that Mary had given him.
Midori'nin kemanı iyi çaldığından emin misiniz?Are you sure that Midori plays the violin well?
O, oyun oynarken köprücük kemiğini çıkardı.He dislocated his collarbone while playing.
Tom deri ve kemikten başka bir şey değildi.Tom was nothing but skin and bone.
Tom kolunun altında keman taşıyor.Tom is carrying a violin under his arm.
Tom emniyet kemerini taktı.Tom fastened his seatbelt.
Tom bir kemancı olarak ünlü oldu.Tom became famous as a violinist.
Kırmızı kemer onu siyah kıyafetini daha da iyi görünmesini sağlar.The red belt makes her black dress look even better.
Kırmızı kemer onun siyah elbisesine uyar.The red belt goes well with her black dress.
Lütfen emniyet kemerinizi taktığınızdan emin olunuz.Please make sure your seat belt is fastened.
Keman çalmayı nasıl öğrendin?How did you learn how to play the violin?

İlgili Sayfalar