kazı ile cümle
kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.W sygnale ABR wyróżnia się siedem fal (załamków), numerowanych cyframi rzymskimi.
Taş çıkarmak için zaman zaman kazı yapılmakta ve sıklıkla mezarlara girilmektedir.Często zakłada się nakrycie głowy, lub przynajmniej wkłada się je do trumny.
Kazılarda dört kültür katı ortaya çıkarılmıştır.Wyróżniono w nich 4 warstwy kulturowe.
Usta şamanların Demir-Kazık yıldızına kadar yükselebildikleri söylenir.Uważa się, że uczestnicy wyprawy zdobyli Kieżmarski Szczyt.
Hemen hepsi kazıcıdır.Wszystkie są pozaklasowe.
Çukurun açılması 1 saat kazı gerektirir.Na oddanie rzutów jest 1 minuta.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.Wynik z 2010 roku prowadzone przez Omanicia torunianki powtórzyły dwa lata później.
Aygün Kazımova Çağdaş Azerbaycan müziğinin yaratıcısı olarak kabul edilir.Uważany jest za twórcę współczesnej muzyki ormiańskiej.
Fakat bu köklü tarihin ortaya çıkarılması ancak yapılacak arkeolojik kazılarla mümkün olabilecektir.Badanie tego okresu możliwe jest jedynie metodami archeologicznymi.
Onların iki yumurtası, bir yer kazımasına koyulur.Pytają o nią dwa barany, które zaczynają się kłócić ze swoim echem.
Bu cinayette genel kanı planlayanın Kazım Karabekir olduğudur.Dlatego tak istotny jest dobór krwi właśnie w tym układzie grupowym.
1930'ların politik kargaşası ve savaşın başlaması nedeniyle arkeolojik kazılara ara verildi.Wykopaliska archeologiczne i rekonstrukcja Po 1930 roku przeprowadzono pierwsze wykopaliska archeologiczne.
Serdaroğlu Zeugma Girişim Grubu Kazı Koordinatörü idi.Koordynatorem PASK był Ogólnouczelniany Ośrodek Obliczeniowy UMK.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Już od grudnia 1935 r. były prowadzone niektóre obserwacje meteorologiczne.
Giza'daki kazıda kayıp olan şey buydu.Świadczą o tym wykopaliska w Jerychu.
Bu bağlamda yüzey araştırmalarında ve kazılarda Erken Demir Çağı çanak çömleği buluntusuna ulaşılmamıştır.Społeczność naukowa tamtych czasów nie chciała wierzyć w jego opowieści o śniegu i lodzie tak blisko równika.
Kazım Koyuncu, Bir önceki albümde olduğu gibi bu albümde de hiçbir parçaya klip çekmemiştir.Sam Bowie stwierdził kiedyś, że w ogóle nie pamięta sesji nagraniowej do albumu.
Fakat Rieti'de 19. ve 20. yüzyıl yapılan arkeolojik kazılarda bir zengin kalıntılar bulunmamıştır.W XVIII i XIX wieko nie dokonano żadnych ważnych odkryć archeologicznych.
D açmasında saptanan bu yapıya kazı başkanınca "D" yapısı adı verilmiştir.Znajdujemy jedynego sąsiada tego wierzchołka, nazwijmy go w.
Çalışmalar, kazıdan çok bir sondaj niteliğinde olmuştur.Reaktor doświadczył tylko jednej długiej przerwy w działaniu.
(8) Kazimierz Sabbat 8 Nisan 1986 19 Temmuz 1989 6.(8) Kazimierz Sabbat 8 kwietnia 1986 19 lipca 1989 6.
Kazılar, Malezya'nın tarih öncesi tarihinin birçok izini ortaya çıkarmıştır.Utgrävningar har avtäckt spår av Malaysias förhistoria.
Bunda, yakın civarda kazısı yapılmış ve tabakalanması belirlenmiş bir yerleşmenin olmaması da etkendir.Schwa-ljudet / ə / har en stark tendens att försvagas till intet (synkoperas) i tonsvag stavelse.
Görünüşü kar kazına benzer ama yaklaşık %40 kadar daha küçüktür.Den är till utseendet lik den vita fasen av snögås, men är uppskattningsvis 40% mindre.
9 Mayıs 2004'te arkeolojik kazılar başladı.I maj 2013 påbörjades arkeologiska utgrävningar.
Bütünüyle bir bina kazılmamıştır.Ingen fullskalig anläggning byggdes.
Kar kazının mavi versiyonunun aksine beyaz renk boynunun önüne kadar uzanmaz.Till skillnad från den blå morfen av snögås så sträcker sig aldrig det vita till framsidan av halsen.
Kazılar sırasında arkeologlar, Árpád'lar dönemine ait kilise harabelerini buldular.Vid utgrävningar har arkeologer funnit kyrkoruiner från tiden då huset Árpád regerade.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.De första fossilen hittades i Olivola i Italien.
Pek çok tunç obje de kazılarda bulunmuştur.Många förhör hölls också bakom stängda dörrar.
Hemen hepsi kazıcıdır.De är alla kortlivade.
Kazılarda, romen rakamlarıyla ifade edilen on tabaka belirlenmiştir.Det finns flera olika typer av kollagen, numrerade med romerska siffror.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.Hans egen grav har dock inte hittats.
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.Nedskräpning och illegala utgrävningar har också förstört omgivningarna runt minareten.
Kazıda 5. ve 6. yüzyıla ait mezarlar bulundu.De gravarna anlades under 500-talet och 600-talet.
Arkeolojik kazılarda, kurban edilen çocukların 100'den fazla değerli süslemeyle gömüldükleri tespit edildi.I över hälften av gravarna har arkeologer hittat ben efter barn.
Kazıların Türkiye arkeolojisine pek fazla bilgi kazandırmadığı söylenebilir.Det skulle i så fall kunna vara ett skäl till att så få uppgifter om honom har bevarats på Island.
Bir keresinde ölü bir köpeğin kafasını bir kazığa çakıp bahçeye dikti.En gång blev han påkommen med att ha satt upp en död hunds huvud på en pinne.
2010 yılında, kazı ekibi tarafından kapsamlı bir kitap yayınlanmıştır.2010 släpptes en bok med samma innehåll.
Giza'daki kazıda kayıp olan şey buydu.En runsten vid Gimo är funnen.
Kazılıkların saldırı gücü çok büyüktür.Risken för fallande träd var mycket stor.
Kazılarda bir mezar açılmıştır.Där skall man gräva en grav.
Alacahöyük arkeolojik kazı sitesi.Utgrävningsområdet Carnuntum med arkeologiparken.
Kazılarda konutların içinde herhangi bir çöp ya da kalıntı bulunmamıştır.Likväl ska det inte kastas i soptunnan eller i avloppet.
Aydın Kazımzade.Det outsägliga?
Binlerce mumyalanmış kedi Mısır'da yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır.Över 300,000 mumifierade katter har återfunnits vid utgrävningar i templet.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Farfar får då komma och hämta Bart.
Kazılarda ortaya çıkarılan bir Demir Çağı konutunun hemen dışında bir çocuk mezarı bulunmuştur.Man tror att graven tillhört en rik familj (av furstlig släkt), som utslocknat en kort tid.
Daha sonra 1954 yılında bir kazı daha yapılmıştır.År 1940 uppfördes ytterligare en kasern på området.
Bu incelemede kazılar çok büyük bir dikkatle yürütülür.Enligt studier sker denna spänning väldigt fort.
Kazılarda çok sayıda mühür bulunmuş olması yerleşimin yoğun bir ticari faaliyete konu olduğunu göstermektedir.En mängd detaljer i slottets inre visar att där funnits en utsökt rokokoinredning.
Acı geçmişi zihnine asla silinmeyecek bir şekilde kazınmıştır ama geleceğinden de umutludur.Man kommer aldrig att vara fri om vrede från det förflutna, fortfarande får vistas inombords.
Filmin yönetmeni Kazım Öz, bunu sansürü ortaya çıkarmak için özellikle tercih ettiğini belirtti.Sam Houser hävdar att omslaget utformades på en kväll och var omedelbart att föredra över originalet.
Köy içinde yapılan kazılarda çıkan kesilmiş taşlar bunu göstermektedir.Milstenarna på en del sträckor längs vägen visar det.
Yaklaşık 20 bin kadar insan erkek, kadın ve çocuk olmak üzere kazığa geçirilmiş durumdaydı.Ungefär 20 000 individer lever i inhägnader för att deras kött eller horn ska utnyttjas.
Kazılıkları tuzağa düşürmek çok zordur.Men den är svår att få att häcka.
Vuni, 1927-1931 yılları arasında İsveç Kıbrıs Keşif Gezisi ekibi tarafından kazılmıştır.Bosæus var även ledamot av arbetslöshetsutredningen 1927-28.
Kazı resmi sitesi İng.Tal öfver kansli-rådet ...
1827'den sonra, kazılar durdu.Efter branden 1927 stod murarna kvar.
Kime kazık atacağınızı tamamen kendiniz belirlersiniz.Кожен сам вирішує, кому він спрямовує допомогу.
İlgili Sayfalar