Ana içeriğe geç
Sözlük

kaza ile cümle

kaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Muhtemelen önümüzdeki seçimlerde kazanacak.He'll probably win in the next election.
Trafik kazasının olay yeri korkunç bir manzaraydı.The scene of the traffic accident was a horrible sight.
Araba kazası onun için kötü bir deneyimdi.The car crash was a bad experience for her.
Kazandığımı öğrendiğimde şaşırdım.I was amazed to learn I had won.
Kendi giysilerini yaparsan, bu sana para kazandırır.If you make your own clothes, it will save you money.
Aslında trafik kazasına şahit olmadım.Actually, I did not witness the traffic accident.
Onlar bir araba kazasında kötü bir şekilde yaralandı.They were badly injured in a car accident.
Araba kazaları ile ilgili mevcut yasa değişiklikler gerektirir.The existing law concerning car accidents requires amending.
Sürücüler kazalara karşı her zaman uyanık olmalılar.Drivers should always be on their guard against accidents.
Ne kadar çok kazanırsan, o kadar çok harcarsın.The more you earn, the more you spend.
Yetenekli bir tamirci makul ücretler kazanır.A skilled mechanic earns decent wages.
İlkbahar geldiğinde onlar tarlaları kazarlar ve tohumları ekerler.When spring comes, they dig up the fields and plant seeds.
Kazanıp kazanmamanın bir önemi yok.It doesn't matter whether you win or not.
Kazanıp kazanmaman bir şey fark etmiyor.It doesn't matter whether you win or not.
Kazanmanın bir dış şansı vardır.There's an outside chance of winning.
Çok az kazanma şansımız var.We have little chance of winning.
Bir kazanan olmak iyidir.It is good to be a winner.
Tüm oyunu kazanma umudu kayboldu.All hope of winning the game vanished.
Kazanın çıkardığı sesi asla unutmayacağım.I'll never forget the sound the crash made.
Kazayı duyar duymaz evden dışarı fırladı.As soon as he heard the crash, he rushed out of the house.
Umarım ödülü kazanmayı başarırsınız.I hope you will succeed in winning the prize.
Ceketinin altına bir kazak giysen iyi olur.You'd better wear a sweater under your jacket.
Yeni koalisyon hükümeti fırtınayı kazasız belasız atlatmaya çalışıyor.The new coalition government is trying to ride out the storm.
Gazete röportajına göre, dün akşam bir uçak kazası vardı.According to newspaper reports, there was an airplane accident last evening.
Bir kişinin kazanabileceği en değerli beceri, kendini düşünebilme yeteneğidir.The most valuable skill one can acquire is the ability to think for oneself.
Başkalarının hakkında kötü konuşarak bir şey kazanamazsın.You gain nothing by speaking ill of others.
Herkes bir kazananı sever.Everybody loves a winner.
Övüldüğümüz zaman güven kazanırız.When we are praised, we gain confidence.
Kazadan dolayı sürücüyü suçladılar.They blamed the driver for the accident.
Çok sayıda şirket sözleşmeyi kazanmak için yarışıyor.Several companies are competing to gain the contract.
Hükümet kazayı araştırmak için bir komite atadı.The government appointed a committee to investigate the accident.
Sabır sonunda kazanır.Patience wins out in the end.
Kampanya başarılı oldu ve o, seçimi kazandı.The campaign succeeded and she won the election.
Tamamen NTT'ye ait şirket, iyi kazanıyor.The company, wholly owned by NTT, is doing well.
Hızlı bir çocuk yarışı kazanabilir fakat yavaş bir çocuk bile yarışabilir.A fast child may win the race, but even a slow child can compete.
Sendika, % 5 oranında ücret artışı kazandı.The union won a 5% wage increase.
Jack davasından kazandığı parayla refah içinde yaşayabilmeli.With the money Jack won from his lawsuit, he should be able to live on easy street.
Erken kalkma alışkanlığını kazanmalısın.You should cultivate the habit of getting up early.
Onun kötü bacağı yarışı kazanmasını engelledi.His bad leg prevented him from winning the race.
Hız yapma kazalara neden olur.Speeding causes accidents.
Tüm köylüler kazayı biliyorlar.All the villagers know of the accident.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Kazada çok sayıda turist yaralandı.A number of tourists were injured in the accident.
Birçok kaza dikkatsizlikten ortaya çıkar.Many accidents arise from carelessness.
Emekli olduğunda büyük bir aylık kazanmıyordu.He wasn't earning a large salary when he retired.
Tayfun Kyushu'ya doğru giderken güç kazanıyor.The typhoon is gaining strength as it heads for Kyushu.
Bu kazağı geri getireceğim çünkü o çok büyük.I am going to return this sweater because it's too big.
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.My sister, a university student, won first prize in the speech contest.
Önemli olan oyunda kazanmak değil, oyunun içinde yer almak.The important thing is not to win the game, but to take part in it.
Herkes cumhurbaşkanlığı seçimlerini kimin kazanacağını görmek için nefeslerini tuttu.Everyone held their breath to see who would win the presidential election.
Top kazara patladı.The cannon went off by accident.
Turnuvayı kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the tournament?
O bana yarışı kimin kazanacağını düşündüğümü sordu.He asked me who I thought would win the race.
Kimin kazanacağı benim için önemli değil.It makes no matter to me who wins.
Kaza için kim suçlanacak?Who is to blame for the accident?
Kaza için kimse suçlanmayacak.Nobody is to blame for the accident.
Onun kaza için suçlanacağını hiç birimiz düşünmedik.None of us thought he was to blame for the accident.
Kısa zamanda çok para kazanmak kolay değildi.It was not easy to get a lot of money in a short time.
Ev sahibi takım kazandı.The home team won.
Yavaş ama istikrarlı yarışı kazanır.Slow but steady wins the race.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod