Sen, onun keder bu kuşatmayı kaldırmak için,Вы, снять осаду, что горе от нее,
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,E immaginatevi di passare la vostra prima notte a Fernandina e di sentire questo triste e lamentoso richiamo.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,El tudják képzelni, hogy az első Fernandán töltött éjszakájukon hallják ezt a magányos, panaszos hívást.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Imaginez passer votre première nuit sur Fernandina et entendre ce cri solitaire et plaintif.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Je moet je voorstellen dat je, op je eerste nacht op Fernandina, deze eenzame klaagzang hoort.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Man verbringt seine erste Nacht auf Fernandina und hört diesen einsamen, klagenden Ruf.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Și imaginați-vă că dormi în Fernandina pentru prima oară și auzi această chemare solitară și plângătoare.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Можете да си представите как спите на Фернандина през първата си нощ там и чувате този самотен, жаловит зов.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Ale to som usúdil v sebe: neprijsť k vám zase so zármutkom.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Am hotărît dar în mine, să nu mă întorc la voi cu întristare.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.A postanowiłem to u siebie, abym znowu nie przyszedł z zasmuceniem do was.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Así que decidí en mí mismo no ir otra vez a vosotros con tristeza
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Azt tettem pedig fel magamban, hogy nem megyek közétek ismét szomorúsággal.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Ich dachte aber solches bei mir, daß ich nicht abermals in Traurigkeit zu euch käme.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Jag satte mig nämligen i sinnet att jag icke åter skulle komma till eder med bedrövelse.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Je résolus donc en moi-même de ne pas retourner chez vous dans la tristesse.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.내가 다시 근심으로 너희에게 나아가지 않기로 스스로 결단하였노니
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Mas deliberei isto comigo mesmo: não ir mais ter convosco em tristeza.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Men jeg beslutte dette hos mig selv, at jeg vilde ikke atter komme til eder med Bedrøvelse.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Men også for min egen skyld foresatte jeg mig at jeg ikke atter vilde komme til eder med sorg.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim."Nee", zei ik bij mijzelf, "ik zal hen niet weer ongelukkig maken door zo'n pijnlijk bezoek."
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Olin nimittäin mielessäni päättänyt, etten tullessani teidän tykönne taas toisi murhetta mukanani.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Ritenni pertanto opportuno non venire di nuovo fra voi con tristezza
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Sklenil sem pa v sebi to, da zopet ne pridem z žalostjo k vam.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Toto jsem pak sobě uložil, abych k vám zase s zámutkem nepřišel.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Vậy , chính tôi đã quyết_định không trở_lại cùng anh_em để làm cho anh_em buồn_rầu ;
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Vậy, chính tôi đã quyết định không trở lại cùng anh em để làm cho anh em buồn rầu;
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Απεφασισα δε τουτο κατ' εμαυτον, το να μη ελθω παλιν προς εσας με λυπην.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Итак я рассудил сам в себе не приходить к вам опять с огорчением.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Понеже затова и писах, за да ви позная чрез опит, дали сте послушни във всичко.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Розсудив же я сам із собою се, щоб знов у смутку до вас не прийти.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.ואני גמרתי בלבי לבלתי שוב עוד אליכם בעצבת׃
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.ولكني جزمت بهذا في نفسي ان لا آتي اليكم ايضا في حزن.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.我 自 己 定 了 主 意 、 再 到 你 們 那 裡 去 、 必 須 大 家 沒 有 憂 愁
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.我 自己 定了 主意 、 再 到 你 們那裡 去 、 必須 大家 沒 有 憂愁
Sonra dedi ki: "Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.Şi apoi mi-a spus, întotdeauna va fi greu, dar dacă vei plânge aşa de fiecare dată, vei muri de inimă frântă.
Sonra dedi ki: "Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.Y luego me dijo, siempre va a ser difícil, pero si lloras así cada cada vez, vas a morir de tristeza.
Sonra dedi ki: "Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.А после ми каза: винаги ще бъде трудно, но ако плачеш така всеки път, ще умреш от разбито сърце.
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Haben Sie ein blondes Mädchen gesehen, mit wasserdichter Uhr. Todunglücklich?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Heb je geen blondje ontmoet dat er verloren uitzag, met een waterproof horloge en veel verdriet ?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Más triste que la muerte. ¿No? Lo siento, Io siento tanto... haber sido tan tonta.
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?N-aţi întâlnit cumva o blondă cu privirea abătută şi un ceas impermeabil, tristă de moarte ?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Nem láttak véletlenül egy szõke levert lányt, vízhatlan órával? Elcsüggedve?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Nenarazil jsi náhodou na blondýnku v pršiplášti... ...s takovým smutkem v očích?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Μήπως συναντήσατε μία ξανθιά που να έμοιαζε χαμένη με ένα αδιάβροχο ρολόι και ήταν πολύ θλιμμένη ;
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Вы случайно не видели девушку, с водонепроницаемыми часами. Грустную до смерти?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Да сте срещали русокосо момиче, което изглежда изгубено, с водоустойчив часовник и тъжни очи?
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.A nezarmucujte Ducha svatého Božího, kterýmžto znamenáni jste ke dni vykoupení.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.A nezarmucujte Svätého Ducha Božieho, ktorým ste zapečatení ku dňu vykúpenia.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Anh em chớ làm buồn cho Ðức Thánh Linh của Ðức Chúa Trời, vì nhờ Ngài anh em được ấn chứng đến ngày cứu chuộc.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.A nie zasmucajcie Ducha Świętego Bożego, którym zapieczętowani jesteście na dzień odkupienia.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Doe de Heilige Geest geen verdriet; Hij staat immers borg voor u tot de dag van de volle bevrijding komt.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.E não entristeçais o Espírito Santo de Deus, no qual fostes selados para o dia da redenção.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.E non vogliate rattristare lo Spirito Santo di Dio, col quale foste segnati per il giorno della redenzione
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.In ne žalite svetega Duha Božjega, ki ste ž njim zapečateni za odrešenja dan.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.하나님의 성령을 근심하게 하지 말라 그 안에서 너희가 구속의 날까지 인치심을 받았느니라
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.N`attristez pas le Saint Esprit de Dieu, par lequel vous avez été scellés pour le jour de la rédemption.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Och bedröven icke Guds helige Ande, vilken I haven undfått såsom ett insegel, för förlossningens dag.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.og bedrøver ikke Guds hellige Ånd, med hvilken I bleve beseglede til Forløsningens Dag.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.og gjør ikke Guds Hellige Ånd sorg, han som I har fått til innsegl til forløsningens dag!