keder ile cümle

keder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Oğlum sürgün Yas onu nefes stopp'd indirdiği: benim yaş daha fazla keder karşı komplo ne?プリンスルック、となたは、参照してください。
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Fa danzare di dolore la mia colonna vertebrale, e i miei timpani vibrano di allegria.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Faz a minha espinal-medula dançar com o sofrimento e os meus tímpanos estremecer de alegria.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Hace que mi columna vertebral baile con pesar y que mis tímpanos se estremezcan de alegría.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Mój rdzeń kręgowy tańczy smutno, a bębenki w uszach radośnie wibrują.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Ryggraden dansar av sorg- -och trumhinnorna darrar av glädje.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Rygraden danser af sorg, - - og trommehinderne dirrer af glæde.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Selkärankani tanssii surusta, ja tärykalvoni värisevät riemusta.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Κάνει τη ραχοκοκαλιά μου να χορεύει θλιβερά, και τα τύμπανά μου να πάλλονται χαιρέκακα.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Мой позвоночник танцует от грусти, а барабанные перепонки дрожат от ликования.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim. Bunları dünkü saldırıdan sonra bulduk.昨日の襲撃で見つけました
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Csak szomorúságot okoznék.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Eu causaria a ele nada se não dor.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Gli causerei solo problemi.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Ich würde ihm nichts als Kummer bereiten.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Ik zou hem maar verdriet brengen.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Jag skulle inte orsaka honom annat än sorg.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Jeg ville ikke bringe ham andet end sorg.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Je ne lui causerais que du chagrin.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Minusta ei koituisi hänelle kuin murhetta.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Nie przyniosłabym mu nic prócz smutku.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Přinesla bych mu jen trápení...
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Priniesla by som mu len trápenie.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Yo no le causaría más que dolor.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Δε θα του προκαλούσα παρά μόνο λύπη.
Ona karşı hiç bir şeye sebep olmadım ama keder getirdim.Я не принесла бы ему ничего, кроме горя.
On bin Tybalts öldürülen çekmistir. Orada sona ermişti ise Tybalt ölüm, keder yeterli miydi:만 Tybalts을 살해 없나. 그것이 끝난있다면 티볼트가의 죽음은 충분히 화가되었습니다
On bin Tybalts öldürülen çekmistir. Orada sona ermişti ise Tybalt ölüm, keder yeterli miydi:יהוה הרוג 10,000 Tybalts. מותו של Tybalt האם אוי מספיק, אם זה היה נגמר שם:
On bin Tybalts öldürülen çekmistir. Orada sona ermişti ise Tybalt ölüm, keder yeterli miydi:هاث القتيل 10000 Tybalts. كان الموت في Tybalt الويل بما فيه الكفاية ، إذا كان قد انتهى هناك :
On bin Tybalts öldürülen çekmistir. Orada sona ermişti ise Tybalt ölüm, keder yeterli miydi:- または、酸っぱい悲哀がフェローシップに喜ぶ、そしてneedly、他のgriefsでrank'dされる場合
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Då sade han till dem: »Min själ är djupt bedrövad, ända till döds; stannen kvar här och vaken med mig.»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Da sier han til dem: Min sjel er bedrøvet inntil døden; bli her og våk med mig!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Da siger han til dem: "Min Sjæl er dybt bedrøvet indtil Døden; bliver her og våger med mig!"
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Da sprach Jesus zu ihnen: Meine Seele ist betrübt bis an den Tod; bleibet hier und wachet mit mir!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Disse loro: «La mia anima è triste fino alla morte; restate qui e vegliate con me»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Ekkor monda nékik: Felette igen szomorú az én lelkem mind halálig! maradjatok itt és vigyázzatok én velem.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Então lhes disse: A minha alma está triste até a morte; ficai aqui e vigiai comigo.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Entonces les dijo: --Mi alma está muy triste, hasta la muerte. Quedaos aquí y velad conmigo
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Il leur dit alors: Mon âme est triste jusqu`à la mort; restez ici, et veillez avec moi.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››이에 말씀하시되 내 마음이 심히 고민하여 죽게 되었으니 너희는 여기 머물러 나와 함께 깨어 있으라 하시고
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Ngài bèn phán : Linh_hồn ta buồn_bực cho_đến chết ; các ngươi hãy ở đây và tỉnh thức với ta .
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Ngài bèn phán: Linh hồn ta buồn bực cho đến chết; các ngươi hãy ở đây và tỉnh thức với ta.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Tedaj jim reče: Žalostna je duša moja do smrti; ostanite tukaj in čujte z menoj.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Tedy im rzekł Jezus: Smętna jest dusza moja aż do śmierci; zostaócież tu, a czujcie ze mną.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Tedy řekl jim: Smutnáť jest duše má až k smrti. Pozůstaňtež tuto a bděte se mnou.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Vtedy im povedal: Moja duša je smutná až na smrť; zostaňte tu a bdejte so mnou!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Τοτε λεγει προς αυτους Περιλυπος ειναι η ψυχη μου εως θανατου μεινατε εδω και αγρυπνειτε μετ' εμου.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››И като взе със Себе Си Петра и двамата Заведееви сина, захвана да скърби и да тъгува.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Тогда говорит им Иисус: душа Моя скорбит смертельно; побудьте здесь и бодрствуйте со Мною.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Тодї рече до них: Тяжко сумна, душа моя аж до смертї. Підождіть. тут, і не спїте зо мною.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››ויאמר להם נפשי מרה לי עד מות עמדו פה ושקדו עמי׃
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››فقال لهم نفسي حزينة جدا حتى الموت. امكثوا ههنا واسهروا معي.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››便 對 他 們 說 、 我 心 裡 甚 是 憂 傷 、 幾 乎 要 死 . 你 們 在 這 裡 等 候 、 和 我 一 同 儆 醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››便對 他 們說 、 我心裡甚 是 憂傷 、 幾乎 要死 . 你 們在這裡 等候 、 和 我 一同 儆醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››A povedal im: Moja duša je smutná až na smrť. Zostaňte tu a bdejte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››e disse-lhes: A minha alma está triste até a morte; ficai aqui e vigiai.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››El le -a zis: ,,Sufletul Meu este cuprins de o întristare de moarte; rămîneţi aici, şi vegheaţi!``
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››És monda nékik: Szomorú az én lelkem mind halálig; maradjatok itt, és vigyázzatok.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Gesù disse loro: «La mia anima è triste fino alla morte. Restate qui e vegliate»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››I dí jim: Smutnáť jest duše má až k smrti. Počekejtež tuto a bděte.

İlgili Sayfalar