Ana içeriğe geç
Sözlük

kaza ile cümle

kaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dikkatli sürmek kazaları önler.Careful driving prevents accidents.
Soruşturma komitesi, kazanın sebebini araştırıyor.The investigating committee is looking into the cause of the accident.
Caddeden karşıya geçerken bir kaza gördüm.When I was crossing the street, I saw an accident.
Onlar bir kaza geçirmiş olmalı.They must have had an accident.
Şirket 4 milyar dolar satıştan, 300 milyon dolar kazandı.The company earned $300 million on sales of $4,000 million.
Birçok kaza, yolun buzlu koşullarından kaynaklanıyordu.Many accidents resulted from the icy conditions of the road.
Kazanacağın çok az şeyin ve kaybedeceğin çok şeyin var.You have little to gain and much to lose.
Okuma bir kez kazanıldığında asla kaybolmayan alışkanlık türüdür.Reading is the kind of habit that once acquired is never lost.
Oyunda altın madalyayı Japonya takımı kazandı.The Japan team won the gold medal in the game.
O iyi bir atıcı olsa bu oyunu kazanırız.If he were a good pitcher, we would win this game.
Onun maçı kazanma şansı olduğuna hiç kimse inanmadı.Nobody believed he stood a chance of winning the match.
Araba kazasından sorumluydu.He was responsible for the car accident.
Onun yarışmayı kazanması gerektiği doğaldı.It was natural that he should win the contest.
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.None of us knew his decision to win the long-distance race.
Yarışı yine kazandı.He won the race again.
Onun yarışı kazandığı gerçek mi?Is it true that he won the race?
Onun birincilik ödülünü kazandığı doğrudur.It is true that he won first prize.
Altın madalya kazandığı için onu tebrik ettik.We congratulated him on winning a gold medal.
O, oyunu mutlaka kazanacak.He is certain to win the game.
Oyunu kazanması tamamen şanstı.It was pure chance that he won the game.
Ben onun bir otomobil kazasında kötü yaralandığını duyunca çok şaşırdım.I am very much surprised to hear that he got badly injured in a motorcar accident.
Onun kazanacağına 10.000 yen bahse girerim.I'll bet 10,000 yen on his winning.
Büyük ihtimalle kazanacak.There is a good chance that he will win.
Onun kazanma şansı yüksek.There is a good chance that he will win.
Onun az miktarda kazanma şansı vardır.There is little chance of his winning.
Onun seçimi kazanacağı açık.It is apparent that he will win the election.
Onun seçimi kazanması için herhangi bir olasılık var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun seçimi kazanması için herhangi bir ihtimal var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun uçak kazasında ölmemiş olması bir mucize.It's a miracle he wasn't killed in the plane crash.
Şampiyonluğu kazanması muhtemeldir.He is likely to win the championship.
Onun kalbini kazanma fırsatı olmayacak.He will have no chance of winning her heart.
Onun bir kaza geçirdiğini öğrendik.We learned that he had an accident.
Umarım kaza geçirmemiştir.I hope he hasn't had an accident.
Eğer onun hatası olmasaydı biz kazanırdık.If it had not been for his error, we would have won.
Onun yetersiz kazançlarıyla yaşamak zordu.It was difficult to live on his meager earnings.
Şirketi iflas etti ve daha da kötüsü o bir trafik kazası geçirdi.His company went bankrupt, and to make matters worse, he met with a traffic accident.
Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.His experience qualifies him to do the job.
Karısı kazada hayatını kaybetti.His wife was killed in the accident.
Karısı hastanede çünkü o bir araba kazasında yaralandı.His wife is in the hospital because she was injured in a car crash.
Onun fikirleri ona asla bir nikel kazandırmadı.His ideas never fetched him a nickel.
Onun atı üç boy farkla kazandı.His horse won by three lengths.
Uçağı dağlarda kaza yaptı.His airplane crashed in the mountains.
Onun dikkatsizliği kazaya neden oldu.His carelessness brought about the accident.
Onun dikkatsizliği bir kaza ile sonuçlandı.His carelessness resulted in an accident.
Onun dikkatsiz sürüşü kazaya sebep oldu.His careless driving caused the accident.
Kaza, o dikkatsiz olduğu için oldu.The accident happened because he wasn't careful.
Onun dikkatsizliği kazayla sonuçlandı.His carelessness resulted in the accident.
Onun kitabı trafik kazalarını ele alıyor.His book deals with traffic accidents.
Yokluğunda korkunç bir kaza oldu.A terrible accident happened in his absence.
Kazanın olmamış olmasını diliyor.He wishes the accident hadn't happened.
O, John'a kazadan bahsetmedi.He didn't tell John about the accident.
O, gazete dağıtarak para kazandı.He earned money by delivering newspapers.
Geçinmek için yeterli para kazanmıyor.He doesn't earn enough money to live on.
Günde on dolardan fazla kazanmıyordu.He earned no more than ten dollars a day.
O, o işte ayda beş yüz dolardan daha fazla kazanır.He earns more than five hundred dollars a month in that job.
O iyi bir aylık kazanıyor.He earns a good salary.
yün bir kazak giyiyor.He wears a wool sweater.
O, oldukça çok kazanır.He earns a great deal.
O, çok para kazandı.He has earned a lot of money.
O yüzme şampiyonluğunu kazanacağından emin.He is sure to win the swimming championship.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod