kazı ile cümle

kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Biraz daha toz elde etmek için silindirin içindeki tel ile bazılarını kazıdık.We scraped around some with the wire inside the cylinder...to get some more of the powder.
Suriye'nin kuzeyindeki İdlib yakınlarındaki Ebla'nın kalıntıları 1975'te keşfedildi ve kazıldı.The ruins of Ebla, near Idlib in northern Syria, were discovered and excavated in 1975.
Pek çok projesi arasında Aşvan Kalesi ve Tille Höyük'teki kurtarma kazıları öne çıkmaktadır.Among the many projects, salvage excavations at Aşvan Castle and Tille Höyük stand out.
Taylor ayrıca alıcı tarafından kazınabilecek genel madalyalar üretti.Taylor also produced general medals, which could be engraved by the purchaser.
1936'daki İspanya İç Savaşı'nın 26 kurbanının toplu mezarı, 2014'te kazıldı.Mass grave of 26 victims of the Spanish Civil War in 1936, excavated in 2014.
Devlet çalışanları tarafından binlerce çukur kazıldı ve 120 ceset çıkarıldı.Thousands of holes were dug by government workers, where 120 bodies recovered.
İrlanda toplu mezarlık alanlarında arkeolojik kazılar yapılmıştır.Archaeological excavations have taken place on Irish mass burial sites.
Bir kazı, yaklaşık 1000 kişilik bir toplu mezar ortaya çıkardı.One excavation revealed a mass grave of nearly 1,000 individuals.
Aynı zamanda Samaria'daki kazıların yayınını da tamamladı.At the same time she also completed the publication of the excavations at Samaria.
Wheeler, Roma tiyatrosunun kazısının yönetimini ona devrederek güvenini de göstermiş oldu.Wheeler entrusted her with the direction of the excavation of the Roman theatre [citation needed].
1902 - Une saison de fouilles à Sippar, Sippar'da bir kazı sezonu.Une saison de fouilles à Sippar, 1902 – A season of excavations at Sippar.
John Burnet tarafından kazınmış Waterloo Savaşı da dahil olmak üzere birçok savaş sahnesi çizdi.He painted many battle scenes including a Battle of Waterloo, which was engraved by John Burnet.
Çoğu zaman karın üzerine ya da karın kazındığı çıplak zemine yatmak zorunda kalıyorlardı.Often they had to lie on the bare snow, or on ground scraped bare of snow with a foot.
Millais resim üzerinde uzun yıllar boyunca çalışmış, yüzeyi kazımış ve yeniden boyamıştır.Millais worked on the painting over many years, scraping and repainting the surface.
Çeşitli türlerde yaklaşık 20 konut kazıldı.Around 20 residences of various sorts have been excavated.
Samsat bölgesinde (yine Fırat vadisinde) başka yerleşimler de kazıldı.Other sites have been excavated in the region of Samsat (also in the Euphrates valley).
M. Frangipane tarafından kazıldı.It has been excavated by M. Frangipane.
Hell Creek kazıları, tüm tren vagonlarını doldurmaya yetecek kadar abartılı miktarda fosil üretti.The Hell Creek digs produced extravagant quantities of fossils, enough to fill up whole train cars.
Ertesi gün kazığa oturtuldu .According to popular tradition, as he was being led away to be executed, he said:
1902'de ilk bağımsız kazısını Mısır'dakiReqaqnah'da gerçekleştirdi .In 1902 he carried out his first independent excavation in Egypt at Reqaqnah.
1870 yılında Pomeranya'daki tepe kalelerinde büyük bir kazıya öncülük etti.In 1870, he led a major excavation of the hill forts in Pomerania.
Son kazılarda çok sayıda önemli çivi yazısı metni bulunmuştur.Numerous important cuneiform texts were found in recent excavations.
Bu lezyonlar kazındığı zaman noktasal kanamalar olabilir.Pinpoint bleeding may occur when these are scratched.
Ulpiana'da arkeolojik kazılarArchaeological excavations in Ulpiana
Kazıların tarihçesiHistory of excavations
Dürüst bir adama kazık atmamalıydın.Du hättest einen rechtschaffenen Menschen nicht ausnehmen dürfen.
Hepinize kazık atabilirdim ama atmadım.Ich hätte euch alle übers Ohr hauen können, aber ich hab’s nicht getan.
Bazen o kadar iyi niyetli oluyorumki, benim bile kendime kazık atasım geliyor.Manchmal bin ich so gutmütig, da würde ich mich selbst am liebsten über den Tisch ziehen.
Paranın arka yüzünde FELIX (REG) VL (A) harfleri kazınmıştır.Auf der Rückseite sind die Buchstaben FELIX (REG) VL (A) eingraviert.
1958'den beri, Harvard ve Cornell Üniversiteleri, Sardes'teki yıllık kazıların sponsorluğunu yapmaktadır.Seit 1958 unterstützen die Harvard- und die Cornell-Universität jährliche archäologische Grabungen in Sardes.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.Das Grab selbst wurde noch nicht ausgegraben.
Bu proje sürecinde 14.315 adet fore kazık çakıldı.Im gleichen Zeitraum wurden aber 15.315 Mark Zubuße bezahlt.
Ancak manastırda 1931'de yapılan kazılarda mezarın boş olduğu görülmüştür.Jedoch soll bei einer Öffnung des Grabes im Jahre 1931 dieses leer vorgefunden worden sein.
Göbeklerine birer ağaç kazık çakıldı ve yürekleri bir kazan kaynar su ile haşlandı.Ein Stoß warf ihn wieder auf den Boden, und dort zertrat ihm ein Huf die rechte Hand.
Kazılar 2006 yılında Douglas Baird başkanlığında başlatılmıştır.Seit 2006 wird die Fundstelle unter Leitung von Doug Baird ausgegraben.
Şimdiye kadar hiçbir sistematik kazı yapılmamıştır.Systematische Ausgrabungen wurden bisher nicht durchgeführt.
Zaman zaman birbirlerine de kazık atmaktan geri kalmayacaklardır.Sie streben unablässig danach, einander zu verdrängen.
Yükselen göl sularının engellemesi nedeniyle kazılar 1987 yılında sona erdirilmiştir.Wegen Abwasserproblemen musste die Jugendherberge 1987 geschlossen werden.
Andrei Nakov'un Kazimir Maleviç üzerine çalışmaları Kazimir Maleviç'in tabloları Kasimir Maleviç.Andrei Nakovs beeindruckende Werkbeschreibung von Kasimir Malewitsch.
Hemen hepsi kazıcıdır.Sie sind alle häutig.
1961 ile 1963 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda 4. yüzyıla ait mezarlar ortaya çıkmıştır.Bei Ausgrabungen in den Jahren 1964/65 wurden 33 Gräber aus dem 4. Jahrhundert entdeckt.
Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkartılan şadırvan, bugün havuz haline getirilmiştir.Der im Wappen abgebildete Wasserturm von Remmels ist heute noch erhalten.
Höyük kaçak kazılarla tahrip edilmiştir.Schätze aus luftiger Höhe geborgen.
Kazılarda ağırlık mezarlık kesimine verilmiş olup çalışmalar boyunca 201 mezar ortaya çıkarılmıştır.Nach den ersten Säuberungsarbeiten wurden bei einer schweren Schändung 20 Grabsteine zerschlagen.
Kazılıkları tuzağa düşürmek çok zordur.Die Abseitsfalle war nur schwer zu stellen.
Radula, yiyecekleri kazımak veya kesmek için kullanılan kitinden yapılmış bir şerittir.Die Radula dient zum Festhalten, Zermahlen und Zerkleinern der Nahrung.
Daha sonraki kazılardan elde edilen bilgiler ise Kiklad evleri hakkında daha detaylı bilgi verir.Hinweistafeln vor den Gebäuden haben nochmals nähere Informationen dazu.
Mezarda 1881 yılında Alman mühendis Karl Sester tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır.Die Kultstätte wurde 1881 vom deutschen Ingenieur Karl Sester wiederentdeckt.
Kazıyla ilgili bilimsel rapor halen yayımlanmış değildir.Eine wissenschaftliche Gesamtpublikation des Grabungsprojekts liegt noch nicht vor.
1985'te yapılan ön araştırma sonrasında kazılar 1986'da başlamıştır.Nach einigen Testfahrten im Jahr 1985 folgte Anfang 1986 die nächste Verlegung.
1827'den sonra, kazılar durdu.Ab 1827 wurden auch die Gräfl.
Tüm karıncalar geceler boyunca toprağı kazıp dururlar.Blindgänger hält Seelze die ganze Nacht wach.
Kazimir, ailenin on dört çocuğunun birincisiydi.Sergei war das erste von insgesamt elf Kindern.
Yaptığı kazılarda bulduğu eserleri Berlin'de özel müzede sergiledi.Er plante, die geraubte Kunst in einem besonderen Museum in Berlin zu zeigen.
Bütünüyle bir bina kazılmamıştır.Das gesamte Gebäude ist nicht erhalten.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Seit 1952 werden archäologische Ausgrabungen durchgeführt.
Bu bölgede günümüze değin hiç arkeolojik kazı yapılmamıştır.Archäologische Grabungen an dieser Stelle erfolgten bisher nicht.
Çalışmalar, kazıdan çok bir sondaj niteliğinde olmuştur.Während der Ausgrabungen waren sie in der Lage, viele Spuren zu finden.
Bu incelemede kazılar çok büyük bir dikkatle yürütülür.Der Guss dieser Schwerter musste sehr sorgfältig erfolgen.
Sonraki beş gün boyunca kazı çalışmaları sürmüştür.Dort blieb sein Sarg für fünf Tage aufgebahrt.
İlgili Sayfalar