keşke ile cümle

keşke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.Seandainya saja saya punya setengah jam untuk bercerita mengenai bagaimana kami hampir mati di penyelaman ini.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.Tôi mong tôi có thể dành ra nửa tiếng kể các bạn nghe chúng tôi suýt chết trong chuyến lặn này như thế nào.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.Toivon, että voisin viettää puoli tuntia kertomalla, kuinka lähes kuolimme tällä sukelluksella.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.Vorrei avere mezz'ora per raccontarvi come sono quasi morto durante questa immersione.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.Жалко, что у меня мало времени, и я не могу рассказать вам, как мы едва не погибли во время этого погружения.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.Иска ми се да поговоря половин час, за да ви кажа как почти загинахме при това гмуркане.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.Я б хотів мати ще півгодини, щоб розповісти вам, як ми мало не загинули під час того занурення.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.הלוואי ויכולתי לבלות חצי שעה ולספר לכם על איך כמעט ומתנו באותה צלילה
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.ويمكنني ان اقضي نصف ساعة اشرح لكم كيف كان من الممكن ان نلقى حتفنا هناك
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.小一時間くらいしたいところですが この写真で本当に重要なのは 端に見えている
Bu düzgün oldu ama bu kadar büyük punto yapmasalardı keşke ama püf noktasını anladınız.Então isso é claro e eu gostaria que eles não tivessem feito a letra tão grande, mas você entendeu.
Bu düzgün oldu ama bu kadar büyük punto yapmasalardı keşke ama püf noktasını anladınız.Wygląda całkiem dobrze, gdyby tylko czcionka nie była tak duża, no ale widać wszystko co trzeba.
Bu düzgün oldu ama bu kadar büyük punto yapmasalardı keşke ama püf noktasını anladınız.Така е добре, иска ми се да не бяха правили шрифта толкова едър, но схващате идеята.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Che opportunità sprecata.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Que oportunidade desperdiçada."
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke. Sana yardım edemeyiz." dediler."Ce șansă pierdută, ar fi trebuit dată unui băiat, nu putem face asta."
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke. Sana yardım edemeyiz." dediler.Esto se lo tendrían que haber dado a un muchacho.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke. Sana yardım edemeyiz." dediler.Mal by ju dostať chlapec.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke. Sana yardım edemeyiz." dediler.On aurait dû donner cette opportunité à un garçon.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Stracona szansa.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Taková ztracená příležitost, to místo měl dostat kluk.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Vilket slöseri.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Was für eine verlorene Gelegenheit.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Wat een gemiste kans.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke.Έπρεπε να είχε δόθεί σε ένα αγόρι.
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Что за глупость!
Bu fırsat bir erkek çocuğa verilseydi keşke."Яка втрачена можливість, стипендію мали дати якомусь хлопцю.
Bu yüzden, bu memden kurtulmayı diliyorum. Keşke bu mem'in soyu tükense.Dus, ik zou willen dat we deze meme laten vallen dat deze meme uit zou sterven.
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.För många betyder detta: Jag önskar jag varit mer tillsammans med min familj och mina barn när de växte upp.
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.많은 사람들에게 이것은, 가족들과 아이들이 자라는 동안, 좀 더 시간을 보냈더라면, 하는 것을의미합니다.
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim."Żałuję, że nie spędzałem więcej czasu ze swoją rodziną, dorastającymi dziećmi."
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.Для многих это звучит как "Я бы хотел больше времени проводить с семьёй, видеть, как растут мои дети".
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.לגבי אנשים רבים, זה אומר, הלואי שהייתי מבלה יותר זמן עם המשפחה שלי, עם ילדי בזמן שהם גדלו.
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.هذا يعني لكثير من الناس: أتمنى لو قضيت وقتاً أكثر مع عائلتي وأطفالي وهم يكبرون
Çoğu insan için bu demek oluyor ki keşke ailem ve çocuklarımla daha çok vakit geçirseydim.子どもたちと 過ごすべきだった ということでしょう いっしょにゲームをするのは 家族にとって良い点が
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.- Áno. Pretože si predstavujete, či ste pre ne mohli niečo urobiť.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Bo czasem myślisz o tym, że można było coś dla nich zrobić.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.- Ja. Weil du dann wünscht, weißt du, dass du irgendetwas hättest für sie tun sollen.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Karena ingin...bisa berbuat sesuatu untuk mereka
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Man önskar att man hade kunnat göra något för dem.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Mas você desejaria ter podido fazer alguma coisa por eles.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Porque desearía haber podido hacer algo por ellas
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.- Si. Perchè vorresti aver potuto fare qualcosa per loro.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Úgy érzi az ember, hogy tehetett volna valamit értük.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Želiš si, da bi lahko storil kaj za njih.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Διότι ευχόσουν, να μπορούσες να κάνεις κάτι για αυτούς.
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.Потому что вы надеетесь, вы знаете, что могли бы что-то сделать для них
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.כי אני מייחלת שהייתי ,עושה משהו בשבילם
Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin.完璧な孤立です どういえばいいのか
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Oj, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.A Dávid si zažiadal a riekol: Ó, keby sa mi dal niekto napiť vody zo studne v Betleheme, ktorá je pri bráne!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va aduce apă de băut din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David a avut o dorinţă, şi a zis: ,,Cine-mi va da să beau apă din fîntîna de la poarta Betleemului?``
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.David eut un désir, et il dit: Qui me fera boire de l`eau de la citerne qui est à la porte de Bethléhem?
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ao_ước rằng : Chớ_chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem !
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða-vít ao ước rằng: Chớ chi ta được uống nước bởi giếng ở bên cửa thành Bết-lê-hem!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða - vít ước_ao rằng : Than_ôi ! chớ gì ai ban cho ta nước uống của giếng bên cửa thành Bết-lê-hem !
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.Ða-vít ước ao rằng: Than ôi! chớ gì ai ban cho ta nước uống của giếng bên cửa thành Bết-lê-hem!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.E Davi, com saudade, exclamou: Quem me dera beber da água da cisterna que está junto a porta de Belém!
Davut özlemle, ‹‹Keşke biri Beytlehemde kapının yanındaki kuyudan bana su getirse!›› dedi.E Davi, ofegante, exclamou: Quem me dera beber da água do poço de Belém, que está junto � porta!
İlgili Sayfalar