Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Pa še v razredu! - Vaša prva ljubezen!
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Pionero del expresionismo, sus pinturas reflejan angustia y dolor.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Průkopník expresionismu, jehož malby byly plné pocitů úzkosti a žalu.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Sen täytyy olla Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Seorang perintis ekspresionisme, yang lukisan adalah kecemasan dan kesedihan.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Seorang perintis ekspresionisme, yang lukisan adalah kecemasan dan kesedihan.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.To musi być Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.To musí být Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.To musí byť Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Trebuie să fie Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.- Un aspirateur automatique.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Un des premiers expressionnistes, dont les peintures étaient angoisse et douleur.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Un pionero del expresionismo, cuyo pinturas eran de angustia y dolor.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Πρέπει να Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Как може да си късметлия , когато Вие не сте с момичетата?
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Пионер в експресионизма, картините му пресъздават гняв и мъка.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Родоначальник экспрессионизма. Его картины выражали печаль и тревогу.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.Це повинно бути Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.זה חייב להיות Jisoo.
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.لا بدّ أنّها جايسون
Ekspresyonizmin öncüsü, resimleri keder ve endişe içeriklidir.مخترع التعبيرية، من كان يرسم القلق المشوّب بالذنب والحزن
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, neumne solze, nazaj v svoj materni spomladi; Vaš pritok pade pripadajo gorje,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, törichte Tränen zurück zu Ihrer Heimat Frühling, Ihre Nebenfluss Tropfen gehören wehe,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, typerät kyyneleet, takaisin native keväällä; Your sivujoki putoaa kuuluvat murhe,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitIndietro, stolte lacrime, di nuovo al vostro primavera nativo; tuo gocce affluente appartengono guai,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitKembali, air mata bodoh, kembali ke musim semi asli Anda; tetes sungai milik Anda celaka,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder ait위로 다시 기본 봄 어리석은 눈물이,, 당신의 지류 방울, 비애에 속하는
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitPara trás, lágrimas tolas, de volta à sua primavera nativas; Seu gotas afluente pertencem a desgraça,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitPowrót, głupie łzy, z powrotem do ojczystego wiosnę, Twój dopływ krople należą do nieszczęścia,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitQuay lại, nước mắt điên cuồng, quay trở lại mùa xuân mẹ đẻ của bạn; giọt nhánh của bạn thuộc về khốn,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitRetour, larmes folles, de retour à votre printemps indigènes; vos gouttes affluents appartiennent au malheur,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitSpate, lacrimi prostesc, înapoi la primăvara ta natală; picături dvs. afluent aparţin vai,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitTerug, dwaze tranen, terug naar je eigen bron; Uw schatplichtig daalt tot wee,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitTilbage, tåbelige tårer, tilbage til dit eget forår; Din biflod falder tilhører Ve,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitTillbaka, dåraktiga tårar, tillbaka till ditt eget våren; Din biflod droppar tillhör ve,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitVissza, ostoba könnyek, vissza a natív tavasszal; A mellékfolyója csepp tartozik jaj,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitVolver, necia, de vuelta a su fuente nativa, su afluente cae pertenecen al dolor,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitΠίσω, ανόητα δάκρυα, πίσω στην πατρίδα σας την άνοιξη? Παραπόταμος σταγόνες σας ανήκουν σε θλίψη,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitНазад, глупые слезы, на ваш родной весной; Ваш приток капель принадлежат горе,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitОбратно, глупави сълзи, обратно към родния си пролет, приток капки принадлежат към горко,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitבחזרה, דמעות טיפשי, חזרה באביב האם שלך; טיפות יובל שלך שייכים אוי,
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitمرة أخرى ، والدموع الحمقاء ، والعودة إلى وطنك الربيع ؛ قطرات ديك رافد تنتمي إلى الويل ،
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitどちらを、間違えて、喜びまで提供。ティバルトは殺されたはず私の夫の生活;
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.각 자동 숭배 의도 각 경우로 분리하고 다른 앉아 듯 조용한 슬픔 편협한 and 전달할 수없는되었습니다.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Mỗi tôn thờ im lặng dường như cố ý ngồi ngoài kia, như thể mỗi im lặng đau buồn là đảo và không thể cho hay.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.Vsak tiho častilec zdelo namerno sedel poleg drugega, kot da bi vsak tihi žalosti so otoške ter Nepriopćiv.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.כל המתפלל שותק בכוונה נראה יושב מלבד זאת, כאילו כל צער שקט היו מנותקים להעברה.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.وبدا كل المصلي يجلس صامتا عمدا بعيدا عن الآخر ، كما لو كان كل والحزن الصامت والانعزالية ايشارك.
Her sessiz tapan bilerek her gibi, birbirinden ayrı diğer oturan görünüyordu sessiz keder dar ve anlatılamaz.サイレント悲しみは偏狭と通信不可でした。 牧師はまだ到着していなかった、とそこに男性と女性のこれらのサイレント島々が座っていた
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.염소를 죽이는건 항상 어려운 일이지만, 니가 매번 그렇게 운다면
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin."Nó sẽ luôn là khó khăn, nhưng nếu em khóc như vậy mỗi lần, em sẽ chết vì vỡ tim mất."
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin."Sarà sempre difficile, ma se ogni volta piangi così morirai di crepacuore.
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin."Será sempre difícil mas, se chorares sempre assim, vais morrer de desgosto.
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin."Zawsze będzie ciężko, ale jeśli za każdym razem będziesz tak płakał, serce ci pęknie i umrzesz.
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin."Це завжди буде важко, але якщо ти плакатимеш щоразу, як тепер, то помреш від серцевого нападу.
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.זה תמיד יהיה קשה, אבל אם תבכה כך בכל פעם,
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.سيكون الأمر دائماً صعباً، ولكن إن بكيت هكذا في كل مرة،
"Her zaman zordur. Ama böyle ağmaya devam edersen, kederinden öleceksin.おまえ 悲しみで死んじまうぞ
Hiçbir zaman için bu Juliet ve Romeo Daha fazla keder bir hikaye oldu.Car jamais été une histoire de plus de malheur Than présent de Juliette et son Roméo.
Hiçbir zaman için bu Juliet ve Romeo Daha fazla keder bir hikaye oldu.Denn niemals wurde eine Geschichte von mehr weh als das von Julia und ihrem Romeo.