keder ile cümle

keder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
“Ben” dedi, “sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah'a arz ediyorum.He said, ‘I complain of my anguish and grief only to Allah.
Yargının noktalanacağı Keder Günü hakkında onları uyar. Onlar hâlâ aymazlık içinde inanmıyorlar.Warn them of that Day of Anguish, when the matter is determined whilst heedlessly they disbelieve.
Sonuncusunun zamanı gelince, sizi kedere boğacaklar ve ilk defa girdikleri gibi mescide girecekler.When the prophecy of your second transgression will come to pass, sadness will cover your faces.
Fısıltı, inananları kederlendirmek için ancak şeytandan gelir.Conspiracy for evil purposes is the work of Satan, by which he means to bring grief to believers.
Keder, üzüntü ve suçluluk duygusu içinde Victor dağlara çekilir.Ravaged by grief and guilt, Victor retreats into the mountains.
Örgün Barrios'un ölümüyle ilgili bir açıklamada "kederlenirken, aynı zamanda da öfkeliyiz.In a statement on her passing, the organization affirmed "while we are grieving, we are also angry.
Keder duygusu birçok hayvanda ortak olsa da, cenaze törenleri çoğu hayvanda görülmemektedir.While grief is common to many animals, funeral rituals are not.
Şok ve kederden etkilenerek İbn Ziyad'a bağırdı: “Bu yüzden bastonunu çek!Stricken by shock and grief, he shouted to Ibn Ziyad: “Remove your cane off this face!
Dr. Hoggings ile, Cranford hanımlarının ilk başlarda kederle karşıladığı bir evlilik yapıyor.She marries Dr. Hoggins to the initial dismay of the ladies of Cranford.
Kagutsuchi'nin babası Izanagi kederden Kagutsuchi'nin kafasını kesti.Kagutsuchi's father, Izanagi, beheaded Kagutsuchi out of grief.
Maalesef ev hayatı keder ve hayal kırıklığı ile doluydu.Unfortunately, her home life was full of sorrow and disappointment.
Keman, kahkaha ve gözyaşı, neşe ve keder ile aşk ve ölümün ikiliğini ifade eder.The violin expresses the duality of laughter and tears, joy and sorrow and love and death.
Hamlet araya girerek Ophelia'ya olan sevgisini ve kederini dile getirir.Hamlet interrupts, professing his own love and grief for Ophelia.
Şarkılar Gürcülere her zaman sevinçte ve kederde, savaşta ve emekte eşlik etmiştir.Songs have always accompanied the Georgians in joy and sorrow, in battle and labor.
Harmonia, kederinden kendini soyar ve Kadmos'a yanına gelmesi için yalvarır.Harmonia, in her grief stripped herself, then begged Cadmus to come to her.
Kreon'un karısı Eurydice, Haimon'un ölümünden haberdar oldu ve keder içinde kendi canına kıydı.Creon's wife Eurydice, informed of Haemon's death, took her own life in grief.
Karmaşık keder, semptomları zamanla azalmayan kederdir.Complicated grief is grief whose symptoms do not decline over time.
Tanrılara denk, kaygıdan uzak, rahat içinde ve kedersizdir.Gott unterscheidet zwischen der Sünde und dem Sünder.
Pasın demiri bozması gibi, keder de kalbi bozar.Tout comme la rouille ronge le fer, le souci ronge le cœur.
Bu keder verici.C'est affligeant.
Onun yüzünde keder izi gördüm.J'ai vu l'empreinte du chagrin qui était restée gravée sur son visage.
Seni kedere sürükleyen ne?Qu'est-ce qui t'afflige ainsi ?
Kısa süre sonra da babası Brego, oğlunun acısına duyduğu kederden dolayı öldü.Après sa mort, son fils Brego lui succéda.
Büyük bir keder etrafı sardı.Un lourd secret semble l'entourer.
Klagopsalmer (kabaca, Keder İlahileri), Shining'in altıncı albümüdür.Klagopsalmer est le sixième album du groupe suédois Shining (2009).
Baldr'ın ölümünden sonra Nanna da kederden ölür.Tras la muerte de Baldr, Nanna muere de pena.
Tom'un kederli olması mümkün değil.È improbabile che Tom sia depresso.
Theo'ya göre, Vincent'in son sözleri "La tristesse durera toujours" ("Keder sonsuza kadar sürecek") olmuştur.По словам Тео, последними словами художника были: La tristesse durera toujours («Печаль будет длиться вечно»).
İmparator kedere boğulmuştu.Минский император повесился.
Kederinden neredeyse çıldırmıştı.Джордж обезумел от горя.
Video klibin hikâyesi, bir çiftin ayrılıktan dolayı duyduğu hüzün ve kederin üzerine kuruldu.نشأت قصة الفيديو كليب على الحزن والأكتئاب الذى شعر به زوجين بسبب انفصالهما.
