Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.De mint minden feszültség alatt álló vezeték, ez is menthetetlenül antennává vált.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Doch wie jeder lange geladene Draht wurde die Leitung gleichzeitig zur Antenne.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.전류가 흐르는 다른 긴 전선처럼 이 전선은 우연한 기회에 안테나 역할을 하게 되었으며
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Maar zoals elke lange kabel met lading werd het onbedoeld ook een antenne.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Ma come ogni estensione di cavo carico, involontariamente divenne anche un'antenna.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Mas como todos os fios condutores tornou-se inadvertidamente numa antena.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Men som med varje lång vajer med spänning över, blev den oundvikligen också en antenn.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Pero como toda extensión de cable cargado, se convirtió, sin darse cuenta, en antena.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Podobne ako hocijaký dlhý drôt pod prúdom, sa však táto linka neúmyselne stala anténou.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Stejně jako každý dlouhý drát pod napětím se však i tento drát neplánovaně stal anténou.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Αλλά όπως κάθε μακρύ κομμάτι φορτισμένου καλωδίου έγινε επίσης άθελά του μία κεραία.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Але, як і будь-який заряджений провід такої довжини, він мимоволі перетворився в антену.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Но, как и любая заряженная проволока большой длины, она случайно превратилась в антенну.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.Но подобно на всяка дълга заредена жица, също така по невнимание станала една антена.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.אבל כמו כל חוט ארוך וטעון, הוא גם נהיה בשוגג אנטנה.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.ولكن كأي سلك طويل مشحون, أصبح من غير قصد هوائي.
Ama her uzun yüklü kablo gibi o da kazara bir antene dönüştü.何かの事情でそのワイアーは アンテナになったのです トーマス・ワトソンは
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Aceste mici decorațiuni, aceste tipuri neintenționate de design mi se par a fi reconfortante.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Deze plaatjes, deze toevallige stukjes design, vind ik verfrissend.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Dla mnie te małe winietki, małe przypadkowe fragmenty designu, są bardzo pokrzepiające.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Encuentro que estas pequeñas viñetas, estas piezas de diseño accidentales, son refrescantes.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Ho trovato che queste piccole vignette, questi piccoli e casuali pezzi di design, fossero rinfrescanti.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Ich finde diese kleinen Vignetten, dieses kleine, zufällige Design, erfrischend.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Je trouve ces petites vignettes, ces petits designs accidentels, rafraîchissants.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.이러한 모양을 발견했죠 이러한 의도되지 않은 디자인 작품들이 뭔가 신선하고
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Намирам тези малки винетки, тези малки случайни елементи на дизайн, за освежителни.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Я нахожу эти маленькие виньетки, эти случайные части дизайна, освежающими.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.אני מוצא את עיטורי השוליים הקטנים הללו, את פיסות העיצוב המקריות האלו, להיות מרעננים.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.أنا أجدها كصور موجزة صغيرة كتصاميم خدثت بالصدفة لكي تكون منعشة
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.小さなデザインというのは 新鮮に感じられます こういった作品はどこか
Ben kazara bir mucit oldum.Am devenit inventator din întâmplare.
Ben kazara bir mucit oldum.Ich bin aus Versehen zum Erfinder geworden.
Ben kazara bir mucit oldum.Ik werd per ongeluk uitvinder.
Ben kazara bir mucit oldum.Jeg blev opfinder ved et tilfælde.
Ben kazara bir mucit oldum.Je suis devenu inventeur par hasard.
Ben kazara bir mucit oldum.저는 우연히 발명가가 되었습니다.
Ben kazara bir mucit oldum.Me convertí en inventor por casualidad.
Ben kazara bir mucit oldum.Saya menjadi penemu secara kebetulan.
Ben kazara bir mucit oldum.Sono diventato un inventore per caso.
Ben kazara bir mucit oldum.Stałem się wynalazcą przez przypadek.
Ben kazara bir mucit oldum.Tôi đã trở thành nhà sáng chế thật tình cờ.
Ben kazara bir mucit oldum.Изобретателем я стал случайно.
Ben kazara bir mucit oldum.Станах изобретател случайно.
Ben kazara bir mucit oldum.נעשיתי לממציא בטעות.
Ben kazara bir mucit oldum.أصبحت مخترعا بمحض الصدفة
Ben kazara bir mucit oldum.私は1956年に空軍を除隊しました。いや、そんな事はない
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Am dat de această întrebare din pură întâmplare.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Beh, io sono finito in questa cosa assolutamente per caso.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Bem, deparei-me com tudo isto completamente por acidente.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Bueno, llegué a todo esto completamente por accidente.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Eh bien, j'ai travaillé sur ce sujet complètement par hasard.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Hát, teljesen véletlenül kezdtem foglalkozni a témával.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Ich bin völlig zufällig auf diese Sache gestoßen.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Ik liep geheel bij toeval tegen deze kwestie aan.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.K celej tejto záležitosti som vlastne prišiel úplnou náhodou.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.K celé téhle věci jsem se dostal úplně náhodou.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.음, 저는 우연히 이런 문제에 부딪혔습니다.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Saya terlibat dengan ini semua betul-betul tidak sengaja.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Törmäsin tähän asiaan täysin sattumalta.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Well, tình cờ mà tôi đã gặp phải vấn đề này.