Ana içeriğe geç
Sözlük

keder ile cümle

keder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.ROMEO Z Rosaline, mój ojciec duchów? nie, mam zapomniała, że imię i nazwisko, a imię biada.
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.ROMEO Z Rosaline, moj pošasten oče? ne, sem pozabil, da je ime, in to ime je gorje.
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.ROMEO Με Rosaline, πνευματικός πατέρας μου; δεν? Έχω ξεχάσει το όνομα, και αλίμονο ότι το όνομα του.
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.ROMEO С Rosaline, призрачен баща ми? не съм забравил това име, и горко на това име.
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.Ромео с Розалина, мой духовник? нет, я забыл, что имя, и горе, что зовут.
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.רומיאו עם רוזלין, אבא הרפאים שלי? לא, אני שכחתי את השם הזה, ואוי זה השם.
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.روميو وروزالين ، شبحي والدي؟ لا ؛ لقد نسي هذا الاسم ، وويل لهذا الاسم.
Rosaline ile ROMEO, hayalet gibi baba? hayır, ben o ismi ve o isim keder unuttum var.しかし、もしあなたがその後どこになってなた:私の良い息子の修道士?
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.(54:18) Вечером и утром и в полдень буду умолять и вопиять, и Он услышит голос мой,
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.(55:18) Le soir, le matin, et à midi, je soupire et je gémis, Et il entendra ma voix.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Al anochecer, al amanecer y al mediodía oraré y clamaré; y él oirá mi voz
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Ale ja do Boga zawołam, a Pan mię wybawi.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Ale ja volám na Boha, a Hospodin ma zachráni.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Buổi chiều , buổi_sáng , và ban trưa , tôi sẽ than_thở rên - siết ; Ngài ắt sẽ nghe tiếng tôi .
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Buổi chiều, buổi sáng, và ban trưa, tôi sẽ than thở rên-siết; Ngài ắt sẽ nghe tiếng tôi.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Des Abends, Morgens und Mittags will ich klagen und heulen, so wird er meine Stimme hören.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.De tarde, de manhã e ao meio-dia me queixarei e me lamentarei; e ele ouvirá a minha voz.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Én az Istenhez kiáltok, és az Úr megszabadít engem.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Io invoco Dio e il Signore mi salva
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Já pak k Bohu volati budu, a Hospodin vysvobodí mne.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Jeg klager og stønner ved Kvæld, ved Gry og ved Middag; min Røst vil han høre
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Jeg vil rope til Gud, og Herren skal frelse mig.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.저녁과 아침과 정오에 내가 근심하여 탄식하리니 여호와께서 내소리를 들으시리로다
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Maar ik weet wat ik moet doen: ik roep naar God; de HERE zal mij bevrijden.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Men jag ropar till Gud; HERREN skall frälsa mig.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Mutta minä huudan Jumalaa, ja Herra pelastaa minut.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Seara, dimineaţa, şi la amiază, oftez şi gem, şi El va auzi glasul meu.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Siang malam aku mengeluh dan menangis, dan Ia mendengar suaraku
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Zvečer in zjutraj in opoldne bom tožil in stokal, dokler ne usliši mojega glasu.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Εσπερας και πρωι και μεσημβριαν θελω παρακαλει και φωναζει και θελει ακουσει της φωνης μου.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.Вечер и заран и на пладне ще се оплаквам и ще стена; И Той ще чуе гласа ми.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.ערב ובקר וצהרים אשיחה ואהמה וישמע קולי׃
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.‎مساء وصباحا وظهرا اشكو وانوح فيسمع صوتي‎.
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.我 要 晚 上 、 早 晨 、 晌 午 、 哀 聲 悲 歎 . 他 也 必 聽 我 的 聲 音
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim, O işitir sesimi.我 要 晚上 、 早晨 、 晌午 、 哀聲悲歎 . 他 也 必 聽 我 的 聲音
Şapkacı kederli başını salladı.Hattemageren rystede på hovedet sørgmodigt.
Şapkacı kederli başını salladı.A Kalapos megrázta a fejét szomorúan.
Şapkacı kederli başını salladı.De Hoedenmaker schudde treurig zijn hoofd.
Şapkacı kederli başını salladı.Der Hutmacher schüttelte traurig den Kopf.
Şapkacı kederli başını salladı.Hatter clătină din cap trist.
Şapkacı kederli başını salladı.Hatter lắc đầu mournfully.
Şapkacı kederli başını salladı.Hatter menggeleng sedih.
Şapkacı kederli başını salladı.Hatter potrząsnął głową ze smutkiem.
Şapkacı kederli başını salladı. 'I! değil' diye yanıtladı.El Sombrerero movió la cabeza con tristeza. "¡Yo no!", Respondió.
Şapkacı kederli başını salladı. 'I! değil' diye yanıtladı.The 해터 mournfully 머리를 흔들었다. '나다되지 않음'그가 대답 하였다.
Şapkacı kederli başını salladı. 'I! değil' diye yanıtladı.הכובען הניד בראשו בצער. "לא אני!" הוא השיב.
Şapkacı kederli başını salladı. 'I! değil' diye yanıtladı.هز رأسه بحزن حتر. "ليس أنا!" أجاب.
Şapkacı kederli başını salladı. 'I! değil' diye yanıtladı."我々は最後の月口論 - 彼は狂った直前に、あなたが知っている - "(彼のでポインティング
Şapkacı kederli başını salladı.Il Cappellaio scosse la testa tristemente.
Şapkacı kederli başını salladı.Kloboučník smutně zavrtěl hlavou.
Şapkacı kederli başını salladı.Klobúčnik smutne pokrútil hlavou.
Şapkacı kederli başını salladı.Le Chapelier secoua la tête tristement.
Şapkacı kederli başını salladı.O Chapeleiro balançou a cabeça tristemente.
Şapkacı kederli başını salladı.The Hatter pudisti päätään alakuloisesti.
Şapkacı kederli başını salladı.The Hatter skakade på huvudet sorgset.
Şapkacı kederli başını salladı.The Klobučar žalostno zmajal z glavo.
Şapkacı kederli başını salladı.Η Hatter κούνησε το κεφάλι του πένθιμα.
Şapkacı kederli başını salladı.Капелюшник похитав головою сумно.
Şapkacı kederli başını salladı.Шапкар поклати глава печално.
Şapkacı kederli başını salladı.Шляпник покачал головой печально.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod