Fakat bu sefer, burda sarı renkli olarak gördüğünüz kaygan bir yama yerleştirdik.ولكن هذه المرة أضفنا رقعة زلقة التي ترونها بالأصفر هناك
Fakat bu sefer, burda sarı renkli olarak gördüğünüz kaygan bir yama yerleştirdik.黄色の部分です ヤモリは滑ったときに尻尾をどうしているか右側で見てください
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.(72:18) Так! на скользких путях поставил Ты их и низвергаешь их в пропасти.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Áno, postavil si ich na klzkých miestach, a spôsobíš to, aby sa zrútili na hromadu.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Bizony síkos földön helyezted el õket; pusztaságokra vetetted ki õket.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Certamente tu os pões em lugares escorregadios, tu os lanças para a ruína.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Chúa thật đặt chúng nó tại nơi trơn trợt, Khiến cho chúng nó hư nát.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Chúa thật đặt chúng_nó tại nơi trơn trợt , Khiến cho chúng_nó hư nát .
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Ciertamente los has puesto en deslizaderos, y los harás caer en la decepción
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Da, Tu -i pui în locuri alunecoase, şi -i arunci în prăpăd.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Du sætter dem jo på glatte Steder, i Undergang styrter du dem.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Ecco, li poni in luoghi scivolosi, li fai precipitare in rovina
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Ja, du setzest sie aufs Schlüpfrige und stürzest sie zu Boden.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Ja, på glatte steder setter du dem; du lot dem falle, så de gikk til grunne.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Jistě že jsi je na místech plzkých postavil, a uvržeš je v spustliny.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Kautempatkan mereka di jalan yang licin, dan Kaubiarkan mereka jatuh binasa
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.주께서 참으로 저희를 미끄러운 곳에 두시며 파멸에 던지시니
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Oui, tu les places sur des voies glissantes, Tu les fais tomber et les mets en ruines.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Sannerligen, på slipprig mark ställer du dem, du störtar dem ned i fördärv.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Totisesti, sinä panet heidät liukkaalle, perikatoon sinä heidät syökset.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Zares, na polzka tla si jih postavil, treščiš jih, da bodo v podrtine.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Zprawdęś ich na miejscach śliskich postawił, a podajesz ich na spustoszenie.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Συ βεβαιως εθεσας αυτους εις τοπους ολισθηρους ερριψας αυτους εις κρημνον.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Ти наистина си ги турил на плъзгави места, Тръшнал си ги на разорение.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.אך בחלקות תשית למו הפלתם למשואות׃
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.حقا في مزالق جعلتهم. اسقطتهم الى البوار.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.你 實 在 把 他 們 安 在 滑 地 、 使 他 們 掉 在 沉 淪 之 中
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.你 實 在 把 他 們安在 滑地 、 使 他 們 掉在 沉淪 之中
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.De fapt, nici nu aveţi voie să staţi acolo unde stă domnul, lângă apele spumoase, alunecoase de lângă prag.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.In feite mag je zelfs niet gaan staan waar deze man staat, op de schuimende, gladde wateren bij de drempel.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.사실, 저 신사분이 서있는 거품이 나고, 미끄러운 저 경계에 서있도록 허락되지도 않아요.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Man får inte ens stå- -där den här mannen står- -i det skummande vattnet vid tröskeln.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Non è nemmeno permesso starci , sul quella soglia schiumosa e scivolosa d'acqua.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Ono je vlastně dokonce zakázáno stát tam, kde stojí tento pán. V pěnících a kluzkých vodách na hraně.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Valójában nem is szabad odaállnunk, ahol ez az úriember ácsorog, a szakadék habzó, csúszós vizeibe.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.Μάλιστα, δεν επιτρέπεται να στέκεστε εκεί που είναι ο κύριος, στα αφρισμένα, γλιστερά νερά στο όριο.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.למעשה, אפילו אסור לכם לעמוד היכן שעומד האדון הזה, במים המקציפים והחלקלקים של הסף.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.في الواقع، لن يُسمح لكم بالوقوف في نفس موضع هذا السيد، عند هذا الحد المائي الزلق.
Gerçekte, orda durmaya izniniz bile yok, şu beyefendinin durduğu yerde, eşiğin köpüren ve kaygan sularında.水が泡立ち滑りやすい場所です この断崖の少し上流には フェンスがあって
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!(34:6) да будет путь их темен и скользок, и Ангел Господень да преследует их,
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Biarlah mereka dikejar malaikat TUHAN di jalan yang gelap dan licin
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Cesta jejich budiž temná a plzká, a anděl Hospodinův stihej je.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Deras väg blive mörk och slipprig, och HERRENS ängel drive dem bort.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!deres Vej blive mørk og glat, og HERRENs Engel forfølge dem!
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Drumul să le fie întunecos şi alunecos, şi să -i urmărească îngerul Domnului!
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!heidän tiensä olkoon pimeä ja liukas, ja Herran enkeli ajakoon heitä takaa.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Ihr Weg müsse finster und schlüpfrig werden, und der Engel des HERRN verfolge sie.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!저희 길을 어둡고 미끄럽게 하시고 여호와의 사자로 저희를 따르게 하소서
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!La deres vei bli mørk og glatt, og Herrens engel forfølge dem!
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!la loro strada sia buia e scivolosa quando li insegue l'angelo del Signore
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Legyen útjok sötét, csuszamlós, s az Úrnak angyala kergesse õket.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Nech je ich cesta tmavá a klzká, a anjel Hospodinov ten, ktorý ich stíha;
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Nguyện đường chúng nó phải tối mịt và trơn trợt, Cầu thiên sứ Ðức Giê-hô-va đuổi theo chúng nó!
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Nguyện đường chúng_nó phải tối_mịt và trơn trợt , Cầu thiên_sứ Ðức_Giê - hô-va đuổi theo chúng_nó !
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Niech będzie droga ich ciemna i śliska, Anioł Pański niech ich goni.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Que leur route soit ténébreuse et glissante, Et que l`ange de l`Éternel les poursuive!
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Sea su camino tenebroso y resbaladizo, y persígalos el ángel de Jehovah
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Seja o seu caminho tenebroso e escorregadio, e o anjo do Senhor os persiga.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Temna bodi njih pot in polzka, in angel GOSPODOV naj jih preganja.
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Zij gaan op donkere, glibberige wegen en de Engel van de HERE achtervolgt hen daarop.