kaynaklanıyor ile cümle
kaynaklanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
ABD’de sokaklara demokrasi egemen; ama tehlike devletin giderek güçlenmesinden kaynaklanıyor.これ以降、ドイツ諸邦において反革命が勢いづき、革命勢力は次第に守勢に追い込まれる。
Enfeksiyon yalnızca birkaç solucandan kaynaklanıyorsa çoğunlukla bir belirti görülmez.少量の鞭虫による感染の場合、通常は症状がみられない。
Onun övgüsü muhtemelen Çiçek'in onun görüşlerini paylaşmasından kaynaklanıyordur.《负担》有可能是他分享自己观点的渠道。
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.这可能是由于這些群体对西方的生活方式更为敏感。
1950'lerden 1980'lere kadar, merkezî hükûmetin gelirleri esasen devlete verilen kârlardan kaynaklanıyordu.直至1950年代,TTC的收入主要來自乘客車資。
Sorun yaygın borçlanmadan kaynaklanıyormuş gibi görünüyordu.원래는 질문 분야에 대한 제한이 없어서 혼선이 빚어졌다.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Това може да се дължи на повишената чувствителност към западния начин на живот при определени етнически групи.
Popüler olmayan filmlerin yanında ortaya çıkan problemler, Hepburn'ün davranış biçiminden kaynaklanıyordu.Наред със серия от непопулярни филми, проблеми възникват и с поведението на Хепбърн.
Enfeksiyon yalnızca birkaç solucandan kaynaklanıyorsa çoğunlukla bir belirti görülmez.Ако инфекцията е само с няколко червея, често няма симптоми.
Yani atlamanın kendisi ivmelenmekten kaynaklanıyordu.Това се обяснява с обезводняването на солта.
Alınan bu göçler Dünya'nın başka yerlerinde yaşayan Yahudilerin ülkeye yerleşmesinden kaynaklanıyordu.Имало е и опити за улавяне на еврейски селища в други части на страната.
Enfeksiyon yalnızca birkaç solucandan kaynaklanıyorsa çoğunlukla bir belirti görülmez.Jei žmogus užsikrėtęs tik keliomis kirmėlėmis, simptomų dažnai nėra.
Alınan bu göçler Dünya'nın başka yerlerinde yaşayan Yahudilerin ülkeye yerleşmesinden kaynaklanıyordu.Ašmiany asustasid taas teistest asulatest saabunud juudid.
Bunun sebebi Japon yönteminin faydalı taraflarından kaynaklanıyordu.Need teosed on inspireeritud tema Jaapanis-käikudest.
09:00 Cevabı vermemesinin sebebi, gerçek bir cevap olmamasından kaynaklanıyor. Çözümü yok. . .Nedostáváme žádný výsledek, tedy alespoň ne ten, co bychom chtěli, protože to nemá žádné reálné řešení.
09:00 Cevabı vermemesinin sebebi, gerçek bir cevap olmamasından kaynaklanıyor. Çözümü yok. . .А она выдала это вместо ответа потому, что здесь вообще не будет действительного решения.
09:00 Cevabı vermemesinin sebebi, gerçek bir cevap olmamasından kaynaklanıyor.그리고 이게 여러분에게 해답을 주지 않는 이유는 적어도
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Dar asta e din cauza ciudăţeniei pieţii.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.하지만 그건 시장이 가지는 미묘한 특성 때문이죠
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Maar dat komt door de vreemde markt zelf.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Mais c'est à cause de la bizarrerie du marché lui-même.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Ma questo è dovuto alla stranezza del mercato in sé.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Nhưng đó là vì bản tính kì lạ của thị trường.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Tak się dzieje za sprawą dziwaczności samego rynku.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Αλλά αυτό οφείλεται στην ιδιορρυθμία της ίδιας της αγοράς.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Но това е заради странността на самия пазар.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Рынок — странная штука.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.אבל זה בגלל סוג המוזרות של השוק עצמו.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.ولكن هذا بسبب نوع من الغرابة في السوق نفسه.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.デザインは すべての要素を 考慮しなければなりません
Aradaki fark nereden kaynaklanıyor? .Takže, co dělá ten rozdíl? A ještě líp, předpokládejme, že
Aradaki fark nereden kaynaklanıyor? .では、 ベンが実際に良い仕事し
Aradaki fiyat farkı, vadeye kalan sürenin farklı olmasından kaynaklanıyor. . . .Důvodem, proč první stojí víc je, že si opci můžete nechat delší dobu.
