Ana içeriğe geç
Sözlük

kazan ile cümle

kazan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
Söylemeye gerek yok, ödülü kazanamadı.Needless to say, he did not win the prize.
Sen bütün çarpışmaları kazanabilirsin ama savaşı kaybedebilirsin.You can win all the battles yet lose the war.
Şahsen, seçimi kimin kazanacağının herhangi bir yaratacağını sanmıyorum.Personally, I don't think it makes any difference who wins the election.
Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.Being an orphan, my father had to start earning money at ten.
Allahtan, birincilik ödülünü kazandı.Luckily, I won first prize.
Neyse ki, o oyunu kazandı.Luckily, he won the game.
Neyseki, o şampiyonluğu kazandı.Luckily, he won the championship.
Okul müdürü kazananlara ödüllerini sunacak.The headmaster will present the winners their prize.
Birinin kazancı diğerinin kaybıdır.One man's gain is another man's loss.
Çok para kazandığını duydum.I heard you're raking in the money.
Şu anda kazanın onun dikkatsizliğinden kaynaklandığını düşünüyorlar.At the moment they think that the accident is due to his carelessness.
Bu defa oyunu kazanacağımdan emin değilim.I am not sure of winning the game this time.
Bu sefer Bob'un kazanma olasılığı yüksek.This time Bob is likely to win.
Bu sefer Bob muhtemelen kazanacak.This time Bob is likely to win.
Bu sefer hangi taraf kazanıyor?Which side is winning this time?
Bu yılki final karşılaşmasın kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win this year's Super Bowl?
Sonunda kazanacak olan güç değil adalettir.It is justice, and not might, that wins in the end.
Yamada ve benim aramdaki kazanç-kayıp kaydı elli ellidir.The win-loss record between Yamada and me is fifty-fifty.
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.To my great delight, he won the first prize.
Kazanacağımı ya da kaybedeceğimi bilmiyorum.I don't know whether I will win or lose.
Çok para kazandığımı düşünme.Don't think I'm made of money.
Bizim için sürpriz oldu, Betty kupayı kazandı.To our surprise, Betty won the trophy.
Bizim için sürpriz oldu, Emi 400 metre yarışını kolaylıkla kazandı.To our surprise, Emi won the 400-meter race with ease.
Bizim için sürpriz oldu, o büyük ödülü kazandı.To our surprise, he won the grand prize.
Takımımız muhtemelen oyunu kazanacak.Our team is likely to win the game.
Takımımızın kazandığı haberini duydum.I heard the news that our team had won.
Bence takımımızın kazanacağı kesin.I think it certain that our team will win.
Takımımız dün maçlarını kazandı.Our team won their match yesterday.
Takımımız büyük bir zafer kazandı.Our team gained a great victory.
Teknemiz iki boyla kazandı.Our boat won by two lengths.
Para kazanmak için çalışıyoruz.We work to get money.
Biz maçı kazandık.We won the match.
Kazanın tanıklarıydık.We were witnesses of the accident.
Bilgeliği yaşla kazanırız.We gain wisdom with age.
Teyzem tüm giderleri ödenmiş Hawaii turu kazandı.My aunt won an all-expenses-paid tour of Hawaii.
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Eğer partim seçimi kazanmazsa, dişimi kıracağım.I'll eat my hat if my candidate does not win the election.
Birincilik ödülünü kazanabildim.I was able to win the first prize.
Kazanma yeteneğine güvenim var.I have confidence in your ability to win.
Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.I am training hard so that I may win the race.
Kazanın olduğu günü hatırlıyorum.I remember the day when the accident happened.
Çok para kazanmak istedim.I wanted to get a lot of money.
Sonunda onun kalbini kazandım.I have finally won his heart.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazanma şansım vardı.I had the fortune to win the first prize in the speech contest.
Dün 200,000 yen kazandım.I profited 200,000 yen yesterday.
Ben şampiyonluğu kazanacağımdan eminim.I'm sure of winning the championship.
Arabamı satarak iyi bir kazanç elde ettim.I made a good profit by selling my car.
Ben kendi hayatımı kazanmak zorundayım.I've got to earn my own living.
Kazansamda kaybetsemde mutlu olacağım.I'll be happy whether I win or lose.
Onun tenis maçını kazandığına eminim.I am sure of his winning the tennis match.
Onun yarışı kazanacağına kesin gözüyle baktım.I took it for granted that he would win the race.
Onun konuşma yarışmasını kazandığına eminim.I am sure of his winning the speech contest.
Onun oyunu kazanacağına bahse girdim.I made a bet that she would win the game.
Ben maddi kazançla ilgilenmiyorum.I am not interested in material gain.
Ben maddi kazançlarla ilgilenmiyorum.I'm not interested in material gains.
Şampiyonluğu kazanmayı imkansız buldum.I found it impossible to win the championship.
Zaman kazanmak için bilgisayar kullandık.We used the computer in order to save time.
Onun oyunu kazanmasını istiyoruz.We'd like him to win the game.
Arka arkaya dört maçı kazanmak zordur.It is hard to win four successive games.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod