Zavallı kedi kamyon tarafından ezildi.Le pauvre chat a été écrasé par un camion.
Tom'un üç kedisi var.Tom a trois chats.
Kedim masanın altına geliyordu.Mon chat venait de sous la table.
Kedi bir türdür.Le chat est un félin.
Kedi miyavlamayı kesmiyor.Le chat n'arrête pas de miauler.
Kedi beni korkuttu.Le chat m'a effrayé.
Kedim gerçekten çok sevimli.Mon chat est vraiment malin.
Kediler emin ellerde.Les chats sont en sécurité.
Kedi nerede?Où se trouve le chat ?
Kediler rüya görür mü?Les chats rêvent-ils ?
Kedi çok güzel.Le chat est très joli.
Bu benim kedimi tedavi eden Doktor Dupont.C'est le Docteur Dupont qui a si bien soigné mon chat.
Onun bir kedisi var.Il a un chat.
Kedilerimize Tom ve Jerry isimlerini verdik.Nous avons appelé nos chats Tom et Jerry.
Bu Tom'un kedisi.C'est le chat de Tom.
Beyaz bir kedisi vardı.Il avait un chat blanc.
Kedileri sevmem, erkek kardeşim de öyle.Je n'aime pas les chats, et mon frère non plus.
Kedin kaç yaşında?Quel âge a ton chat ?
Kedileri sever.Il aime les chats.
Bana küçük kedini göster.Montre-moi ton petit chat.
Kedim yanımda uyudu.Mon chat a dormi près de moi.
Siyah köpek beyaz kediyi görüyor.Le chien noir voit le chat blanc.
Ben bir kediyim.Je suis un chat.
Kedim henüz kısa bir süre önce açık arttırmadan almış olduğum çiçek vazomu kırdı.Mon chat a cassé le vase à fleurs que j'ai acheté lors d'une vente aux enchères il y a peu de temps.
Bir kedim ve bir papağanım var.J'ai un chat et un perroquet.
"Maymun ve Kediler" adlı resim özellikle büyüleyici bulunmuştur.La peinture Singe et chats est particulièrement charmante.
Kara Kedi ve Gammaz Yürek'te olduğu gibi, öykü katilin bakış açısıyla anlatılmıştır.Comme pour Le Chat noir et Le Cœur révélateur, l'histoire nous est contée du point de vue du meurtrier.
(Örneğin "Neden kedilerin yeşil kanatları vardır?").(Pourquoi les hangars agricoles sont-ils rouges ?)
Kedi, onları yakalamaya çalışır.Le chat doit les attraper.
Gözlerinin içi parıldıyordu ve dev bir kedi gibi hırıldıyordu.Ses yeux brillaient ; il semblait ronronner comme un chat géant.
Afrika altın kedisi Asya altın kedisine çok benzerliği ile dikkat çeker.Le synonyme Chat doré d'Asie est issu de la grande ressemblance avec le Chat doré d'Afrique.
Kedi gibi sessizce gezer.Se déplace à pas feutrés, comme un chat.
Doraemon, gelecekten gelen bir robot kedidir.Mycènes est un robot qui vient du futur.
Tom'un ilgi duyduğu dişi kedidir.La chatte s'éprend de Tom.
Kedi eti, insan tüketimi için evcil kedilerden elde edilen ettir.La viande de chat est préparée à partir de chats domestiques pour la consommation humaine,.
British Shorthair Büyük Britanya kökenli bir kedi ırkıdır.Le british shorthair est une race de chat originaire de Grande-Bretagne.
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Le narrateur le prend chez lui, mais se met bientôt à le détester, et même à éprouver de la peur à son égard.
Bir süre sonra meyhanede Pluto'ya benzeyen bir kedi bulur.Quelque temps plus tard, il trouve un chat similaire dans une taverne.
Çılgın Yaşlı Kedi Teyze: Kedileri yönetir.C’est une vieille dame excentrique qui affectionne les chats.
Ciyak Kedi (Eek!Eek le chat (Eek!
Olivia Beyaz bir kedidir.Olivia : une chatte blanche.
Tom Jerry'i gövdesinden ayırmaya kalkışır, ağaçkakan süreklilikle kedinin kafasını gagalar.Tom pourchasse Jerry mais ce dernier utilise son "piège à chat".
Stimpson "Stimpy" J. Cat: Bu Ren ve beceriksiz iyi kedi arkadaşı.Stimpson « Stimpy » J. Cat est un chat bienveillant âgé de 4 ans.
Kediler ve köpeklerde görülebilir.C'est le cas des chiens et des chats.
Kısa bir süre sonra kedi kaybolur.Puis le Chat avait disparu.
Bir kedi büyüklüğündedir.Ils ont la taille d'un chat.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Le canard de Barbarie vit toujours près de l'eau.
Erişkin hayvanlar diğer birçok kedi türlerinin aksine lekesizdir.Il est par contre contagieux pour les autres chats.
Çoğunlukla kedi ve köpeklere ev sahipliği yaparlar.Chiens et chats en sont souvent porteurs.
Kediler mükemmel bir kulağa sahiptirler.Les geckos sont dotés d'une excellente ouïe.
Yetişkin bir Turkish Van 2 aylık bir yavru kedi.Un Cuy, cochon d'Inde géant âgé de six semaines.
Sokaktaki kimsesiz kedileri bırakamayan Sorata, odasında 7 kedi beslemektedir.Il ne peut s'empêcher de recueillir des chats errants, et il finit par en garder sept dans sa chambre.
Bazı hekimler sadece köpek veya sadece kediler ile ilgili uzmanlaşmışlardır.Le diagnostic repose avant tout sur le contact récent avec des chiens ou des chats.
Bu andan itibaren kedi, sahibini gördüğü anda korku içinde kaçmaya başlar.À partir de ce moment-là, le chat se met à le fuir avec terreur.
Başlıca eserleri kediler, iskeletler ve sarışınlardır.Ses préoccupations s’orientent vers les chats, les squelettes et les blondes.
Schrödinger'in Kedisi diye bilinen düşünce deneyini önermiştir.L'expérience du chat de Schrödinger est mentionnée de manière simplifiée.
Kediler yüksek bir üreme oranına sahiptir.Les vaches ont une longue période de production.
Kedigiller iki kulağını birbirinden bağımsız şekilde farklı yönlere doğru hareket ettirebilir.Ses oreilles peuvent bouger indépendamment l'une de l'autre.
Asya'nın nemli bölgeleri bu kedinin mekânıdır.Le noyau de cette faune est celui de la taïga.
Pelüş bir kedi oyuncağa dönüşebilir.Elle pouvait se transformer en chat.