Atakama Çölü gibi yerlerde, yüksek irtifalı çöller olmasından kaynaklanıyor.만들어야 하는 이유는 사막의 높은 고도 때문입니다.
Atakama Çölü gibi yerlerde, yüksek irtifalı çöller olmasından kaynaklanıyor.là bởi vì độ cao của sa mạc.
Atakama Çölü gibi yerlerde, yüksek irtifalı çöller olmasından kaynaklanıyor.Потому что она расположена высоко над уровнем моря.
Atakama Çölü gibi yerlerde, yüksek irtifalı çöller olmasından kaynaklanıyor.במקומות כמו מדבר אטקאמה, היא בגלל הגובה הרב של המדבר.
Atakama Çölü gibi yerlerde, yüksek irtifalı çöller olmasından kaynaklanıyor.في أماكن مثل صحراء أتاكاما هو بسبب علو ارتفاع الصحراء.
Atakama Çölü gibi yerlerde, yüksek irtifalı çöller olmasından kaynaklanıyor.アタカマ砂漠が高所にあるからです 乾燥した空気は観測に適していますし
Batı dünyasındaki ölümlerin dörtte biri kalp hastalığından kaynaklanıyor.Hoy, las enfermedades del corazón matan a un cuarto de la población en el mundo occidental
Batı dünyasındaki ölümlerin dörtte biri kalp hastalığından kaynaklanıyor.Oggi le malattie cardiache uccidono un quarto della popolazione dei paesi occidentali
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Beberapa adalah perbedaan pendapat, dan itu bukanlah komplain utama saya.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil. Bunu belirtmekte fayda var.Algumas delas são diferenças de opinião, e isso não é a minha principal reclamação. é bom que se entenda.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil. Bunu belirtmekte fayda var.Gedeeltelijk is dat verschil van opvatting, en dat is niet het grootste bezwaar dat noemenswaardig is.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Częściowo wynika to tylko z różnicy poglądów i to nie jest moje główne zażalenie.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.En algunos casos es una diferencia de opinión, y esa no es mi queja principal.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.In alcuni casi si tratta di una differenza di opinioni, e non è questo il mio reclamo principale.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Joissain kohdin on kyse mielipide-eroista, eivätkä ne ole nurinani pääasiallisia syitä.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.그 중 일부는 의견 차이겠습니다만, 그건 저의 주된 불만이 아닙니다.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Něco z toho je věc názoru, a toho se moje hlavní námitka netýká.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Néhány dologgal nem értek egyet, és nem ez a legnagyobb baj.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Nun manches ist ein Meinungsunterschied, und dies ist nicht meine Hauptbeschwerde.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Părți din aceasta sunt doar diferențe de opinie, dar nu de acest lucru mă plâng.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Pour une part c'est une divergence d'opinion, et ce n'est pas mon reproche principal.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Μερικά είναι διαφορές απόψεων, και δεν είναι αυτά το βασικό μου πρόβλημα.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Част от това е разлика в мнението, а това не е основното ми оплакване.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.Что-то из этого разница во мнениях, и это не моя основная жалоба.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.אחדים מהם הם נושא לחילוקי דעות, ולא זו תלונתי העיקרית. ראוי לציין זאת.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.والبعض الآخر مجرد إختلاف في وجهة النظر. ولكن إختلاف وجهة النظر لا يفسد للود قضية.
Bazıları yorum farkından kaynaklanıyor, ama benim derdim bu değil.それが 主な不満ではないことは 言うだけの価値はあるでしょう