Kederden solmadıkça veya kesilip,yaralanıp,kanları akmadıkça ölmezler.عذاب أبدي نارهم لا تطفأ وديدانهم لا تموت.
Willow'un kederi onu hayatın kıyısına iter.إلا أن شغف نائلة دفعها في الإستمرار.
Mutluluk ve keder, yaşam ve ölüm, karanlık ve aydınlık..Mostra a graça e o pecado, a luz e as trevas.
İmparator kedere boğulmuştu.O czar a afogou.
Theo'ya göre, Vincent'in son sözleri "La tristesse durera toujours" ("Keder sonsuza kadar sürecek") olmuştur.Theo afirmou que as últimas palavras do irmão foram "A tristeza vai durar para sempre".
O kişi kederin ötesine geçer."Ele está além do perdão humano."
Willow'un kederi onu hayatın kıyısına iter.O pai de Calvin os leva até o lugar.
Hayatımız, bizim yumuşaklığımız sizindir, ey Meryem! Kederimizde hüznümüzde bizim umudumuz, ey Meryem!Doce Coração de Maria (ou Imaculado Coração de Maria), sede a nossa salvação.
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o iki tarafa da acı ve keder getirir.As guerras não trazem paz; ao contrário, trazem dores e tristezas para ambos os lados.
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.As guerras não trazem paz; ao contrário, trazem dores e tristezas para ambos os lados.
Fakat birçok figür daha çok kederli veya şaşkın yüz ifadelerine sahiptir.Veel soorten hebben een opvallende gezichtskleur of vachttekening.
İmparator kedere boğulmuştu.De farao verdronk.
Keder ve üzüntü ile, kendisinin tasviri bir heylek olan Palladion'u yaratmıştır.Z żalu i rozpaczy, bogini mądrości stworzyła Palladion, posąg wyrażający jej sympatię dla Pallas.
Gam, keder gibi anlamlara gelen İspanyol ismi Dolores ten türetilmiştir.Dolores – imię żeńskie pochodzenia hiszpańskiego wywodzące się od słowa dolor oznaczającego ból.
İmparator kedere boğulmuştu.Bratanek cesarza Wespazjana.
Büyük bir keder etrafı sardı.Powstał duży niegojący się wysięk.
Birkaç gün sonra eşeği ölünce büyük bir kedere düşer."Efter ett par dagar kläcks larven.
Mihnet görmüş, garip ve kederlenen olmasın.Він не вважав себе божевільним або дивним.
Hale L.J.'nin kederini görünce üzülür.Він болюче сприймає успіхи Рея.
Sonunda nefret ve keder kaybolacak ve kalan lif ve lifthasirler mutlu bir şekilde yaşayacak.Потім лунав звук фанфар і починалися вітальні вигуки і овація.
Tanrılara denk, kaygıdan uzak, rahat içinde ve kedersizdir.Bůh – Uvolněný, ničím nevzrušující se.
Tanrılar nirvana’ya ulaşmamışlar, dolayısıyla kıskançlık, öfke, yanılgı ve keder gibi duygulara sahiptir.Zeii nu au atins Nirvana, și sunt încă supuse emoții, inclusiv gelozia, furia, iluzii, durere, etc...
“ Bu gece, aklımda bu buluşun dünyayı kedere boğacağına dair çok ufak bir şüphe var.”Sajnos hogy éppen e pontban igen szófukar s hogy e rokonság csak puszta említésére szorítkozik.”
Baldr'ın ölümünden sonra Nanna da kederden ölür.Balderin kuoleman jälkeen Nanna kuolee suruun.
İmparator kedere boğulmuştu.Lyöjäkuningas hukkunut.
Sonunda nefret ve keder kaybolacak ve kalan lif ve lifthasirler mutlu bir şekilde yaşayacak.Tällöin untuvat ja kuidut pysyvät ilmavina ja niiden eristeominaisuudet säilyvät hyvinä.
Mutluluk ve keder, yaşam ve ölüm, karanlık ve aydınlık..Θερμότητα και κρύο, ζωή και θάνατος, και φυσικά...
Anne cenaze töreni esnasında bayılır ve alışılmamış keder hissiyle bir ayını geçirir.Augustus æret hans minne ved en storslått begravelse og tilbrakte over en måned i sorg.
E.G. Bührle Vakfı Koleksiyonu, Zürih, İsviçre Kederli Yaşlı Adam ("Sonsuzluğun Eşiğinde"), 1890.Koleksi Yayasan E.G. Bührle, Zurich, Swiss Pria Tua yang Bersedih ('Di Gerbang Keabadian'), 1890.

İlgili Sayfalar