Ana içeriğe geç
Sözlük

kaza ile cümle

kaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, oyunu kazanacağından emin.He is sure to win the game.
O maçı kazanmaya zorunlu.He is bound to win the match.
O kazanacağından emin.He is sure to win.
Bu parayı nasıl kazandı?How did he come by this money?
Onun bu oyunu kazanması muhtemeldir.He is likely to win this game.
O, muhtemelen bu oyunu kazanır.He is likely to win this game.
O, kazada ağır yaralandı.He was injured badly in the accident.
O yazım yarışmasında birincilik ödülü kazandı.He won first prize at the spelling contest.
O kazağını ters yüz giydi.He put on his sweater wrong side out.
O, yarışı kolayca kazandı.He won the race easily.
Trafik kazasında yaralandı.He got injured in the traffic accident.
Trafik kazası onu gözünden mahrum etti.The traffic accident deprived him of his sight.
Trafik kazasında ciddi biçimde yaralandı.He got hurt seriously in the traffic accident.
O, kazada yaralandı.She was hurt in the accident.
Kazada boynunu kırdı.He got his neck broken in the accident.
O, kazayı polise detaylı bir şekilde anlattı.He described the accident in detail to the police.
O, kazadan hemen sonra öldü.He died soon after the accident.
O, kazaya ayrıntılı bir açıklama getirdi.He gave a detailed description of the accident.
O, kazadan bahsetti mi?Did he mention the accident?
Kazanın tek tanığıydı.He was the only witness of the accident.
Kazanın sonucu olarak geç kaldı.He was late as a result of the accident.
O, kaza için beni suçladı.He blamed me for the accident.
O, kazaya tanıklık etti.He witnessed the accident.
Kazayı gördüğünü doğruladı.He affirmed that he saw the crash.
Ödülü kazanmış olmaktan gurur duyuyor.He is proud of having won the prize.
Ödül almaya hak kazandı.He is entitled to receive the reward.
Çok para kazanmak için çok çalıştı.He worked very hard to earn a lot of money.
Mümkün olduğunca çok para kazandı.He earned as much money as possible.
Dövüşü nakavtla kazandı.He won the fight by a knockout.
O, Havayi'ye bir seyahat kazanmış kadar mutlu görünüyor.He looks as happy as if he had won a trip to Hawaii.
O bir otel görevlisi olarak yaşamını kazanır.He earns his living as a hotel boy.
O henüz geri gelmedi. Kaza geçirmiş olabilir.He isn't back yet. He may have had an accident.
Kısa sürede soğukkanlılığını geri kazandı.He soon recovered his composure.
O sıkı çalışarak bir burs kazanmayı başarmayı umuyor.He expects to succeed in winning a scholarship by studying hard.
O, günde 20 dolar kazanır.He earns twenty dollars a day.
O, birincilik ödülü kazanacak.He will win the first prize.
Hayatını İngilizce öğreterek kazanıyor.He earns his living by teaching English.
İngilizce konuşma becerisi kazandı.He acquired the ability to speak English.
O, kazara istasyonda İngilizce öğretmeniyle karşılaştı.He met his English teacher at the station by accident.
O, kazara çekiçle parmağına vurdu.He accidentally hit his thumb with the hammer.
Kazara çekiçle başparmağına vurdu.He accidentally hit his thumb with the hammer.
O, şirketimiz için değerli bir kazanımdır.He is a valuable acquisition to our company.
Okula giderken trafik kazası geçirdi.He had a traffic accident on his way to school.
Kazara yanlış otobüse bindi.He took the wrong bus by mistake.
O, atıştırma alışkanlığı kazandı.He acquired the habit of snacking.
Eve giderken bir kaza geçirdi.He had an accident on his way home.
Direksiyon başında uyuyakalıp kaza yaptı.He fell asleep at the wheel and had an accident.
Direksiyon başında uykuya daldı ve kaza yaptı.He fell asleep at the wheel and had an accident.
Sanırım o, balık satarak para kazanır.I think he makes money by selling fish.
Bir öğretmen olarak hayatını kazandı.He earned his living as a teacher.
O, geçimini öğretmenlik yaparak kazanır.He earns his living by teaching.
Sadece para kazanmayı düşünüyor.He thinks only of making money.
Para kazanmayla o kadar meşguldü ki başka bir şey düşünecek vakti yoktuHe was so intent on money-making that he had no time to think of anything else.
Para kazanmaktan başka bir şey düşünmez.He thinks of nothing but making money.
Trafik kazasını polise bildirdi.He notified the police of the traffic accident.
O, ayda 300,000 yen kazanır.He earns 300,000 yen a month.
O bir trafik kazasında yaralandığı için şimdi yürüyemiyor.He can't walk now because he got injured in a traffic accident.
O, trafik kazasında yaralandı.He was injured in a traffic accident.
Bir trafik kazasında hafif yaralandı.He was slightly injured in a traffic accident.
O, trafik kazasında öldü.He died in the traffic accident.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod