Ana içeriğe geç
Sözlük

keşki ile cümle

keşki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bıçak ağzının ucu keskindir.The tip of the knife blade is sharp.
Bıçağın ucu keskindir.The tip of the knife is sharp.
Keskin bir yön duygusuna sahipsin.You have a keen sense of direction.
Bu gerçekten keskin bir bıçak.This is a really sharp knife.
O, keskin bir acı hissetti.He felt a sharp pain.
Tom'un keskin bir bıçağa ihtiyacı var.Tom needs a sharp knife.
Tom midesinde keskin bir ağrı hissetti.Tom felt a sharp pain in his stomach.
Onu severim ama bazen onun keskin dil beni çok fazla rahatsız ediyor.I like her, but sometimes her sharp tongue irritates me so much.
Tom keskin bir bıçakla kendini kesti.Tom cut himself with a sharp knife.
Çevresi ile keskin bir tezat oluşturuyor.It contrasts sharply with its surroundings.
Bu bıçak yeterince keskin değil.This knife is not sharp enough.
Tom uzman bir keskin nişancıdır.Tom is a proficient marksman.
Timsahların keskin dişleri vardır.Crocodiles have sharp teeth.
Hayvanların keskin dişleri vardır.Animals have sharp teeth.
Hisse senedi fiyatları keskin bir şekilde düştü.Stock prices fell sharply.
Göğsünde keskin bir ağrı hissetti.He felt a sharp pain in his chest.
Tom bir keskin nişancı tarafından başından vuruldu.Tom got shot in the head by a sniper.
Kuşların keskin bir görme gücü vardır.Birds have sharp vision.
Tom bir bıçağı keskinleştiriyor.Tom is sharpening a knife.
Ben kılıcımı keskinleştiriyorum.I am sharpening my sword.
Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.When the concrete is hard, we use an electric drill instead of a pin chisel.
Bıçakların nasıl keskinleştirileceğini bilir.He knows how to sharpen knives.
Sakin ol ve yaba keskinleştir.Stay calm and sharpen pitchforks.
Keskin bir dil, keskin bir bıçaktan daha tehlikelidir.A sharp tongue is more dangerous than a sharp knife.
Tom bile bir kurşun kalemi keskinleştiremiyor.Tom can't even sharpen a pencil.
Bebeklerin dişleri keskindir.Baby teeth are sharp.
Keskin bir ağrı onun midesini deldi.A sharp pain pierced her stomach.
Gemi keskin bir düdükle limandan ayrıldı.With a piercing whistle, the ship sailed from the port.
Korku keskin kılıçlardan daha zararlıdır.Fear is more harmful than the sharpest of swords.
Çok keskinsin.You're very sharp.
Tom keskin üfledi.Tom exhaled sharply.
Sözlerinin keskin tonu, atmosferi soğuttu.The sharp tone of his words chilled the atmosphere.
Gerçekten keskin.It's really sharp.
Kılıç çok keskindi.The blade was very sharp.
Bu aptalın keskin dişleri var.This imbecile has sharp teeth.
Mutfak bıçağı eti kesmek için yeterince keskin değildi, bu yüzden çakımı kullandım.The kitchen knife wasn't sharp enough to cut the meat, so I used my pocket knife.
Bıçağım keskin.My knife is sharp.
Bıçağım keskindir.My knife is sharp.
Belirsiz bir algının keskin bir görüntüsünden daha kötü bir şey yoktur.There is nothing worse than a sharp image of a vague perception.
Dikkatli ol. O çok keskin.Be careful. It's very sharp.
Göğsünde keskin bir acı hissetti.She felt a sharp pain in the chest.
Bu bıçak çok keskin değil.This knife isn't very sharp.
En güzel çiçeklerin en keskin dikenleri vardır.The most beautiful flowers have the sharpest thorns.
Bıçağımın ağzı çok keskin.The blade of my knife is very sharp.
Benim bıçağın ağzı çok keskin.The blade of my knife is very keen.
Keskin ağızlı bir bıçak aldım.I received a knife with a sharp blade.
Şahin keskin gözlere sahiptir.The falcon has keen eyes.
Şahinin keskin gözleri vardır.The falcon has sharp eyes.
Onun keskin bir iş algısı var.She has a keen business sense.
Piranhalar büyük, obur ve keskin dişlidirler.Piranhas are big, voracious fish with sharp teeth.
Gölgelerin kenarları keskin ya da yumuşak olabilir.The edges of shadows can be sharp or soft.
Tom keskindi.Tom was sharp.
Tom göğüsünde keskin bir ağrı hissetti.Tom felt a sharp pain in his chest.
Tom serseri bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.Tom was the victim of a random sniper attack.
Tom rastgele bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.Tom was the victim of a random sniper attack.
Keskin bir ağrı Tom'un vücudunu vurdu ve o yere yığıldı.A sharp pain shot through Tom's body and he slumped to the ground.
Keskin gözlerin var.You've got sharp eyes.
Sen oldukça keskinsin, değil mi?You're quite sharp, aren't you?
Keskin bir gözün var, Tom.You've got a sharp eye, Tom.
Onların keskin bir bıçağa ihtiyaçları var.They need a sharp knife.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod