kayda değer ile cümle
kayda değer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bununla birlikte kayda değer irtifa ve uzaklık rekorları elde etmiştir.Hinzu kommt ihre hohe Fluchtdistanz und das unauffällige Verhalten.
MÖ 342'de, iki kayda değer yasa yürürlüğe kondu.En 342 av. J.-C., deux lois importantes sont ratifiées.
Albümü için busbee, Jarrad Rogers, Mide Del Rio ve diğer kayda değer yapımcılarla çalıştı.Elle a travaillé avec Busbee, Jarrad Rogers, Mike Del Rio, et d'autres producteurs notables pour son album.
Bu bir kayda değer biyologlar listesidir.(C'est un fait unique du Billboard.
Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten.Elle était très pauvre, et ne connut pas une enfance typique.
Şarkı bu ülkedeki adult contemporary listesinde kayda değer başarılar elde etti.La radio cible un public adulte contemporain.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.Entre 1995 et 1998, la surveillance visuelle a permis de constater une évolution significative.
İstanbul genelinde kayda değer maden oluşumları yoktur.Il n'existe pas de statistiques fiables en Indonésie concernant l'ethnicité.
Lut Gölü gibi kapalı havza denizlerde ise tuzluluk kayda değer derecede daha fazladır.L'eau de mer, comme la plupart des liquides, est quasiment incompressible.
Bu dönem içinde kayda değer pek bir edebiyat çalışması görülmez.Il y a immensément à apprendre dans ce livre si méritoire.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.En 2005 y 2006 se vio un gran incremento del volumen de tráfico en el puente.
Mühendislik, bilim ve araştırma alanındaki Alman uzmanlığı oldukça kayda değer görülmektedir.El socio alemán para la ingeniería, la ciencia y la investigación es eminentemente respetable.
Yıldızların çoğu için kaybedilen kütle miktarı kayda değer değildir.Para la mayoría de las estrellas, la masa perdida es insignificante.
Ludwig Wittgenstein ve Edmund Husserl da felsefî açıdan etkilediği kayda değer insanlardır.Ludwig Wittgenstein y Edmund Husserl también fueron otros filósofos profundamente influidos por Frege.
Albümü için busbee, Jarrad Rogers, Mide Del Rio ve diğer kayda değer yapımcılarla çalıştı.Bea trabajó con busbee, Jarrad Rogers, Mike Del Rio, y otros productores notables en su álbum.
1985 yılından sonra ASALA tarafından kayda değer bir eylem gerçekleştirilmemiştir.Hasta 1985 no tuvo reconocimiento oficial.
Akan marimonun kayda değer büyüklüğünün Japonya'da doğal olarak bulunduğu tek yerdir.Es el único lugar en Japón donde se forma el marimo de un tamaño apreciable.
Fronton Fiesta Alegre (1955-65), takımın ev sahipliğini yapan kayda değer ilk salondur.Frontón Fiesta Alegre (1952-53) Primer gran recinto del club.
Kayda değer zenginliği ve edebi zevki ile Atticus ile mukayese edilebilir.Hombre de considerable riqueza y gusto literario, puede compararse con Pomponio Ático.
Bu bir kayda değer biyologlar listesidir.Forma parte de un Liber misticus.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.No tuvo un papel relevante durante la contienda.
Kayda değer yükseltiler bulunmamaktadır.Todavía no se cuenta con valores recomendados.
Osmanlı mimarisine ait ilk kayda değer uygulamalar İznik'te inşa edildi.La mayoría de las características peculiares de la arquitectura rusa fueron introducidas primero en Pskov.
Sadece zamanın en zenginleri bu pahalı maddeden kayda değer bir miktarda sahip olabilmiştir.Solo gli anziani riescono oggi ad apprezzare pienamente questa forma d'arte così complessa.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Ci sono differenze significative nella distribuzione locale delle cause di meningite batterica.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.Nel corso del 2006 e del 2007 la banca aumentò notevolmente la propria esposizione in questo mercato.
Sonuçlar sadece 3 sigma seviyesinde yani sayısal olarak kayda değer değildir.In realtà, questo risultato non sarebbe statisticamente significante, con un livello di solo 3 sigma.
1125 yılında yaşanan aşağılanmadan sonra kayda değer bir geri dönüştü.Fu questa una notevole inversione di fortune, comparata con l'umiliazione del 1125.
Aynı şekilde, Jackson'ın oyunculuğu da, başlangıç için kayda değer bulundu.Il talento principale di Jackson sembra invece essere per la recitazione.
Kayda değer analjezik özellikleri bulunmayan noskapin bağımlılık oluşturmaz.Pregevole la scaletta che non disdegna citazioni.
Mimarlıktaki performansı Newsweek dergisi tarafından kayda değer bulunmuştur.Этот прием был использован журналом Newsweek.
1125 yılında yaşanan aşağılanmadan sonra kayda değer bir geri dönüştü.Это был поразительный успех по сравнению с унижением 1125 года.
Aynı şekilde, Jackson'ın oyunculuğu da, başlangıç için kayda değer bulundu.Неизменной оставалась и хореография Джексона в начале номера.
Bu dönem içinde kayda değer pek bir edebiyat çalışması görülmez.И я таких примеров в литературе почти не вижу.
Modern Batı edebiyatının en kayda değer kurgu romanlarındandır.Западноевропейские крайне правые в освещении новейшей западной литературы.
Apokaukos'un yazışma ve belgelerinin kayda değer bir kısmı varlığını sürdürmektedir.Значительное количество документов и переписки Апокавка сохранилось.
Bu efsaneyle ilgili kayda değer hiçbir tarihi kanıt bulunamamıştır.На самом деле, не существует никаких документальных подтверждений этой легенды.
Kayda değer bir büyüme gösterdi.Осмотр показал отличное качество дерева.
Listede yalnızca kayda değer gazetelere yer verilmiştir.В списке приведены лишь регулярные рейсы.
En kayda değer eseri "Usta ve Margarita" ve "Köpek Kalbi"dir.Любимая книга — «Мастер и Маргарита».
Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten.«Жили мы бедно, но счастливо, потому что детство есть детство.
Türk millî takımının 2003 yılına kadar kayda değer herhangi bir uluslararası başarısı yoktur.ولم يسجل الفريق القومي التركي أي نجاح عالمي آخر حتي عام 2003.
Kayda değer kilo kayıpları kötüye işarettir.يعتبر فقدان الوزن بشكل كبير علامة سيئة.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.لم تقع أي حوادث خطيرة خلال المسيرة.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.لنظرية أينشتاين نتائج هامة في الفيزياء الفلكية.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.هناك اختلافات كبيرة في التوزيع المحلي لأسباب التهاب السحايا الجرثومي.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.وتسيطر الدولة على جزء من الاقتصاد، ويد الإنفاق الحكومي كبيراً.
Bu maddeler ölüm riski veya hastanede tutulma süresinde kayda değer bir değişiklik vadetmez.ولا يبدو أنه يؤثر على معدل الوفيات أو معدل دخول المستشفى ككل.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.Entanto, em 2005 e 2006, houve um rápido aumento do volume de tráfego sobre a ponte.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.A teoria de Einstein tem importantes implicações astrofísicas.
Yıldızların çoğu için kaybedilen kütle miktarı kayda değer değildir.Para a maioria das estrelas, a perda de massa é desprezível.
Bakteriyel menenjitin nedenlerinin lokal dağılımında kayda değer farklılıklar olabilir.Existem diferenças significativas na distribuição local das causas de meningite bacteriana.
Uzun süreli steroid tabletleri kullanımının da kayda değer zararları bulunur.O tratamento prolongado com comprimidos de esteroides está associado a efeitos adversos significativos.
Apokaukos'un yazışma ve belgelerinin kayda değer bir kısmı varlığını sürdürmektedir.Um considerável corpo de correspondências e documentos de Apocauco sobreviveram.
Gonçarov, Fyodor Dostoyevski tarafından kayda değer, itibarlı bir yazar olarak tanımlanmıştır.Fyodor Dostoyevsky, entre outros, considerava Goncharov um grande e notável autor.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.Durante seus mandatos não ocorreu nenhuma batalha importante.
Albümü için busbee, Jarrad Rogers, Mide Del Rio ve diğer kayda değer yapımcılarla çalıştı.Bea trabalhou com Busbee, Jarrad Rogers, Mike Del Rio e outros produtores em seu álbum de estreia.
İstanbul genelinde kayda değer maden oluşumları yoktur.Na Região Autónoma da Madeira não existem POOC aprovados.
Kayda değer kilo kayıpları kötüye işarettir.A perda acentuada de peso é um sinal negativo de prognóstico.
Seriler birçok kayda değer tema ile uğraşmıştır.Os vândalos partiram com inúmeros objetos de valor.