kazı ile cümle
kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Supikçede Kanada kazına lagiq adı verilir.É protegido por denominação de origem na Mancha.
Yapılan arkeolojik kazılar bunu doğrulamaktadır.Evidências arqueológicas atestam essas funções.
Bir Varmış Bir Yokmuş (film, 2014), Kazım Öz'ün yönettiği 2014 yapımı film.Money for Nothing (filme de 1993), filme de 1993 estrelado por John Cusack.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Bom, agora vou curtir este momento".
Zaman zaman birbirlerine de kazık atmaktan geri kalmayacaklardır.Os dois jamais podem dar as costas um ao outro ao mesmo tempo.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Barry vai até a cozinha e encontra sua mãe morta.
Haziran, 2014 – kazık çakma işlemleri tamamen bitirmiştir.2012 - Os estoques se esgotaram em Junho.
Hellsing'de kalbinden kazıklandıktan sonra tam olarak yok edilemez.Em Hellsing, ele foi apunhalado no coração, mas não destruído.
Kazı kararında, yakındaki Hüseyindede Höyüğü etkili olmuştur.Em pisos de terra, a Montesa realmente provou ser muito segura.
Ne var kazılan alanlarda bu yerleşmeye rastlanılmamıştır.Não há nada acontecendo nos corredores que escapa dela.
Bir diğer ilginç buluntu, mezarlık kazılarında bulunan halka idollerdir.Ainda é fácil descobrir ossos humanos naquele que era então o cemitério.
Cumhuriyet döneminde arkeolojik kazılar yoğunluk kazanmaya başladı.No começo do Arqueano, a Terra esfriara significativamente.
Bu gibi durumlarda, tek çözümdür bir terminalde bir kullanıcı olmak "miş gibi" ekran kazıyıcı yazmak olabilir.Isso implicaria que você poderia "ler" uma tag da mesma maneira que você poderia ler um terminal..
1937, Kazımiye - ö.1937 - A minha velha pasta.
Tahtadan veya bambudan yapılan kazıklar keskin ucu yukarı gelecek şekilde toprağa saplanır.A mesmas consistem numa estaca afiada de madeira ou bambu colocada verticalmente no chão.
İlçede yapılan tarihi kazılarda Hitit uygarlığına ait eserlere rastlanmıştır.Para que isto aconteça, tiveram de estar expostas aos mesmos fenómenos de formação habituais nas rochas.
Kazıyı Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nde görev yapan İsveçli askerler de izledi.Soldados nepaleses participam de missões das Nações Unidas no Oriente Médio.
Kazılar sırasında, Denizli Müzesi uzmanları, uzun yazıtlı bomoslu bir mezar yapısı bulmuşlardır.Nela os trabalhos arqueológicas descobriram sepulcros com câmara mortuária e estrutura social articulada.
Kazı çalışmaları halen sürdürülmektedir.Os trabalhos de escavação continuam.
Kazı çalışmalarında 11 yapı katmanı saptanmıştır.Existem 11 elevadores no arranha-céus.
Anadolu'da kazısı yapılan ilk madenci yerleşmesidir.Primeiro caso confirmado no Maranhão.
Arkeolojik kazılara göre Uetliberg tunç devrinde askeri amaçla kullanılmıştır.Esse tipo de projétil teve seu uso proibido para fins militares pela Convenção de Genebra.
Platform derin kazık teknolojisiyle güçlendirilmiş beton tekniği kullanılarak inşa edildi.A área será dedicada a tecnologias baseadas em plataforma vegetal.
Büyük bir bölümü kazılarla ortaya çıkarılan yerleşmede yenileme çalışmaları günümüzde devam etmektedir.A revitalização de vários bairros, antes decadentes, também está ocorrendo.
Dikilitaşlardan biri kazı sırasında in situ olarak yerinde bulunmuştur.Uma equipe de busca o encontrou enquanto ainda estava no solo.
Yapıda iki tür kazık kullanılmıştır.Dentro dela são praticadas duas modalidades de venda.
Tapınak, kazılardan sonra sökülmüş ve Şanlıurfa Müzesi'ne sergilenmek üzere taşınmıştır.Em seguida foi desmontada e realocada ao lado do Museu.
Bilinen en eski hendekler Mısır'daki kazılarda ortaya çıkmıştır.Os melhores exemplos são os retratos sobre madeira encontrados no Egito.
Görünüşü kar kazına benzer ama yaklaşık %40 kadar daha küçüktür.Hij lijkt erg op de sneeuwgans, maar is circa 40% kleiner.
Kime kazık atacağınızı tamamen kendiniz belirlersiniz.Hij beslist geheel naar eigen inzicht aan wie hij de waardigheid toekent.
Yerleşim yerinin ilk kazıları 1868 yılında Charles Warren tarafından yapılmıştır.De eerste archeologische opgravingen van de plaats werden door Charles Warren gedaan in 1868.
Kazılar, Malezya'nın tarih öncesi tarihinin birçok izini ortaya çıkarmıştır.Opgravingen in de vallei hebben veel sporen van prehistorisch Maleisië onthuld.
Sesi kazı andırır.Een doodsklok klinkt.
Kazım yirmi yaşında bir üniversite öğrencisidir.Kazami is een 22-jarige student aan de Jonan University.
Bunda, yakın civarda kazısı yapılmış ve tabakalanması belirlenmiş bir yerleşmenin olmaması da etkendir.Het bevond zich in de buurtschap Rekhem nabij Gaanderen en niet ver van Doetinchem gelegen.
Kazimir, ailenin on dört çocuğunun birincisiydi.Kazimir was oudste van veertien kinderen.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Sinds 1954 worden er archeologische opgravingen gedaan.
Saçının bir kısmı kazıtılmıştır.Sommige haren zijn haakvormig gekromd.
Giza'daki kazıda kayıp olan şey buydu.Op Gibraltar is deze ondersoort uitgestorven.
Kazı yapılması gerekir.Troef moet gemaakt worden.
Kar kazının mavi versiyonunun aksine beyaz renk boynunun önüne kadar uzanmaz.In tegenstelling tot de blauwachtige sneeuwgans is het wit niet doorgetrokken tot het begin van de nek.
1962'den sonra Acemhöyük'te başlattığı kazıları 1989'a kadar sürdürdü.In 1962 startte de serieproductie die zou lopen tot 1989.
Daha sonra 1967 ve 1970 yıllarında kazılar yapılmıştır.Deze bekistingen zijn in 1967 en 1970 in brand gestoken.
1986'da bütçe eksikliğinden durdurulan arkeolojik kazılara tekrar başlanmıştır.Archeologische opgravingen op de vindplaats werden in 1986 gestopt wegens gebrek aan fondsen.
Kazılar, Levant'daki en uzun insanlık yerleşim alanlarından biri olduğunu göstermektedir. ^De opgravingen tonen een van de langdurigste menselijke bewoningen in de Levant.
Kazılarda 130'dan fazla tatlı su istiridyesi kabuğu toplanmıştır.Nauwgezet werden meer dan dertig ton beenderen uit de groeve verwijderd.
Ve kazık fikri de bu toplantıda ortaya atıldı.Ook Eisinga was op de bijeenkomst afgekomen.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi aracılığıyla 1992 kazılar tekrar başlatılmıştır.Opgravingen werden hervat in 1992 door Turkse archeologen van het TAY-project.
Bütünüyle bir bina kazılmamıştır.Geen enkel gebouw bleef intact.
Bu ekibe daha sonra Kazimierz Kuratowski ve ardından Karol Borsuk da katıldı.Zij werden al snel gesteund door Kazimierz Kuratowski, en later door Karol Borsuk.
Kazılar sırasında toplam 1300 dalış yapılmıştır.In totaal werden er 1300 graven geruimd.
Yapılan arkeolojik kazılar bunu doğrulamaktadır.Archeologische vondsten bewijzen dit.
1937, Kazımiye - ö.Onder meer: 1937: Met Hr.
Grup Westmoreland'ın parası için kazı yapmaya devam edecekler.Een aantal gevangenen probeert de buit van Westmoreland te zoeken.
Sonunda 300 yaşında iken kendisi için kazılan mezarlardan birinin yanında ölmüştür.Het is mogelijk dat een van drie verloren grafstenen hem toebehoorde.
Bunlar, Charanandri tepelerindeki dikey bazalt kayalıklara kazılmıştır.Deze structuren werden opgegraven uit het basalt van het verticale deel van de Charanandri-heuvels.
Yarım kazık bağı gibi kullanılır.Genoemd naar het Halve Zolen lijntje.
Tasvirin sağında ve solunda azizlerin adları kazınmıştır.Links en rechts worden lokale heiligen afgebeeld.
Hemen hepsi kazıcıdır.Het zijn allemaal bosvogels.
2011 yılı sonu itibarıyla kapsamlı kazılarla ilgili henüz bir yayın yoktur.Veel is eind 2011 nog niet bekend over dit visje.
İlgili Sayfalar