Ana içeriğe geç
Sözlük

kaynama ile cümle

kaynama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kaynama süresince sıcaklık sabit değildir.Au cours des saisons, la température n’est pas constante.
Kaynama noktası dış basınca bağlıdır.El punto de ebullición depende de la presión externa.
Çok az miktarda enerji kaynaması için yeterli.Se precisa mucha menor cantidad de energía.
Yani çözelti saf çözücünün normal kaynama noktasında kaynamaz.En ese punto se pierde la contracción normal de la aurícula izquierda.
Bu ölçümde, suyun donma ve kaynama noktası sırayla 32 °F ve 212 °F olarak belirlenir.La escala establece como las temperaturas de congelación y ebullición del agua, 32 ℉ y 212 ℉, respectivamente.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Como segundo punto de referencia tomó su temperatura corporal definiéndola como 100 grados.
Kaynama noktası 35 oC'dir.La graduación es de 35°.
Ebuliyoskop, bir sıvının kaynama noktasını ölçen bir aygıt.Ebullioscopio – strumento usato per misurare il punto di ebollizione di un liquido.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.All'altro punto fisso, il punto di ebollizione dell'acqua, fu invece assegnato il valore di 60 gradi.
Bu isim, kaynama anlamına gelen "bouillir" kelimesinden geliyor.Questo è stato confuso con la parola Flasche che significa bottiglia.
Sıvı azot oksijenden daha düşük kaynama noktasına sahiptir.La miscela si trova a temperatura più bassa dell'azoto.
İmbik ısıtılır ve eriyiğin kaynaması sağlanır.Il pistone si trova isolato e la sua temperatura cresce.
Kestaneler en azından on beş dakika kaynamalı.Каштаны нужно варить по крайней мере пятнадцать минут.
Çok az miktarda enerji kaynaması için yeterli.Расходует достаточно мало энергии.
O kadar berbattır ki varlığı tek başına balıkların nehirde canlı kaynamasına sebep olur.Он описывается таким ужасным, что от его присутствия гибнет рыба в реках.
Katı erime ve kaynama noktası düşüktür.Степень облысения и расположение залысин.
Aynı ortamda bütün sıvıların kaynama anındaki buhar basınçları eşittir.حى يتساوى الضغط في جميع أنحاء التجويف.
Kaynama noktası düşük olup karakteristik bir kokusu vardır.والأمونياك أخف من الهواء ولها رائحة نفاذة مميزة.
Daha sonra bir miktar su eklenerek kaynamaya bırakılır.ثم يترك مرة أخري بعض الحبوب للبذر من جديد.
Kaynama noktası 35 oC'dir.الشعلة عدن 35 نقطة.
Ebuliyoskop, bir sıvının kaynama noktasını ölçen bir aygıt.Umn ebulioscópio é um instrumento para a medição do ponto de ebulição de um líquido.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Ao ponto de ebulição da água, o valor foi 100ºC.
O tarihte Paris entrikalarla kaynamaktadır.Por lá, ele defronta-se com a figura de Paris.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Hij definieerde aanvankelijk het kookpunt van water als 0° en het vriespunt als 100°.
Kaynamaya bırakılır.Hij moet onderduiken.
Doğranmış çileklikler kaynamakta olan suya ilave edilerek 20 dakika daha pişirilir.Vervolgens 20 minuten koken in zout water.
Kaynama suyunun az olmasına dikkat edilmelidir.Stel nu dat je wilt dat het waterniveau lager moet zijn.
Katı erime ve kaynama noktası düşüktür.Ze bemalen De Nederwaard en De Overwaard.
Vakum altında sıcaklık ortam basıncının kaynama noktasından daha düşük olabilir.W obniżonym ciśnieniu temperatura wrzenia może być niższa od punktu wrzenia w temperaturze otoczenia.
Aynı karbon sayılı ketona göre kaynama noktası daha yüksektir.Stosunek zmieszania tlenku węgla jest na tej wysokości podobny.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.Den har en något lägre kokpunkt än propan och är därför mer flyktig.
O kadar berbattır ki varlığı tek başına balıkların nehirde canlı kaynamasına sebep olur.Han beskrivs som så gräslig att hans närvaro fick fisken att koka levande i floderna.
Sıvının kaynama sıcaklığında ölçülür ve genellikle joule/gram veya kJ/mol birimleri cinsinden ifade edilir.Aktiveringsenergin har vanligen beteckningen EA i ekvationer och brukar anges i joule/mol eller eV/molekyl.
Karbon sayısı ve -OH grubu sayısı arttıkça kaynama noktası da artar.Чим нижче атомні відношення Н/С і О/С, тим вище вміст ароматичних сполук.
Bunun yanı sıra alkanların dallanması artıkça da bunların kaynama noktasında bir azalma olmaktadır.A těm dostane se hanby na tomto světě, zatímco na onom světě je očekává trest nesmírný."
Su ya da et suyu ilavesiyle kaynamaya bırakılır.Voda ani šampon srsti nevadí.
Glaser kaynamadan birkaç saniye için kızdırılmış hali sürdürebiliyordu.Glaser a reușit să mențină starea supraîncălzită pentru câteva secunde înainte să aibă loc fierberea spontană.
O tarihte Paris entrikalarla kaynamaktadır.Parisul participă la evenimente.
Ancak dallanmalar arttıkça kaynama noktası düşer.Totuși, în unele cazuri, moartea survine când temperatura atinge punctul maximal.
Propen daha büyük kütlesi nedeniyle etilenden daha yüksek bir yoğunluğa ve kaynama noktasına sahiptir.Propena are o densitate și un punct de fierbere mai mare decât al etenei datorită masei mai mari.
Normal şartlar altında, suyun kaynama sıcaklığı 100 santigrat derece.În condiții normale, punctul de fierbere al apei este la 100 de grade Celsius.
Vakum altında sıcaklık ortam basıncının kaynama noktasından daha düşük olabilir.(Lényeges megjegyezni, hogy a melegpont hőmérséklete a hidegpont hőmérséleténél alacsonyabb is lehet.
Bu arada süt ocakta kaynamaktadır.Sütés közben a tészta megdagad a sütőben.
Çok az miktarda enerji kaynaması için yeterli.Kierros vaatii vain pienen energian.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Asteikossa veden jäätymispiste oli 100 ja kiehumispiste 0 astetta.
Ayrımsal damıtma, kaynama noktaları birbirinden farklı sıvıların karışımlarına uygulanan damıtma işlemidir.Sekajäte tai kuivajätekenen mukaan?lähde? on jätettä, jossa on sekaisin eri jätelajikkeita.
Ergime ve kaynama sıcaklıkları genellikle geçiş metallerinkilerden daha düşük olup daha yumuşaktırlar.Lastenallas on matalampi ja yleensä myös lämminvetisempi kuin muut altaat.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.Έχει, ακόμη, λίγο μικρότερο σημείο ζέσης από το προπάνιο, και έτσι είναι πιο πτητικό.
Doğranmış çileklikler kaynamakta olan suya ilave edilerek 20 dakika daha pişirilir.Πριν την χρήση στην μαγειρική τα αποξηραμένα βασιλομανίταρα ζεματίζονται σε χλιαρό νερό για 20 λεπτά.
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.Στο θερμόμετρό του το σημείο για την ψύξη του νερού ήταν το 100 και για τον βρασμό του το 0.
Propen daha büyük kütlesi nedeniyle etilenden daha yüksek bir yoğunluğa ve kaynama noktasına sahiptir.Propen har en højere massefylde og kogepunkt end ethylen på grund af dets større størrelse.
Propandan biraz daha düşük bir kaynama noktasına sahiptir ve bu nedenle daha uçucudur.Det har et lidt lavere kogepunkt end propan og er således mere svingende.
İmbik ısıtılır ve eriyiğin kaynaması sağlanır.Høj varme er vigtig og forudsætningen for, at sværen bliver sprød.
Bir müddet kaynamaya bırakılır.Da blir den sperret ute en stund.
Bir müddet kaynamaya bırakılır.Tunggu beberapa menit sambil diaduk.
Kaynama noktası düşük olup karakteristik bir kokusu vardır.粘りが少なく、独特の匂いがある。
Karışımın göz göz kaynaması ve pekmez kokusu yayması pekmezin kıvama geldiğinin göstergesidir.新しい竹簡を眺め、匂いを嗅ぐのが唯一の心安らぐ瞬間。
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.元々の定義は水の凝固点を0度、沸点を100度とするものであった。
Sıvı helyum-4'ün kaynama sıcaklığındaki yoğunluğu yaklaşık 125 gram/litredir.1気圧、沸点でのヘリウム4の密度は、約125 g/lである。
Bu ölçümde, suyun donma ve kaynama noktası sırayla 32 °F ve 212 °F olarak belirlenir.カ氏度による温度目盛では水の融点を32 °F、沸点を212 °Fとする。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod