kazı ile cümle
kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra 1985 yılında yeniden başlayan kazılar günümüze kadar sürdürülmüştür.В начале первой части, в 1985 году эти часы стоят.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.Пожалуйста, приходите чтобы увидеть последние моменты UnsraW своими глазами.
'Üstadım' dediği hocası ise Ali Kazî'dir.Вообще «Мастер» — это моя колыбель.
Kazılmış çukur ise İsa'nın bedeninin asılacağı haç içindir.Гвозди, которыми тело Иисуса было прибито к Кресту.
Programlı kazıların dışında tarihi eser kaçakçılığına karşı çeşitli kurtarma kazıları gerçekleştirmiştir.واُنقذت حفر متنوعة ضد تهريب الآثار التاريخية خارج نطاق الحفر المُبرمجة.
Toprağa gömülü kabloları kazmak da kazı alanındaki çalışanlara tehlikeli olabilir.يمكن حفر في برقية دفن أيضا أن تشكل خطرا على العمال في موقع الحفر.
Kazılarda sekiz ana dönem saptanmıştır.في القعود (ثمان طرق).
Rolü almak için dört hafta boyunca yemek yiyip kilo almayı kabul eden Bana, saçlarını da kazıttı.وافق بانا على أن يتناول الطعام ويزداد في الوزن على مدار اربع اسابيع وحلق شعرة من اجل تمثيل دوره.
Çeşitli elektrikli tamir işlerinde ve günde 2 dolara hendek kazıcı olarak çalışmak zorunda kaldı.اضطر تسلا للعمل في عدد من وظائف الصيانة الكهربائية وكحفّار للخنادق مقابل دولارين في اليوم.
Bütünüyle bir bina kazılmamıştır.للأسف لم يتم العثور على هيكل كامل.
İmam Cafer erkan kurdu,münkirin aklı şaştı, Musa Kazım, Ali Rıza Şahı Merdan Alidir.ظل بمعنى بقي (ظل جعغر في البيت) - ضل بمعنى ضاع أو انحرف (ضل موسى طريقه إلى البيت).
Kazılar 19. yy'ın ikinci yarısından sonra başlamış olsa da mağaranın önemi 1969 yılına kadar anlaşılamadı.قد بدأت الحفريات الأولى بعد النصف الثاني من القرن التاسع عشر، لم ندرك أهمية بعض النتائج حتى كان عام 1969.
O gün kazınan yaraları ömür boyu taşıdığını ifade etmiştir.قتله ناشرة بن أغواث، ختلا، يوم " الواردات " من أيام حرب البسوس.
Aynı yıl kızı İlgare Kazımova doğdu.ذهب ابنها راشد إلى المنفى في العام نفسه.
Kazıları sırasında Side Roma Hamamı'nın Side Müzesi’ne dönüşmesi için emek verdi.وبذلت جهدها أثناء حفرياتها من أجل تحويل حمام سيداالرومانى لمتحف سيدا.
Kazıkların üzerlerine yaptıkları yuvaları çanak şeklindedir.وإلا فلعلهم كانوا ينسبون مايعثرون عليه من زمرد عديم اللون لأحجار البلور مثلا.
Yontmataş buluntuları obsidiyen ve çakmaktaşından kesiciler ve kazıyıcı aletlerdir.أقسام الطاهر والطاهر الباطن من عصمه الله من الوساوس والهواجس.
Toplam alanın bir çeyreği kazılmıştır.أي أقل بقليل من ربع المساحة الاجمالية.
Kazılarda üç tabaka saptanmıştır.وهو يرتكز على ثلاث قوائم أثناء الرمي.
Zaman zaman birbirlerine de kazık atmaktan geri kalmayacaklardır.من الضروري أن تطرح في نهاية العام فقط من بعضها البعض.
1932-1941 yılları arasında Rudolf Naumann ile birlikte Smyrna Agorası kazılarını yürüttü.وبين عامى 1932-1941 -بالتعاون مع رودلف ناومان انشأ حفريات سميرناأغورا.
Kazılarda başkaca idol ele geçmemiştir.وبهذه الطريقة، وقع المرتزقة الأيبيريون في الفخ.
Bir bölümü kazılmıştır.وقد ضاع قسما منها.
Bunlardan iki kazıcı ile kanalın iki ucundan kazmaya başlamıştır.عانى اثنان من السجناء من صدمة شديدة في مراحل مبكرة من الاختبار بحيث لزم إعفاؤهما من الاستمرار واستبدالهما.
Höyük kaçak kazılar ve yapılaşma yüzünden tamamen tahrip olmuştur.لم يستطيعوا التحرك بسرعة بسبب الزجاج المكسور والحطام.
Bu eserlerin çoğunluğu, 1932-1939 yılları arasında yapılan kazı çalışmaları sonucu keşfedilmiştir.تم الكشف عن هذه المجموعة من المقابر بطريق الصدفة مابين عامي 1933م و 1934م .
Buna göre şehrin etrafına mevziler kazılır.موضوع هذه المقالة يدور حول المدينة.
Kazılar sonucu, şehrin 400 m2'lik bir uzunlukta ve dörtgen şeklinde olduğu saptanmıştır.وقد اكتشف الحصن عن طريق التنقيب، وقد كان هذا الحصن في مدينة تم تحديد طولها ب400 متر²، وهي رباعية الشكل.
Bu teröristlerin kökünü kazımalıyız ve onlara hangi ülkelerin yardım ettiğini biliyoruz" dedi.شعرت بأنني أعرف شعور أولئك الأولاد الذين يحاربون في فيتنام."
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.حيث أن الماكينات العتيقة ما زالت متداولة هناك.
Sıkışıklığı önlemek için kampın dışına kuyular kazıp cesetleri kirecin içine attılar.داخل المعبد الهندوسي قبل أن يتم قتلهم وإخراج جسدها من الغابة.
19. yüzyılın başlarında devlete ait birçok kazıda yaklaşık olarak 2000 insan çalışmıştır.عند نهاية الصيف بقي، على قيد الحياة، من المجموعة الاصلية حوالي 2000 شخص فقط.
Anadolu'da kazısı yapılan ilk madenci yerleşmesidir.كان أول ضريح مثمن يتم بنائها في دلهي.
Oyunun başlangıcındaki müzik ve Pop Diva'nın şarkısı en çok hafızaya kazınanlardan.تعد جاين منذ بداية أحداث الرواية أجمل فتاة في المقاطعة.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.ولكن الشريكتين انفصلتا بعد 11 عاما معا في عام 2011.
Göl yatağına bir tünel kazıldı ancak plan başarısız oldu.Foi escavado um túnel no leito do lago, mas o plano fracassou.
Stalinizm, Rus devriminin bir ürünü değil, mezar kazıcısı oldu.O estalinismo não foi o produto da revolução russa, mas o seu coveiro.
Kırk yıl boyunca Fransa Gabon'da uranyum için maden kazısı yaptı.Por 40 anos a França extraiu urânio do Gabão.
Fakat bu köklü tarihin ortaya çıkarılması ancak yapılacak arkeolojik kazılarla mümkün olabilecektir.A resolução deste debate deverá surgir apenas com descobertas arqueológicas suplementares.
Bu kayıp eserlerin bazı parçaları Herkulaneum'daki arkeolojik kazılarda bulunmuştur.Alguns fragmentos dessas obras perdidas foram encontrados em Herculano.
Günümüzde, İstanbul'da Büyük Saray'da üzerinde kazılar devam etmektedir.As escavações contemporâneas continuam em Istambul no Grande Palácio.
Şu anda Miletos'ta kazılar Almanya Bochum'daki Ruhr Üniversitesi tarafından organize edilmektedir.Hoje, as escavações são organizadas pela Universidade de Ruhr, em Bochum, na Alemanha.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Os primeiros restos de fósseis foram encontrados em Olivola, Itália.
Radula, yiyecekleri kazımak veya kesmek için kullanılan kitinden yapılmış bir şerittir.A rádula é utilizada para raspagem e corte de alimentos.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.A tumba em si ainda não foi escavada.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Em 1953 foram realizadas escavações arqueológicas.
27 Ekim 1553'de Miguel Servet Cenevre'nin hemen dışındaki bir kazıkta yakılmıştır.Em 27 de outubro de 1553, ele foi queimado na fogueira em Genebra.
Bu nedenle , web içeriği kazımak araç kitleri oluşturulmuştur.Devido a isso, criou-se ferramentas que raspam conteúdos da web.
Bütünüyle bir bina kazılmamıştır.Nenhum edifício tem sido escavado em sua totalidade.
Ancak bir parçası Memfis'teki arkeolojik kazı alanında bulunmuştur.Somente uma vintena foram descobertos num contexto arqueológico fiável.
"Kazıklı general Çevik Bir değil".“A bebida é um poço sem fundo.”
Çünkü kazı sırasında katmanlar, sikkeler yoluyla çok rahat tarihlendirilebilmektedir.Durante a tarde, é possível se avistarem tartarugas bem de perto.
Bölgedeki ilk kazı çalışmaları 1932'de gerçekleştirildi.As primeiras escavações exaustivas neste local ocorreram em 1922.
Marşı, Necil Kazım Akses besteleyecek.O MOM permite o fraco acoplamento.
Sangiran, Endonezya'daki Cava'da arkeolojik bir kazı alanıdır.Sangiran é um sítio arqueológico na ilha de Java, na Indonésia.
Alacahöyük arkeolojik kazı sitesi.Monte Mozinho Sítio Arqueológico.
Kazimir Maleviç, Kiev'in yakınlarındaki Kiev Valiliği'nde dünyaya geldi.Kazimir Maliévitch nasceu perto de Kiev, na Ucrânia.
İçinde gümüşün olan bloklar kazmayla yavaş kazılır ve kırıldığında blok çıkmaz.Pouco a pouco o fio atravessa o bloco sem, ao mesmo tempo, quebrá-lo.
2008 yılında aynı bölgelerde kazılar genişletilerek sürdürülmüştür.Igualmente em 2008 estavam previstas extensões em ambas as extremidade da linha.
Son kazı çalışması ise 2012 yılında yapılmıştır.Foi a última classe a ser criada, em 2012.
İlgili Sayfalar