Ana içeriğe geç
Sözlük

kaza ile cümle

kaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Amerikan vatandaşlığını kazandı.He acquired American citizenship.
O, bir ayda yarım milyon yen kazanmaktadır.He earns half a million yen a month.
O, bir ayda ne kadar para kazanır.How much money does he make a month?
Kazananın adını bağırarak söyledi.He called out the name of the winner.
Cesareti ona ün kazandı.His courage won him fame.
Onun cesur hareketi ona saygı kazandırdı.His brave deed earned him respect.
Her iki yarışı kazanıp kazanmayacağını bilmiyorum.I doubt whether he will win both races.
Bir tren kazasında yaralandı.He was injured in a railway accident.
Umarım hiçbiri trafik kazasına karışmamıştır.I hope that neither of them was involved in the traffic accident.
Takımlarının bu sezonu kazanma şansı yok.Their team doesn't have a ghost of a chance of winning this season.
Onlar arkaya arkaya üç yıl Japonya Kupasını kazandılar.They won the Japan Cup three years in succession.
Ben onların kazanacaklarından eminim.I'm sure they'll win.
Onlar kazanın farklı versiyonlarını verdiler.They gave different versions of the accident.
Onlar kazanın nedenlerini araştırmak için anlaştılarThey agreed to look into the causes of the accident.
Para kazanmak için her şeyi yaptılar.They did everything in order to make money.
Onlar eski gazeteleri toplayarak ve satarak hayatını kazanıyor.They earn their living by collecting and selling old newspapers.
Aceleyle trafik kazasının olduğu yere gittiler.They rushed to the scene of the traffic accident.
Kaza için onu suçladılar.They blamed him for the accident.
Bir sonraki oyunu kazanmaya istekliler.They are eager to win the next game.
Onlar günü kazandılar.They won the day.
Sayıların gücüyle kazandılar.They won by force of numbers.
Birçok hayat pahasına savaşı kazandılar.They won the battle at the cost of many lives.
Onun ödülü kazanma şansı var.She stands a good chance of winning the prize.
O, ödül kazanmaya eğilimlidir.She is apt to win the prize.
O, onun kazanacağını tahmin etti.He predicted she would win.
Onun kazanmasını istiyordu.I wanted her to win.
Onun kazanmasını istiyordum.I wanted her to win.
Babasının bir trafik kazasında öldüğü söylenmektedir.It is said that her father was killed in a traffic accident.
Oğlu bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Her son was killed in a traffic accident.
Oğlu kazada öldürüldü.Her son was killed in the accident.
Onun dikkatsizliği bir kazaya neden oldu.Her carelessness resulted in an accident.
Kocasının bir kazada hayatını kaybettiği haberi ona büyük bir şok oldu.The news that her husband had been killed in an accident was a great shock to her.
Tek oğlunu trafik kazasında kaybetti.She lost her only son in the traffic accident.
Nobel ödülünü kazandıktan sonra her zamanki kadar mütevazı kaldı.After winning the Nobel prize, she remained as modest as ever.
O on altı yaşındayken bir trafik kazasıyla karşılaştığını söyledi.She said she had met with a traffic accident when she was sixteen.
O, birincilik ödülünü kazanmakla övündü.She boasted of having won the first prize.
O, günde 30 dolar kazanıyor.She earns 30 dollars per day.
O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.She won an Oscar nomination for best supporting actress.
Çuvalla para kazanıyor.She's making money hand over fist.
O kesinlikle turnuvada şampiyonluk kazanacak.For sure, she'll win the championship in the tournament.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.She won first prize in the speech contest.
O, kazağını giydi.She pulled her sweater on.
Kazağı üzerinde uyuyakaldı.She fell asleep with her sweater on.
Kazağını başının üzerine çekti.She pulled her sweater over her head.
Yüz metre yarışını kazandı.She won the one hundred meter race.
O, yarışmayı kazandı.She won the contest.
Bana kazadan bahsetmedi.She didn't mention the accident to me.
Kazada yaralandı.She was injured in the car accident.
Kazada hayatta kalan tek kişiydi.She was the only one to survive the crash.
O bir tenis oyuncusu olarak hayatını bitiren bir kaza geçirdi.She had an accident that ended her life as a tennis player.
Keman çalarak hayatını kazanır.She earns her living by playing the violin.
Bir bale dansçısı olarak hayatını kazanır.She earns her living as a ballet dancer.
O, kazandığı kadar çok para harcar.She spends as much money as she earns.
O, öğreterek yaşamını kazanır.She earns her living by teaching.
Para kazanma sanatını biliyor.She knows the art of making money.
Her zaman para kazanma planlarını düşünüyor.She is always thinking of moneymaking schemes.
Bir trafik kazasında hafızasını yitirdi.She lost her memory in a traffic accident.
O, bir yazar olarak hayatını kazanıyor.She earns a living as a writer.
O bana turnuvayı kimin kazanacağını düşündüğümü sordu.She asked me who I thought would win the tournament.
O, kazadan sonra bütün gün bilinçsizdi.She was unconscious for a whole day after the accident.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod