keder ile cümle

keder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Toto jsem pak sobě uložil, abych k vám zase s zámutkem nepřišel.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Vậy , chính tôi đã quyết_định không trở_lại cùng anh_em để làm cho anh_em buồn_rầu ;
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Vậy, chính tôi đã quyết định không trở lại cùng anh em để làm cho anh em buồn rầu;
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Απεφασισα δε τουτο κατ' εμαυτον, το να μη ελθω παλιν προς εσας με λυπην.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Итак я рассудил сам в себе не приходить к вам опять с огорчением.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Понеже затова и писах, за да ви позная чрез опит, дали сте послушни във всичко.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.Розсудив же я сам із собою се, щоб знов у смутку до вас не прийти.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.ואני גמרתי בלבי לבלתי שוב עוד אליכם בעצבת׃
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.ولكني جزمت بهذا في نفسي ان لا آتي اليكم ايضا في حزن.
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.我 自 己 定 了 主 意 、 再 到 你 們 那 裡 去 、 必 須 大 家 沒 有 憂 愁
Size tekrar keder dolu bir ziyaret yapmamaya karar verdim.我 自己 定了 主意 、 再 到 你 們那裡 去 、 必須 大家 沒 有 憂愁
Sonra dedi ki: "Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.Şi apoi mi-a spus, întotdeauna va fi greu, dar dacă vei plânge aşa de fiecare dată, vei muri de inimă frântă.
Sonra dedi ki: "Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.Y luego me dijo, siempre va a ser difícil, pero si lloras así cada cada vez, vas a morir de tristeza.
Sonra dedi ki: "Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.А после ми каза: винаги ще бъде трудно, но ако плачеш така всеки път, ще умреш от разбито сърце.
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Haben Sie ein blondes Mädchen gesehen, mit wasserdichter Uhr. Todunglücklich?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Heb je geen blondje ontmoet dat er verloren uitzag, met een waterproof horloge en veel verdriet ?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Más triste que la muerte. ¿No? Lo siento, Io siento tanto... haber sido tan tonta.
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?N-aţi întâlnit cumva o blondă cu privirea abătută şi un ceas impermeabil, tristă de moarte ?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Nem láttak véletlenül egy szõke levert lányt, vízhatlan órával? Elcsüggedve?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Nenarazil jsi náhodou na blondýnku v pršiplášti... ...s takovým smutkem v očích?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Μήπως συναντήσατε μία ξανθιά που να έμοιαζε χαμένη με ένα αδιάβροχο ρολόι και ήταν πολύ θλιμμένη ;
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Вы случайно не видели девушку, с водонепроницаемыми часами. Грустную до смерти?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Да сте срещали русокосо момиче, което изглежда изгубено, с водоустойчив часовник и тъжни очи?
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.A nezarmucujte Ducha svatého Božího, kterýmžto znamenáni jste ke dni vykoupení.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.A nezarmucujte Svätého Ducha Božieho, ktorým ste zapečatení ku dňu vykúpenia.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Anh em chớ làm buồn cho Ðức Thánh Linh của Ðức Chúa Trời, vì nhờ Ngài anh em được ấn chứng đến ngày cứu chuộc.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.A nie zasmucajcie Ducha Świętego Bożego, którym zapieczętowani jesteście na dzień odkupienia.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Doe de Heilige Geest geen verdriet; Hij staat immers borg voor u tot de dag van de volle bevrijding komt.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.E não entristeçais o Espírito Santo de Deus, no qual fostes selados para o dia da redenção.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.E non vogliate rattristare lo Spirito Santo di Dio, col quale foste segnati per il giorno della redenzione
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.In ne žalite svetega Duha Božjega, ki ste ž njim zapečateni za odrešenja dan.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.하나님의 성령을 근심하게 하지 말라 그 안에서 너희가 구속의 날까지 인치심을 받았느니라
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.N`attristez pas le Saint Esprit de Dieu, par lequel vous avez été scellés pour le jour de la rédemption.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Och bedröven icke Guds helige Ande, vilken I haven undfått såsom ett insegel, för förlossningens dag.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.og bedrøver ikke Guds hellige Ånd, med hvilken I bleve beseglede til Forløsningens Dag.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.og gjør ikke Guds Hellige Ånd sorg, han som I har fått til innsegl til forløsningens dag!
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Să nu întristaţi pe Duhul Sfînt al lui Dumnezeu, prin care aţi fost pecetluiţi pentru ziua răscumpărării.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Und betrübet nicht den heiligen Geist Gottes, mit dem ihr versiegelt seid auf den Tag der Erlösung.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Y no entristezcáis al Espíritu Santo de Dios en quien fuisteis sellados para el día de la redención
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Και μη λυπειτε το Πνευμα το Αγιον του Θεου, με το οποιον εσφραγισθητε δια την ημεραν της απολυτρωσεως.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.И не оскорбляйте Святаго Духа Божия, Которым вызапечатлены в день искупления.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.І не засмучуйте Духа сьвятого Божого, котрим ви запечатані в день викупу.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.Никой да ви не мами с празни думи; понеже поради тия неща иде Божият гняв върху синовете на непокорството.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.ולא תעצבו את רוח הקדש של אלהים אשר נחתמתם בו אל יום הגאלה׃
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.ولا تحزنوا روح الله القدوس الذي به ختمتم ليوم الفداء.
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.不 要 叫 神 的 聖 靈 擔 憂 . 你 們 原 是 受 了 他 的 印 記 、 等 候 得 贖 的 日 子 來 到
Tanrının Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruhla mühürlendiniz.不要 叫神 的 聖靈 擔憂 . 你 們原 是 受了 他 的 印記 、 等候 得 贖 的 日子 來到
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!A kik a bort serlegekkel iszszák, és szín-olajjal kenegetõznek, és nem búsulnak a József romlásán:
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Beau vin cu pahare largi, se ung cu cel mai bun untdelemn, şi nu se întristează de prăpădul lui Iosif!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Bebéis vino en grandes copas y os ungís con los más finos perfumes, y no os afligís por la ruina de José
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!de drikker Vinen af Kander og salver sig med ypperste Olie, men sørger ej over Josefs Skade.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!I som dricken vin ur stora bålar och bruken salvor av yppersta olja, men icke bekymren eder om Josefs skada!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!jotka juotte viiniä maljoista ja voitelette itsenne parhaalla öljyllä, mutta ette murehdi Joosefin sortumista!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!ki pijete vino iz daritvenih čaš in se mazilite z najboljšimi mazili, a se ne žalostite nad rano Jožefovo.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!대접으로 포도주를 마시며 귀한 기름을 몸에 바르면서 요셉의 환난을 인하여는 근심치 아니하는 자로다
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Kteříž pijí z bání vinných, a drahými mastmi se maží, aniž jsou čitelni bolesti pro potření Jozefovo.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!ktorí pijú zo šálok na víno, mažú sa prvotinou oleja a necítia bolesti nad skrúšením Jozefovým!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Którzy pijacie wino czaszami, a drogiemi się maściami namazujecie, i nie bolejecie nad utrapieniem Józefowem.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!que bebem vinho em taças, e se ungem com o mais excelente óleo; mas não se afligem por causa da ruína de José!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!som drikker vin av skåler og salver eder med den ypperste olje, men ikke sørger over Josefs skade.

İlgili Sayfalar