Bir trafik kazasında ciddi biçimde yaralanmıştı.He was seriously injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in a traffic accident.
Trafik kazasında oğlunu kaybetti.He lost his son in the traffic accident.
Bir trafik kazasında yaralandı.He got injured in a traffic accident.
O, araba kazasında iç yaralanma geçirdi.He suffered internal injuries in the car accident.
O, bir trafik kazasında bir gözünün görme yetisini kaybetti.He lost the sight of one eye in a traffic accident.
Hayatını bir trafik kazasında kaybetti.He lost his life in a traffic accident.
O bir trafik kazası ile karşılaştı.He met with a traffic accident.
O koyu renkli bir kazak giymişti.He wore a dark sweater.
Bu onun altıncı kazası.This is his sixth accident.
O, üçüncülük ödülünü kazandı.He won the third prize.
O iş yerinde bir kaza geçirdi.He had an accident at work.
O, harcayabileceğinden daha çok para kazanıyor.He earns more money than he can spend.
Bana takımımızın kazandığı haberini getirdi.He brought me the news that our team had won.
O, kazayla ilgili beni suçladı.He blamed the accident on me.
Benim kazandığımın üç katı kadar çok kazanır.He earns three times as much as me.
O, maaşımın iki katını kazanıyor.He is earning twice my salary.
O, maaşımın iki katını kazanır.He earns double my salary.
O, muhtemelen oyunu kazanacak.He is likely to win the game.
Bir kazada yaralandığından beri, o artık yürüyemedi.Since he was injured in an accident, he could no longer walk.
O, kazadan sağ kurtuldu.He survived the accident.
O bir kazada yaralandığı için yürüyemiyordu.Being injured in an accident, he could not walk.
Kaza sonucu sağır oldu.He went deaf as a result of an accident.
O, bir kazada hayatını kaybetti.He lost his life in an accident.
Kaza geçirme riskini göze aldı.He ran the risk of having an accident.
Bir kaza geçirmiş olması olasıdır.It is possible that he has had an accident.
O bir kazaya uğradı ve bazı kemiklerini kırdı.He met with an accident and broke some bones.
Kazanın sebebi olduğunun tamamen farkındadır.He fully realizes that he was the cause of the accident.
O, kazadan hiç bahsetmez.He never speaks of the accident.
Kısa bir kaza açıklaması yaptı.He gave a short account of the accident.
Kazayı kötü havaya bağladı.He attributed the accident to the bad weather.
Onun tek oğlu otomobil kazasında öldü.He had his only son killed in an automobile accident.
O, bir araba kazasında yaralandı.He was hurt in a car accident.
O, bir araba kazasında öldü.He was killed in a car accident.
O, araba kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in the car accident.
O, kazasını polise bildirdi.He reported his accident to the police.
O, gerçekten kazayı görmedi.He actually didn't see the accident.
Bir sürü kolay para kazandı.He made a lot of easy money.
O kazanacağını umuyor ve ben de.He hopes he'll win and I hope so too.
O kazanacak gibi görünüyor.It looks like he will win.
Zafer kazanmış olmakla övündü.He bragged of having won the victory.
Muhtemelen bursu kazanacak.He is likely to win the scholarship.
Romancı olarak ün kazandı.He won fame as a novelist.
Bir ödül kazanmak için yeterince yükseğe zıplamadı.He didn't jump high enough to win a prize.
Hayatında bir amacı var, para kazanmak.He has only one aim in life, to make money.
Peş peşe dört kez dünya şampiyonluğu kazandı.He won four successive world championships.
Hayatını kazanmak için çok çalışır.He works hard to earn his living.
Büyük bir çoğunlukla seçimi kazandı.He won the election by a large majority.
O, çok para kazanıyor.He is in the money.
Bir demiryolu kazasında öldü.He was killed in a railroad accident.
O, okula giderken kaza gördü.He saw the accident on the way to school.
O kazandığını biriktirir.He saves what he earns.
O ona bir kazak aldı.He bought her a sweater.
O onun sevgisini kazandı.He won her affection.
Onun ilgisini kazanmaya çalıştı.He tried to gain her affection.
Sadece çölde ölmek için kazadan sağ kurtuldu.He survived the crash, only to die in the desert.
O, uçak kazasında hayatta kaldı.He survived the plane crash.
O, hastanede bilincini yeniden kazandı.He regained consciousness in the hospital.
Onun şanssızlığı ona sempati kazandırdı.His misfortune gained him sympathy.
Dikkatsizce sürdü ve bir kaza geçirdi.He drove carelessly and had an accident.