Ana içeriğe geç
Sözlük

kefil ile cümle

kefil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Überlebe durch alle Widrigkeiten, wir sind deine Garanten Libyen, Libyen, Libyen! 1. Oh mein Land!
Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.Zudem bittet man um eine gute Zukunft.
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.Le bénéficiaire du prêt deviendra propriétaire de la chose prêtée.
Grandgil Marcel'e de kefil olur.Ce qui permettra à Nigel de rembourser Martha.
Ayrıca alacaklının bunları borcu ödeyen kefile teslim etme yükümlülüğü de vardır (BK. m.Compte d’Honoré des sommes que des clients lui doivent (à prendre).
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Sopravvivi a tutto, noi siamo il tuo riscatto Libia, Libia, Libia!
Yani kefil ergin (reşit), sezgin (mümeyyiz) ve kısıtlanmamış (hacredilmemiş) olmalıdır.ҮҘЕ ЛӘ, ИЖАДЫ ЛА ЙӘШ ҺӘМ САҒЫУ ИНЕ (неопр.).
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Sobreviver a tudo, nós somos o seu resgate Líbia, Líbia, Líbia!
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.O débito é a prestação a ser realizada pelo devedor.
Burada da rücua kefil tartışma definden yararlanabilir.Of we hier werkelijk van rudimentair kunnen spreken wordt betwist.
Ayrıca alacaklının bunları borcu ödeyen kefile teslim etme yükümlülüğü de vardır (BK. m.Ma się wrażenie iż to on otrzymuje nakaz odebrania długu).
Burada da rücua kefil tartışma definden yararlanabilir.Interesującym faktem jest również sposób obrony przed drapieżnikami.
Kefil bu hakkından önceden vazgeçemez (BK. m.Mogą też nie skorzystać z tego prawa (pas).
Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.Вони також проголосували за надання собі право скликати майбутні конвенціі.
Onun için kefil olabilirler.Вони можуть поручитися за неї.
Onun için kefil olabilirler.Вони можуть поручитися за нього.
Bu zaferleri kutlamak için Aurelian, Germanicus Maximus unvanına kefil oldu.Na oslavu těchto vítězství obdržel Aurelianus titul Germanicus Maximus.
Tom Mary için kefil olamadığını söyledi.Tom a spus că nu a putut garanta pentru Mary.
Ona kefil oldum.Am garantat pentru el.
Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.A hála arra is szolgál, hogy jövőbeli szociális viselkedéseket erősítsen meg.
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Elä halki vastoinkäymisten, me olemme sinun vaalijasi, Libya, Libya, Libya!
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.Lainanottajan on palautettava lainaesine takaisin yhtä hyvänä kuin hän sen sai.
Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.Lisäksi hän voi saada etuvaroituksen tulevista hyökkäyksistä.
Bu zaferleri kutlamak için Aurelian, Germanicus Maximus unvanına kefil oldu.For å feire disse seirene ble Aurelianus gitt tittelen Germanicus Maximus.
Bu zaferleri kutlamak için Aurelian, Germanicus Maximus unvanına kefil oldu.Để tôn vinh những chiến thắng này, người ta tôn ông làm Germanicus Maximus.
Kefalet sözleşmesinin tarafları alacaklı ve kefildir.契約のオプションには買取も付帯されている。
Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.또한 훗날 점자의 전신이 되는 구상을 제안하기도 했다.
2) Kefil ile borçlu arasındaki ilişki: Kefil, alacaklıya borcu ödediğinde borçluya bu ödemeyi duyurmalıdır.(2) Неплатежоспособността се предполага, когато длъжникът е спрял плащанията.
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.Požičaná vec prechádza do vlastníctva dlžníka.
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.Paskolos gavėjas tampa jam perduotų daiktų (pinigų) savininku.
Yasa, kabilenin (consorteria) her üyesini diğer tüm üyeler için kefil olmasını zorunlu kılmaktaydı.Iga hõimu pealik pidi maksu oma hõimu liikmetelt sisse nõudma.
akrabanızdan ya da arkadaşınızdan kredinize kefil olmasını rica edebilirsiniz.du ber en släktning eller vän gå i borgen för ditt lån.
akrabanızdan ya da arkadaşınızdan kredinize kefil olmasını rica edebilirsiniz.pyydät, että sukulaisesi tai ystäväsi takaa lainasi.
akrabanızdan ya da arkadaşınızdan kredinize kefil olmasını rica edebilirsiniz.solicitando el aval de un familiar o amigo.
akrabanızdan ya da arkadaşınızdan kredinize kefil olmasını rica edebilirsiniz.попросив вашего родственника или друга выступить в качестве поручителя по вашему кредиту.
akrabanızdan ya da arkadaşınızdan kredinize kefil olmasını rica edebilirsiniz.أن تسأل أحد أقربائك أو أصدقائك أن يكفل قرضك.
akrabanızdan ya da arkadaşınızdan kredinize kefil olmasını rica edebilirsiniz.请求亲属作为贷款担保人。如果您无法还贷,担保人则必须偿还贷款。
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.En voi vannoa, että häneen ei kajota.
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.Jag kan dock inte lova nåt angående hans fysiska tillstånd.
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.Jeg kan dog ikke love noget angående hans fysiske tilstand.
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam. -Mei!Pero no os puedo asegurar que se encuentre en buenas condiciones. - ¡Mei!
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.Não garanto a integridade física dele.
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.Nie ręczę jednak za jego fizyczną kondycję.
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.Tuttavia non posso garantire la sua incolumità fisica.
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.Δεν εγγυώμαι όμως τη σωματική του ακεραιότητα.
Ama fiziksel bütünlüğüne kefil olamam.Но я не могу поручиться за его самочувствие.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.toliko boljše zaveze porok je postal Jezus.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.Vì thế, Ðức Chúa Jêsus đã trở nên Ðấng bảo lãnh cho một cái giao ước rất tôn trọng hơn cái trước.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.Also eines so viel besseren Testaments Ausrichter ist Jesus geworden.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.Annyiban jobb szövetségnek lett kezesévé Jézus.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.Daarom werd Jezus Christus het onderpand van dit nieuwe, betere verbond.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.De igual manera, Jesús ha sido hecho fiador de un pacto superior
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.Dengan ini pula Yesus menjadi jaminan untuk suatu perjanjian yang lebih baik
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.de tanto melhor pacto Jesus foi feito fiador.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.i så måtto är också det förbund bättre, som har Jesus till löftesman.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.Jésus est par cela même le garant d`une alliance plus excellente.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.이와 같이 예수는 더 좋은 언약의 보증이 되셨느니라
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.natoľko i lepšej smluvy stal sa Ježiš ručiteľom.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.niin on myös se liitto parempi, jonka takaajaksi Jeesus on tullut.
Böylece İsa daha iyi bir antlaşmanın kefili olmuştur.Per questo, Gesù è diventato garante di un'alleanza migliore
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod