keder ile cümle
keder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Il leur dit: Mon âme est triste jusqu`à la mort; restez ici, et veillez.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››In jim reče: Žalostna je duša moja do smrti; ostanite tu in čujte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››I rzekł im: Bardzo jest smutna dusza moja aż do śmierci; zostaócie tu, a czujcie.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ja hän sanoi heille: "Minun sieluni on syvästi murheellinen, kuolemaan asti; olkaa tässä ja valvokaa".
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››말씀하시되 내 마음이 심히 고민하여 죽게 되었으니 너희는 여기 머물러 깨어 있으라 하시고
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ngài phán cùng ba người rằng : Linh-hồn ta buồn_rầu lắm cho_đến chết ; các ngươi hãy ở đây , và tỉnh thức .
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ngài phán cùng ba người rằng: Linh-hồn ta buồn rầu lắm cho đến chết; các ngươi hãy ở đây, và tỉnh thức.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Och han sade till dem: »Min själ är djupt bedrövad, ända till döds; stannen kvar här och vaken.»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››og han sier til dem: Min sjel er bedrøvet inntil døden; bli her og våk!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Og han siger til dem: "Min Sjæl er dybt bedrøvet indtil Døden; bliver her og våger!"
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Und sprach zu ihnen: Meine Seele ist betrübt bis an den Tod; bleibet hier und wachet!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Y les dijo: --Mi alma está muy triste, hasta la muerte. Quedaos aquí y velad
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Και λεγει προς αυτους Περιλυπος ειναι η ψυχη μου εως θανατου μεινατε εδω και αγρυπνειτε.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››И казва им: Душата Ми е прескръбна до смърт; постойте тука и бдете.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››И сказал им: душа Моя скорбит смертельно; побудьте здесь и бодрствуйте.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››і рече їм: Тяжко сумна душа моя аж до смерти. Підождіть тут і пильнуйте.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››ויאמר אליהם נפשי מרה לי עד מות עמדו פה ושקדו׃
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››فقال لهم نفسي حزينة جدا حتى الموت. امكثوا هنا واسهروا.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››對 他 們 說 、 我 心 裡 甚 是 憂 傷 、 幾 乎 要 死 . 你 們 在 這 裡 、 等 候 儆 醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››對他們說 、 我心裡甚 是 憂傷 、 幾乎 要死 . 你 們在這裡 、 等候 儆醒
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Allora cominciarono a rattristarsi e a dirgli uno dopo l'altro: «Sono forse io?»
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.A oni počali se rmoutiti a praviti jemu jeden každý obzvláštně: Zdali já jsem? A jiný: Zdali já?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.A oni sa začali rmútiť a hovoriť mu jeden po druhom: Či som to ja? A iný tiež: Či azda ja?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ao que eles começaram a entristecer-se e a perguntar-lhe um após outro: Porventura sou eu?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Các môn đồ bèn buồn rầu lắm, cứ lần lượt mà thưa cùng Ngài rằng: Có phải tôi chăng?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Các môn_đồ bèn buồn_rầu lắm , cứ lần_lượt mà thưa cùng Ngài rằng : Có phải tôi chăng ?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Da begynte de å bedrøves og en for en å si til ham: Det er da vel ikke mig?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Då begynte de bedrövas och fråga honom, den ene efter den andre: »Icke är det väl jag?»
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Dat was een slag voor hen. Verdrietig vroegen zij allemaal: "Ik toch niet?"
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.De begyndte at bedrøves og at sige til ham, en efter en: "Det er dog vel ikke mig?"
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ei au început să se întristeze, şi să -I zică unul după altul: ,,Nu cumva sînt eu?``
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Entonces comenzaron a entristecerse y a decirle uno tras otro: --¿Acaso seré yo
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.He tulivat murheellisiksi ja rupesivat toinen toisensa perästä sanomaan hänelle: "En kaiketi minä?"
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ils commencèrent à s`attrister, et à lui dire, l`un après l`autre: Est-ce moi?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.저희가 근심하여 하나씩 하나씩 여짜오되 내니이까
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Õk pedig kezdének szomorkodni és néki egyenként mondani: Csak nem én? A másik is: Csak nem én?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Oni se pa začno žalostiti in mu praviti eden za drugim: Ali jaz?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Tedy oni poczęli się smucić, i do niego mówić, każdy z osobna: Azażem ja jest? A drugi: Azaż ja?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Und sie wurden traurig und sagten zu ihm, einer nach dem anderen: Bin ich's? und der andere: Bin ich's?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Οι δε ηρχισαν να λυπωνται και να λεγωσι προς αυτον εις εκαστος Μηπως εγω; και αλλος Μηπως εγω;
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Вони ж почали смутити ся і казати до Него один по одному: Ажеж не я? і другий: Аже ж не я?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Они опечалились и стали говорить Ему, один за другим: не я ли? и другой: не я ли?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Те почнаха да скърбят и да Му казват един по един: Да не съм аз?
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.ויחלו להתעצב ויאמרו אליו זה אחר זה הכי אני הוא׃
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.فابتدأوا يحزنون ويقولون له واحدا فواحدا هل انا. وآخر هل انا.
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.他 們 就 憂 愁 起 來 、 一 個 一 個 的 問 他 說 、 是 我 麼
Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, ‹‹Beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.他 們就憂愁 起來 、 一 個 一 個 的 問他說 、 是 我 麼
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Đau đớn của chúng là nỗi đau của tôi, là động lực đời tôi.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Deras lidande är min ångest, är min motivation.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Hun lijden is mijn leed, is mijn motivatie.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Ich cierpienie sprawia mi ból, ale też mnie motywuje.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Ihr Leiden ist mein Kummer, meine Motivation.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Jejich utrpení je mým zármutkem. Mou motivací.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.그들의 고통은 저의 슬픔이자 동기가 되었습니다.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.La loro sofferenza è anche la mia, è la mia motivazione.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Leur souffrance est ma douleur, ma motivation.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Penderitaan mereka adalah duka saya, motivasi saya.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Suferinţa lor mă întristează şi mă motivează.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Su sufrimiento es mi dolor, es mi motivación.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Szenvedésük az én bánatom és hajtóerőm.